Ümit Özdağ: AKP-İYİ Parti görüşüyor... Ömer Çelik: Ahlaksız yalan

Ümit Özdağ İYİ Parti ile AK Parti arasında 6 aydır gizli Anayasa görüşmeleri yapıldığını ileri sürdü. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten tepki geldi: "Bu şahsın ifade ettiği yalanlar, yalan siyasetinin en ahlaksız örneklerindendir.

Abone ol

DUVAR - İYİ Parti İstanbul İl Başkanı'nın 'FETÖ' ile iltisaklı olduğunu ileri sürdükten sonra partisi ile ipleri koparan Ümit Özdağ, bugün düzenlediği basın toplantısında İYİ Parti ile AK Parti arasında 6 aydır gizli Anayasa görüşmeleri yaptığını ileri sürdü. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: 

- Ümit Özdağ adlı şahıs ahlaksız bir yalan söylemiş. İsmimi de anarak Ak Parti ile İyi Parti arasında bir süredir gizli görüşmeler ve gizli bir yeni anayasa çalışması yapıldığı şeklinde tamamen uydurma olan, hiçbir gerçekliğe dayanmayan bir açıklama yapmıştır.

- Bu şahsın ifade ettiği yalanlar, yalan siyasetinin en ahlaksız örneklerindendir. Biz kapalı kapılar arkasında hiç kimseyle konu ne olursa olsun bir çalışma yapmayız. Yaptığımız ve yapacağımız her işi milletimizin gözü önünde yaparız.

- Ümit Özdağ'ın bu iftirası en hafif tabirle utanmazlıktır. Yalan yanlış sözlerle şahsımı hedef alması siyaset değil, ahlaksızlıktır. Siyasetin bu kadar çirkin ve kirli bir şekilde yapılması kimseye yakışmaz ama açıkça yalan söyleyen Ümit Özdağ'a yakışmıştır.

- Ajandası yalan, iftira ve güdümlü operasyon olanın kimliği siyasetçi olamaz. Biz, her çalışmamızı milletimizin gözü önünde, milletimizle paylaşarak yaparız. Kapalı kapılar ardında gizli ajanda ile operasyon siyaseti yapmak ancak bu tiplere yakışır.

ÜMİT ÖZDAĞ: BENİ İLK TEBRİK EDEN SAYIN TUĞRUL TÜRKEŞ OLDU

Ümit Özdağ Meclis'te düzenlediği basın toplantısında İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu'yla ilgili 'FETÖ'cü iddiasını tekrarlayarak özetle şöyle konuştu:  

- CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programından çıkınca bana ilk ulaşan ve beni ilk tebrik eden Sayın Tuğrul Türkeş oldu. Tahmin edebileceğiniz gibi Tuğrul Türkeş Bey de ben de son 60 yıllık Türk siyasi tarihi ve Türk milliyetçiliği tarihini, bu tarihte yaşanan ve bir kısmı hiç yazılmayan ya da eksik ve yanlış yazılanların doğrularını; hangi müdahalelerin nasıl, nerede, kimler tarafından yapıldığını ve nasıl defedildiğini babalarımızdan dinleyerek öğrendik.

- İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, 2018 genel seçimlerinden önce İYİ Parti’den iki kişiye talimat vererek divandan ve GİK’ten habersiz CHP, Saadet Partisi ve HDP’liler ile birlikte oturup 4 ay boyunca seçimlerin ikinci tura kalması durumunda açıklanacak bir anayasa hazırlatmıştır. Esasen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Haziran 2018’de Cumhuriyet gazetesinde verdiği demeçte, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun başkanlığında Millet İttifakı üyesi İYİ Parti, CHP ve Saadet Partisi’nin Anayasa taslağının bittiğini açıklamış. Ancak sonradan öğreniyoruz ki masada HDP de varmış. İYİ Parti’nin iki kurucusundan birisi, divan üyesi ve İYİ Parti milletvekili olarak ben bundan tesadüfen haberdar oldum.

ANAYASA TASLAĞI ÇALIŞMASI

Size ve Türk kamuoyuna bu anayasa taslağı çalışmasından nasıl haberdar olduğumu açıklayayım. Divandan istifa ettikten sonra 28 Haziran 2019’da Odatv’de bir haber okudum. 4 muhalefet partisinin anayasa taslağından bahsediyordu. Odatv’den Barış Terkoğlu’nu aradım. “Böyle bir taslak yok, olsa haberim olurdu” dedim. “Haber bizim değil, Birgün gazetesinin” dedi. Haberi yazan muhabiri aradım. Kendisi bana Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nu kaynak olarak gösterdi. Bunun üzerine o günlerde İYİ Parti genel başkan yardımcısı olan Aytun Çıray’ı aradım. Aytun Çıray, “Böyle bir anayasa çalışmasından haberim yok, ama konuşayım” dedi. Sonra geri döndü. “Ahmet Kamil Erozan ile konuştum. Bizim parti adına o katılmış” dedi. 

Bu konuşmayı takiben önce İbrahim Kaboğlu ile telefonda konuştum sonra TBMM’deki odasında buluştum. Kaboğlu’na sordum. “İYİ Parti, CHP, Saadet Partisi ve HDP ile birlikte bir anayasa taslağı çalışmalarına katıldı mı?”, “Evet, katıldı” cevabını verdi. Kulaklarıma inanamadım. Ben partiyi kim temsil etti diye sorduğumda “Önce Nuri Okutan katıldı. Sonra o hastalanınca Ahmet Erozan ile devam ettik” cevabını verince söylediklerine inandım. Gerçekten Nuri Okutan o dönemde hastalanmıştı. Bir CHP’li ortak mesai yapmamış ise Nuri Okutan’ın hastalandığını nereden bilecekti. Anayasa taslağını rica ettim. İkinci görüşmemizde Kaboğlu anayasa taslağını teslim etti.

Taslak mahrem bir yol haritası öngörüyor. Bir anayasa çalışması neden gizli yapılır? Sayın Akşener, kimden neyi gizliyorsunuz? Türk milletinden, İYİ Parti milletvekillerinden, İYİ Parti seçmeninden gizlediklerinizi bugün bütün Türk milleti ile paylaşacağım.

Değerli basın mensupları,

16. 2. 2018’de yazılan yol haritası şu şekildedir:

“ANAYASAL DEMOKRASİ ÇALIŞMASI YOL HARİTASI

1)İlk toplantı, 13 Ocak 2018 Cumartesi günü yapıldı.

2)Çalışma, mahremiyet ilkesine bağlı kalınarak yürütülecek.

3)Çalışmalar, iki haftada bir düzenli toplantılar yapılarak ilerletilecek.

4)Çalışmalar, uzmanlar+sivil toplum bileşenleri ve siyasal partiler arasında düzenli etkileşim yoluyla ilerletilecek.

5)Çalışmanın hedefi, anayasal kazanımlar, sorunlar ve çözüm yolları üzerine asgari müşterekler (ortak paydalar) oluşturmaktır.

6)Amaç, demokratik sürece katkı yoluyla hukuk devleti anayasası için temel ve çerçeve ilkeleri belirlemektir.

7)Çalışmaların yaklaşık üç aylık sürede tamamlanması öngörülmektedir.

8)Ortak ilkeler üzerinde mutabakat için, çalışma paydaşı olan partilerin dörtte üç çoğunluk ilkesi geçerlidir.

9)Ortak ilkeler “dört siyasi partinin liderinin katılımıyla gerçekleştirilecek bilimsel bir anayasa toplantısı vesilesiyle kamuoyu ile örtülü veya açık olarak paylaşılacaktır”.

10)Kamuoyu ile paylaşımın ardından, toplantı paydaşı siyasi partilere yakın sivil toplum örgütlerinin de girişim ve katılımıyla ülke genelinde bilgilendirme toplantıları yapılarak, halkın anayasa süreci konusundaki öneriler alınacaktır.”  

13 Ocak 2018-7 Mayıs 2018 tarihleri arasında iki haftada bir yapılan düzenli toplantılarda hazırlanan anayasa taslağı seçimlerin ikinci tura kalması durumunda açıklanacakmış.

Sayın Akşener, HDP ile masaya oturmak kabul edilebilir değil. İYİ Parti sizin babanızın çiftliği hiç değil. Böyle bir adımın Türkiye’nin yararına olacağına düşündüyseniz bunu herkesten gizli saklı yapamazsınız. Divanda görüşmeden ve sorumluluğu paylaşmadan İYİ Parti’yi HDP ile masaya oturtamazsınız, ancak bunu yaptınız.

HDP ile yapılan Anayasa taslağında, Anayasanın değiştirilmesi ve değiştirilmesinin teklif dahi edilmesi 4.Madde ile yasak olan 2. ve 3. Maddesi değiştirilmiş. 2. Maddeden milli dayanışma ve Atatürk milliyetçiliği çıkarılıp, “Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletidir” şekline dönüştürülmüş.

3. Maddede “Dili Türkçedir” ifadesi “Resmi dili Türkçedir” şeklinde değiştirilmiş. Burada Fransız Anayasasının 75/1. Maddesinden ve İspanyol Anayasasının 3/3. Maddesinden esinlenerek “Türkiye’nin farklı dillerden oluşan zenginliği ortak kültürel mirasın bir parçasıdır” ifadesi kullanılmış.

Sayın Akşener, 2011 yılında TBMM’de yaptığınız konuşmada yeni bir anayasada ilk dört maddenin değiştirilmesine ‘Hayır’ diyerek şiddetle karşı çıktınız. Ne oldu da bu düşüncenizden vazgeçtiniz? Cumhurbaşkanı olmak için her türlü tavizi vermeye bu kadar mı hazırdınız?

Mevcut Anayasamızın girişi, “Türk vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;” şeklinde başlamaktadır.

HDP ile yapılan Anayasa taslağında ise giriş şu şekilde değiştirilmiştir: “Biz, Anadolu uygarlıklarının mirasçısı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, -çocukları dahil- kadın ve erkek yurttaşları olarak özünde insan onurunun bulunduğu halk ve özgürlüklere dayalı, eşitlik ve barış içinde yaşayan bir toplumu kurmak ve bunu gelecek kuşaklara emanet etmek amacıyla, bu Anayasa’yı hazırladık”

Oysa İYİ Parti Programında “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatları olan bizler, bu değerlerle yola çıkıyoruz” ifadelerini kullanmıştık. İstiklal Harbimizin önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu, Atatürk’ün Türk milliyetçiliği anlayışının bu taslaktan çıkarılmasını nasıl kabul ettiniz?

Taslağın 15. sayfasında, “HDP ile yapılan Anayasa taslağında “Anadilde eğitim konusunda yasa koyucuya belirli bir takdir alanı bırakılmalı ve çift dilli (resmi dil ve anadil) eğitime açıklık prensibini benimsemelidir” iki dilli eğitimin önü açılmıştır.

HDP ile yapılan Anayasa taslağında “Yerinden Yönetim ve Bölgesel Yönetimler” bölümünde ise şöyle denilmektedir: “1982 Anayasasının tek yapılı (üniter) devlet konusundaki temel sorunları nelerdir? Öncelikle yetki genişliği çerçevesinde merkeziyetçi yapının alanı daraltılmalıdır. Üniter devlet, ademi merkeziyetçi biçimi ile yeniden yapılandırılmalıdır… Yerel Yönetimlerin güçlendirilmesi, yerel kararlara katılımın sağlanması, merkezin yerel yönetimler üzerindeki idari vesayet yetkisinin sınırlandırılması gerekmektedir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, asgari standart olmalıdır. Bu bağlamda Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın özellikle yerel yönetimlerin denetimine ilişkin 8. Maddesindeki çekinceler kaldırılmalıdır. Ayrıca mali işlere ilişkin 9. Maddesindeki çekinceler kaldırılmalıdır” denilmektedir.

Prof. Dr. Bahadır Erdem’in yeni anayasa çalışmaları ve partinin liberal bir çizgiye kayması için İYİ Parti divanına alındığı Genel Merkez kaynakları tarafından açıklanmaktadır. Gerçekten de yaptığı açıklamalardan partimize Buğra Kavuncu tarafından getirilen ve akrabası olan Prof. Dr. Erdem’in hem FETÖ’ye, hem PKK’ya karşı aşırı liberal olduğu anlaşılmaktadır. Sayın Akşener’e hayırlı olsun.

İYİ Parti’nin CHP, Saadet Partisi ve HDP ile hazırladığı anayasada idari bölgesel yönetim öngörülmektedir. Bu konuda şöyle denilmektedir. “İdari bölgesel yönetim, devletin ülkesel ve siyasal bütünlüğü ilkesi ve yerel birimlerin yetkilerine saygı çerçevesinde, yalnızca bölgenin iktisadi, sosyal ve kültürel gelişimine ivme kazandırma amacıyla oluşturulan, demokratik bir adem-i merkeziyet birimidir. …Bu bakımdan Türkiye’nin, sayıları 2 ile 5 arasında değişen idari birimleri kapsayacak şekilde (kuşkusuz Ankara ve İstanbul’da bu sayı, 1 ile sınırlı kalabilir) 20-25 bölgeye ayrılarak, yerinden yönetim birimleri oluşturulması, başta kamu hizmetlerinin verimliliği ve halka yakın demokratik yönetimlerin kurulması gelmek üzere, birçok bakımdan yararlı olabilir.”

“İYİ PARTİ’DEN BAZI YETKİLİLER AKP İLE YENİ BİR ANAYASA ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR”

Buğra Kavuncu’nun temsil ettiği projeyi kamuoyu ile paylaşınca kamuoyunun bir kısmından bana yönelik olarak “Neden bu açıklamayı yaptın. Bu AKP’nin işine yarayacak” şeklinde bir tepki geldi. Bu tepkiyi gösteren ve göstermeyen kamuoyunun bilmesi gereken husus, İYİ Parti’den bazı yetkililerin şimdi de yine İYİ Parti yetkili kurullarının bilgisi dışında AKP ile yeni bir anayasa üzerinde çalıştığıdır. İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, Ankara’da katıldığı değişik toplantılarda “6 aydan bu yana AKP Genel Başkan yardımcısı Ömer Çelik’in başkanlığında yeni bir anayasa komisyonu çalışmalara katıldığını” ifade etmektedir.

Meral Akşener, “TKP ile olur AKP ile olmaz” derken nasıl olur da İYİ Parti genel sekreteri İYİ Parti milletvekillerinin bilmediği görüşmelere katılır? İYİ Parti divanının, GİK’inin, milletvekillerinin haberi olmadan HDP ile anayasa yaptığınız gibi şimdi de hiçbir kurumsal onay almadan aynı şeyi AKP ile mi yapıyorsunuz? Bir siyasi parti seçmeni ve toplum önünde savunamayacağı bir şeyi neden gizli gizli yapar? (HABER MERKEZİ)