Paradan değil, satınalma gücünden sıfır atmak

Yıllar önce banknotlardan atılan sıfırlar bundan böyle ve zamanla çoğalarak maalesef bizlerin satınalma güçlerinden atılmış olacak.

Abone ol

Özgür Saraç*

Sıfır, özel önemi olan bir sayıdır. Sayı sisteminde, sıfırın herhangi bir değeri yoktur. Diğer sayıların önüne konulursa sıfır, o sayının değerini azaltır. Örneğin, 10’un önüne sıfır konulursa sayı 0,10 olur ve küçülür. Virgülden sonra konan sıfırın da herhangi bir önemi yoktur; olmasa da olur. Lakin bir sayının ardına konan sıfırsa oldukça etkilidir; o sayıyı on kat büyütür. Ayrıca sıfır ne pozitiftir ne de negatif; nev-i şahsına münhasır bir hal taşır.

Sıfır, parasal sistem için de oldukça önemlidir; ardına eklendiğinde banknotun üzerindeki sayıyı büyütür. Misal, 10 liradan 100 lira on, 1.000 liraysa yüz kat büyüktür. Sıfırı bollaşan banknot büyür, lakin bu olduğunda o paranın değeri ve prestiji azalmış olur. Zira iktisaden her şeyde olduğu gibi para da dahil olmak üzere çoğalan şeylerin değeri düşer. Bu kural, lira veya herhangi bir para birimi için de geçerlidir. Bunu anlamanın en pratik yolu, en prestijli paraların en büyük banknotlarına bakmaktır. Euro’nun en büyük banknotu 500 iken dolarınki 100’dür. En büyük sterlin banknotununsa 50. Sıfırı bollaşan banknotun kendisi büyür, lakin temsil ettiği parası değersizleşir. Ya da tersten okunduğunda para değersizleştiği için banknota sıfır eklenir. Parayı değersizleştirense tahmin edileceği üzere tedavüle para çıkarılması, yani emisyondur.

Kontrolsüz emisyon, enflasyon yaratır ve parayı değersizleştirir. Muhtemelen okumakta zorlanacağınız 100.000.000.000.000 Zimbabve Doları tarihin sıfırı en bol banknotu olmuştur. Ülkemizin yakın geçmişinde de bu denli büyük olmasa da bol sıfırlı banknotlar kullanılmış, tarihimizdeki en bol sıfırlı banknot 5 Kasım 2001’de tedavüle sokulan 20.000.000 lira olmuştur. Yaklaşık otuz sekiz ay kullanılan bu banknot ve kendinden küçük diğerleri 1 Ocak 2005’te altı sıfırları atılarak 20 lira, 10 lira, 5 lira ve 1 liraya dönüştürülmüş, lakin bu yapılırken 50 lira ve 100 lira olmak üzere sisteme iki yeni banknot eklenmiştir.  1 Ocak 2009’da da yeni bir banknot olan 200 lira tedavüle sokulmuştur. 200 lira halen en büyük banknotumuzdur, lakin bu özelliğini yakın zamanda yitirebilir. Zira kamuoyunda 500 hatta 1.000 liralık banknotların tedavüle sokulacağına dair birtakım beklentiler oluşmuştur. Tahmin edileceği üzere buna sebep, gittikçe yükselen ve sorunları ağırlaştıran, enflasyondur.

Ulusal para onu tedavüle sokan merkez bankası için bir tür yükümlülükken o parayı elinde bulunduran ekonomik birimler için varlıktır. Merkez bankasının emisyon yoluyla yükümlülüklerini artırması, varlıkların reel değerini düşürür. Ne de olsa ulusal para belli bir mekânda ve zamanda üye olunan kulüp gibidir. Kulübün hizmet kalitesi ve tesis büyüklüğü değişmeden üye sayısı artırıldıkça eski üyelerin faydası azalır. Bunu gösteren realiteyse satınalma gücüdür. Gerçekten de elimizde bulunan banknotlar 2009 yılından bu yana şeklen hiçbir değişiklik geçirmemiş, aynı kalmıştır. Lakin her ne kadar şekli aynı olsa da bu banknotların iş yapma becerileri hayli gerilemiştir. Öyle ki, 2009 yılındaki net asgari ücret için 5 adet 100 liralık banknot gerekiyorken 2023 yılında uygulanacak 8.500 liralık net asgari ücret için 85 adet gerekir olmuştur. Kaldı ki, 2009 yılı asgari ücretinin iş yapma becerisiyle 2023 yılındakinin gücü muhtemelen aynı olmayacak, bu beceri daha da düşecektir. Zira 2023 yılında da artan maliyetler sebebiyle fiyatlar daha da yükselecektir. Yükselen fiyatlarsa mevcut banknotların şekillerini değiştirmese de onların iş yapma becerilerini daha da düşürecek ve özetle; yıllar önce banknotlardan atılan sıfırlar bundan böyle ve zamanla çoğalarak maalesef bizlerin satınalma güçlerinden atılmış olacaktır.

*Doç. Dr./ DEÜ, İİBF / Maliye Bölümü