Nuray Çolak: İstanbul'un nüfusu Çin'deki yoğunluğa benzeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'Kanal İstanbul' için tarih verdi. Peki İstanbul'un alt yapısı bu projeye uygun mu? Şehir Plancısı Nuray Çolak, 'Kanal İstanbul için; “16 milyonla sınırlı kalması gerektiğini söylediğimiz İstanbul'un nüfusu 25 milyon olacak. Bu İstanbul için büyük bir yıkım demek” diyor.

Abone ol

DUVAR- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen Türkiye-Sırbistan İş Forumu'nda 'Kanal İstanbul'un bu yıl sonunda tamamlanacağını ve 2018'in başı gibi temellerin atılacağını söyledi. Kanal İstanbul Projesini inceleyen Şehir Plancısı Nuray Çolak, 'Kanal İstanbul'la birlikte İstanbul'un nüfusunun 25 milyon olacağını belirterek, “Bu İstanbul için büyük bir yıkım olacak” diyor.

Erdoğan, 2011 yılında da 'Kanal İstanbul' için 'Çılgın projesi' demişti fakat projenin güzergahları kamuoyuna tam olarak açıklanmadı. Projenin rotaları henüz netlik kazanmış değil. Fakat İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2016'nın sonunda belediyelere gönderilen yazıda güzergahın Küçükçekmece ve Arnavutköy ilçeleri üzerinden geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

'NÜFUS 25 MİLYON OLARAK ÖNGÖRÜLÜYOR'

Şu an ki bilgilere göre, Erdoğan'ın ismini 'Kanal İstanbul Projesi ' olarak duyurduğu güzergahın tartışmalı rotaları 44 kilometre uzunluğunda ve 200 metre genişliğinde olacağı tahmin ediliyor. Şehir Plancısı Nuray Çolak, konuyla ilgili kamuoyuna bilgi verilmemesine tepki gösteriyor; "Bunun hem denizlere hem de projenin geçtiği su havzasına etkileri olacak. En önemlisi de biz İstanbul'un çevre düzeni planında 16 milyonla nüfusla sınırlı kalması gerektiğini belirtmiştik. Şu an neredeyse 16 milyona ulaşmış durumdayız. İstanbul'daki büyük projelerin büyük bir kısmı 25 milyona nüfusa göre hesaplanıyor. Aslında 'Kanal İstanbul'daki o tarım havzasının imara açılmasıyla İstanbul'un nüfusunu 25 milyon olarak öngörüldüğü söylenebilir”

'SU SORUNUNU NEYLE TELAFİ EDECEKLER?'

“Bu İstanbul için büyük bir yıkım demek” diyen Çolak, bu bölgelerin imara açılmasıyla birlikte en büyük payın ekolojik alanda olacağını söylüyor: “Ekolojik yıkım da bundan en büyük payını alacak. Çevre Şehircilik Bakanlığı bir yönetmelik yayınlamış. Yönetmelikte kent planlamasıyla ilgili çok güzel şeyler yazmışlar. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bunları planlarken bütün bu söylediklerine dikkat ediyor mu bunları düşünmek gerekiyor. Biz bugüne kadar yapılan değişikliklerde teknik alt yapıya ilişkin bir düzenleme yapıldığını görmüyoruz. Örneğin şu an güzergahın geçtiği Sazlıdere Barajı önemli bir kapasite sağlıyor. Bu baraj kentin hala önemli bir su kaynağı. Bunu neyle telafi edecekler?

'ÇİN'DE GÖRDÜĞÜMÜZ YOĞUNLUĞUN FAZLASINI GÖRECEĞİZ'

Şehir Plancısı Nuray Çolak

Ulaşımda yeni sorunlar olacağını belirten Çolak, “Bunun bir de ulaşım aksanında büyük bir değişikliğe sebep olması bekleniyor. Ulaştırma Bakanlığı daha önce 5 tane köprünün planlandığını söylemişti. Bütün demir yolu ve limanlarımızın, havalimanlarıyla koordineli olarak değiştirilmesi gerekecek. Yani bütün İstanbul'un teknik yapısının değiştirilmesinden bahsediyoruz. Ama bütün bunlara ilişkin bir açıklama da yapılmıyor. Bizler Kuzey Ormanları kentin akciğeridir derken bunu klişe gibi söylemiyorduk. Bu kentin nefes alması ve kendine yetebilmesi için oradaki sulara ihtiyacı olduğu gibi havaya da ihtiyacı var. 'Kanal İstanbul'la beraber o su havzasının yok edilmesi aslında İstanbul'un bütün kuzeyinin imara açılması demek.  25 milyonluk şehirde bizim nefes almamız daha da zorlaşacaktır. Bu da akciğer kanserlerinin artmasında etkili olacak. İstanbul sadece işe gidip eve gelen insanlardan oluşacak. Çin'de gördüğümüz yoğunluğun çok daha fazlasını İstanbul'da görüyor olacağız. Oradaki alt yapı bizden daha fazla gelişmiş bu alt yapıyla da bizim bunu kaldırabilmemiz mümkün değil” dedi.

'YENİ BİR İŞ GÜCÜ OLACAK'

İstanbul'da var olacak 25 milyon nüfusunun yanı sıra İstanbul'da nitelikli iş gücünün artık göç ettiğini söyleyen Çolak son olarak şöyle konuştu: “Aslında bir de şöyle bir şeyi daha görüyoruz: İstanbul bir yandan nüfus alırken bir yandan göç de veriyor. Bizim araştırdığımız kadarıyla İstanbul'dan İzmir'e yapılan göçlerde eğitim düzeyi yüksek kişiler İstanbul'u terk etmeye başladı. İstanbul açısından yetenekli iş gücü kaybı da oluşacaktır. İstanbul şehir planının genel problemi İstanbul aslında bir işçi ve sanayi kenti. İstanbul çevre planı bunu değiştirmeyi ön görüyor. Yani temel ön görüsü bunu hizmete ve turizm sektörüne ön görmesidir. Bu da yeni bir iş gücü demek. Zeytinburnu, Kağıthane gibi yerlerde atölyelerde çalışan pek çok kişinin işsiz kalması da kaçınılmaz olacak. Yeni iş gücü kim olacak, nasıl gelecek, nasıl eğitilecek gibi ciddi bir ciddi bir dönüşüm problemimiz olacak.”