'Okullar, bilim yuvasıdır; tarikat ve cemaatlerin faaliyet alanı değildir'

Eğitim Sen Trabzon Şubesi yaptığı açıklamada, "Okullar, bilim yuvasıdır; cemaatlerin faaliyet alanı değildir. Tarikat ve cemaat ilişkilerinin esas olduğu yerde sorgulama ve aklı kullanma yoktur" dedi.

Abone ol

DUVAR - Eğitim Sen Trabzon Şubesi, "Sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz var" diyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sözlerine tepki gösterdi.

Cumhuriyet Ortaokulu önünde yapılan basın açıklamasında, "Altını bir kez daha çizerek özellikle belirtmek isteriz ki okullar, bilim yuvasıdır; tarikat ve cemaatlerin faaliyet alanı değildir.  Tarikat ve cemaat ilişkilerinin esas olduğu yerde; soru sorma, sorgulama, aklı kullanma, eleştirel düşünme, bağımsızlık, özgürlük, özgünlük, yaratıcılık yoktur" denildi.

"MEB tarikat ve cemaatler ile hukuksuz protokol yapma konusunda gösterdiği ısrarı, çocuklarımıza bir öğün sıcak yemek sağlama konusunda göstermelidir" diyen Şube Başkanı Muhammet İkinci, açıklamada şunları söyledi:

"Eğitim, uygarlık tarihinin her döneminde toplumların üzerinde önemle durduğu konuların başında gelmiştir. Toplumlar eğitime verdikleri önem oranında üstün nitelikli  bireyler ve nesiller yetiştirmiş, çağdaşlarından öne çıkmıştır. Bugün de refah içinde, mutlu, ekonomik olarak güçlü, bilimde, fende, sağlıkta, yaşamın her alanında ileri ülkelerin, eğitime önem ve değer veren ülkeler olduğunu görüyoruz. Bu toplumlar, aynı zamanda temel insan hak ve özgürlükleri alanında ileri, demokrasi standardı yüksek ülkeler olma özelliğini taşıyor. Ülkemiz ise maalesef eğitim alanında iktidarların siyasi ve ideolojik saplantıları nedeniyle bir türlü istenilen sıçramayı gerçekleştiremiyor. Eğitimin en temel ilkeleri, laiklik ve bilimsellik sistemli bir şekilde hedef alınıyor. Eğitim kurumları topyekun bir tarikat-cemaat kuşatması altında tutuluyor. 2024 Türkiye’sinde 21. asrın ilk çeyreği tamamlanırken Milli Eğitim Bakanı, Meclis bütçe görüşmelerinde yargı kararlarına rağmen tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceklerini söylüyor. Adının önünde profesör unvanı taşıyan bir şahsiyet makalesinde 'MS hastalığının Allah’tan gelen bir ödül, sınav ya da ceza gibi doğaüstü sebepler olduğuna güçlü bir şekilde inanıyoruz' diyebiliyor. Bu tablo, karanlık bir tablodur. Gelecek adına ümit vermeyen bir tablodur. Cumhuriyet’in 100. yılında yüzleşmemiz gereken ülkemizin acı gerçeği budur. Bu acı gerçeğin bir yansıması olarak yaşanan, sokaklardaki hilafet çağrılarına karşın, hükümet sözcüsü; böyle bir gündemleri olmadığını, kuantum fiziği konuştuklarını, rejimin laik niteliğini güçlendireceklerini söylüyor. Sayın hükümet sözcüsünün ifadeleri, MEB’in açıklama ve uygulamaları düşünüldüğünde, ortada duran yaman bir çelişkiyi, tutarsızlığı gizlemeye ve gidermeye yetmemektedir. Altını bir kez daha çizerek özellikle belirtmek isteriz ki okullar, bilim yuvasıdır; tarikat ve cemaatlerin faaliyet alanı değildir.  Tarikat ve cemaat ilişkilerinin esas olduğu yerde; soru sorma, sorgulama, aklı kullanma, eleştirel düşünme, bağımsızlık, özgürlük, özgünlük, yaratıcılık yoktur. Oysa bilimsel düşüncenin yolu; meraktan, soru sormaktan, sorgulamaktan, eleştirel düşünmeden geçmektedir. Memleketimizin ihtiyacı, bu vasıflara sahip bireyler yetiştirmektir. İcat çıkaran, keşfeden, bilimsel bilgi üreten, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller için laik ve bilimsel eğitim temel şarttır.

'ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİR ÖĞÜN SICAK YEMEK TALEP EDİYORUZ'

MEB tarikat ve cemaatler ile hukuksuz protokol yapma konusunda gösterdiği ısrarı, çocuklarımıza bir öğün sıcak yemek sağlama konusunda göstermelidir. Anayasada ifadesi bulunan sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak okullarımızda, ayrımsız tüm çocuklarımız için bir öğün sıcak yemek talep ediyoruz. Bu kamusal bir haktır. Hayat pahalılığın bu kadar yüksek olduğu koşullarda öğrencilerimizin yaşadığı beslenme yetersizliği sağlık açısından sorunlara yol açtığı gibi aynı zamanda öğrenme yetersizliğine de neden olmaktadır. Çocuklarına değer vermeyen bir toplumda sağlıklı bir gelecekten bahsedilemez. MEB tarikat ve cemaatler ile hukuksuz protokol yapma konusunda gösterdiği ısrarı, çocuklarımıza bir öğün sıcak yemek sağlama konusunda göstermelidir.

'ÇOCUKLARIMIZI HER TÜRLÜ KARANLIKTAN VE BİLİM DIŞILIKTAN KORUYACAĞIZ'

Hiçbir okulda yeterli sayıda kadrolu yardımcı hizmetler sınıfına mensup personel çalışmamaktadır. Okullar, okul aile birliği aracılığı ile  velilerin katkısıyla bu hizmetleri yürütecek personel temin etmektedir. Pansiyonlu okullarımızda barınma ve yemek ücretleri fahiş oranda artmış bulunmaktadır. Öğle yemeği 22 liradan 52 liraya, pansiyon ücreti aylık 950 liradan 2 bin 600 liraya çıkmıştır. Asgari ücrete ve kamu emekçilerinin ücretlerine yapılan artış oranı ile değerlendirildiğinde bu kadar da olmaz demek yetmiyor. Bakanlık eğitimi özelleştirme, özel okulları teşvik etme konusundaki kararlılığını okullara yeterli kaynak aktarma, çocuklarımızın parasız eğitim hakkını tesis etme konusunda göstermelidir. Okullar, akıl ve bilimden tuğlalarla surları sevgiyle örülü uygarlık kaleleridir. Biz eğitimciler; gelecek o güzel günlere inanan, eli kalemli, çantasında kitap olan eğitim muhafızlarıyız. Bilinmelidir ki okullarımızı ve çocuklarımızı her türlü karanlıktan ve bilim dışılıktan koruyacağız. Çocuklarımızın laik bilimsel, demokratik, kamusal eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız."