Pakistan'da kanlı seçim

Pakistan seçimlerinde şiddet dalgası sürüyor. Bugün Ketta'daki intihar saldırısında 29 kişi öldü.

Abone ol

DUVAR - Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan vilayetinin Ketta kentindeki seçim merkezinde gerçekleştirilen intihar saldırısında en az 29 kişi hayatını kaybetti. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan ve vilayetin idari merkezi Ketta'dan yerel bir yetkili olan Haşim Gilzai, bombacının seçim yerine girmeye çalıştığını, polis engel olmaya kalkıştığında da kendisini patlattığını belirtti. Eylem, IŞİD tarafından üstlenildi.

Pakistan'da oy kullanma işlemleriyle birlikte şiddet dalgası da devam ediyor. Eski kriket yıldızı İmran Han ve eski başbakan Navaz Şerif'in ön plana çıktığı seçimlerde rakip partilerin mensupları arasında da çatışmaların yaşandığı görülüyor. Ülkenin yoksul bölgelerinden Belucistan vilayeti son zamanlarda başka saldırılara da sahne oldu. Seçim kampanyası döneminde ülkenin tarihindeki en büyük intihar saldırısında 153 kişi hayatını kaybederken, vilayetin başka bir kenti Kuzdar yakınlarındaki bir köyde bu sabah başka bir seçim yerine el bombası ile yapılan saldırıda bir polis hayatını kaybetti, üç kişi de yaralandı.

PAKİSTAN SEÇİMLERİNDE KİM KİMDİR?

Navaz Şerif şimdiye kadar üç kez Pakistan başbakanlığı görevinde bulundu. 1980 ve 90'lı yıllarda iktidarda olmasını ordunun desteğine borçluydu. 1999 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref tarafından darbeyle devrildi. On yıl boyunca Pakistan topraklarına ayak basmaması şartıyla Suudi Arabistan'a gitmesine izin verildi. Ancak Şerif 8 yıl sonra ülkesine dönerek eski Başbakan Benazir Butto ile güç birliği yaptı. Butto ile birlikte ordunun yönetim üzerindeki ağırlığının azaltılmasını öngören bir eylem programı hazırladı. Benazir Butto kısa süre sonra, 2007 yılındaki seçim kampanyası sırasında öldürüldü.

ORDU SİVİL SİYASET ÇEKİŞMESİ GERİLİMİ ARTTIRIYOR

Navaz Şerif Pakistan hükümetinin bir sivil kadrodan diğerine geçtiği ilk seçim olan 2013 yılındaki milletvekili genel seçimlerinden sonra ordunun çıkarlarına ters düşen daha katı bir tutum sergiledi. Hindistan ve Başbakanı Narendra Modi ile iyi ilişkiler kurmaya çabaladı. Amacı Pakistan'ın dış politikasını tek elde toplamaktı.

Gözlemcilere göre ordu Şerif'i iktidardan uzaklaştırarak öcünü aldı. Geçen yıl Yüksek Mahkeme tarafından azledilen Şerif, Temmuz ayı başında da yolsuzlukla mücadele özel mahkemesince 10 yıl hapse mahkum etti. Şerif ve ailesi Panama belgeleriyle ilgili yolsuzluk skandalına karışmakla suçlanıyordu. Geçen hafta kızıyla birlikte Londra'dan Pakistan'a dönen Navaz Şerif derhal tutuklandı ve Ravalpindi cezaevine kapatıldı. Tutuklanmasının, Şerif'in partisinin yaklaşan genel seçimlerdeki şansını arttıracağı ve Pakistan Müslüman Birliği (PML-N) seçimi kazandığı takdirde Şerif'in kısa zamanda tahliye edileceği belirtiliyor.

Nvaz Şerif'in kızı Meryem Navaz ordunun sivil yönetimlere karşı olan tutumunu şöyle açıklıyor: Eğer seçilmiş bir başbakan olarak onlara boyun eğmez de karşı önerilerinizi savunursanız ya hakkınızda hain diye fetva çıkarırlar, ya sizi Hindistan dostu ilan ederler ya da yolsuzluğa bulaştığınızı söylerler.

Eski kriket yıldızı İmran Han'ın partisi de favoriler arasında gösteriliyor. 1990'lı yıllarda hayır işlerine odaklanan İmran Han ülkesinin ilk kanser kliniğini kurmuştu. Adalet Hareketi (PTI) adlı siyasi partiyi kurarak siyasete atılan İmran Han'ın en büyük vaadi yolsuzluğu ortadan kaldırmak. Karizmatik siyasetçi Pakistan'ın bir türlü belini doğrultamamasından, elektrik kesintilerinden, işsizlikten ve enflasyondan Butto'nun Pakistan Halk Partisi (PPP) ve Şerif'in lideri olduğu Pakistan Müslüman Birliği'ni (PML-N) sorumlu tutuyor.

2000'li yılların başlarında Pakistan'ın iç siyasetine ABD ile birlikte yürütülen komşu Afganistan'daki terör ile mücadele damgasını vurduğundan, PTI kendini ülke çapında tanıtma olanağını bulamamıştı. 2007 yılında Pervez Müşerref'in dikta yönetimi sona erip Pakistan'a yeniden demokrasinin gelmesinden sonra daha aktif çalışmaya başlayan PTI çoğunluk sistemine göre yapılan 2013 genel seçimlerinde en fazla ikinci oyu toplamış ve Afganistan sınırındaki Hayber Paktunkva eyaletinde iktidara gelmişti.

KAZANANI PENCAP EYALETİ BELİRLEYECEK

PTI aktivisti Khawar Sotail, Han'ın yolsuzluk ve kayırmacılık karşısındaki pozisyonunun iktidardaki elitlerden bıkan halktan destek gördüğünü, parti liderinin yolsuzlukla suçlanmadığını ve yurt dışında da parası olmadığını belirtiyor.

Navaz Şerif hakkındaki yolsuzluk davasına PTI önayak olmuştu. İmran Han'ın Şerif'i iktidardan uzaklaştırma çabaları sonuçsuz kalmadı. Çoğu Pakistanlı, Han'a ülkenin yeni başbakanı gözüyle bakıyor. Ancak bunun için PTI'nin 110 milyonluk nüfusuyla en çok milletvekilini çıkaran Pencap eyaletinde oylamayı kazanması gerekiyor. Pakistan nüfusunun yarıdan fazlası bu eyalette yaşıyor. Hindistan sınırındaki Pencap, Şerif'in kalesi sayılıyor. Oylamada Han'ın işine yarayacak usulsüzlüklerin ortaya çıkmasının yoğun protesto eylemlerine yol açabileceği belirtiliyor.

Pakistan'ın seküler liberal zümresi ise umudunu ne popülist İmran Han'a, ne de siyasetçi eskisi Navaz Şerif'e bağlamış. Liberal kanat, Benazir Butto'nun oğlu Bilaval Butto Zavari'ye destek veriyor. 30 yaşındaki Bilaval genç yaşında suikasta kurban giden annesinin yerine Halk Partisi'nin genel başkanlığına getirilmişti. Ancak bir zamanlar Pakistan'ın en güçlü partisi olan Pakistan Halk Partisi'ne bu seçimde şans tanınmıyor. Bilaval yine de yeni fikir ve programlarıyla puanını arttırmaya çalışıyor.

Ancak ailesinin geçmişi Bilaval açısından dezavantaj oluşturuyor. Devlet başkanlığı yapmış olan babası Asif Ali Zardari'nin adı yolsuzluğu yüzünden ‘Bay Yüzde 10'a çıkmıştı. Oğlu, sevilmesini karizmasına borçlu olan annesi Benazir Butto'dan oldukça farklı. New York'ta gazetecilik yapan Hasan Mujtaba "Bilaval zeki ama siyasi kariyeri şimdiye kadar babasının ve danışmanlarının çizdiği yolun dışına çıkmadı. Bilaval babasının etkisinden kendini kurtarıp, Halk Partisi'nin yönünü bizzat tayin edebilirse partisini yenileyebilir”, görüşünü dile getiriyor. (Dış Haberler)