NATO'nun eski genel sekreteri Rasmussen: Erdoğan, Trump veya Macron zirveyi altüst edebilir

NATO'nun 70. kuruluş yıldönümü için Londra'da düzenlenecek zirve öncesinde, ittifakın birliği ve geleceği bir kez daha tartışmaya açıldı. Eski genel sekreter Anders Fogh Rasmussen, 'ABD, Fransa ve Türkiye'nin bu zirveyi altüst etme ihtimalinin bulunduğunu' söyledi.

Abone ol

DUVAR - İngiltere'nin başkenti Londra'da 3-4 Aralık'ta düzenlenecek NATO zirvesi İngiliz basınında geniş yer buldu. İngiliz basını, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı zirvede Suriye'deki harekât nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşanabileceğini yazdı.

NATO'nun eski genel sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Times gazetesine demecinde "Bu çok riskli bir zirve" değerlendirmesini yaptı. NATO'nun 70. kuruluş yıldönümünde örgüt içi bölünmeler nedeniyle istikrarsızlaşma riski bulunduğunu belirten Rasmussen ABD, Fransa ve Türkiye'nin bu zirveyi altüst etme ihtimalinin bulunduğunu söyledi.

Rasmussen ABD Başkanı Donald Trump'ın diğer ülkeleri bütçelerinden savunma harcamalarına NATO şartı olan yüzde 2'den az pay ayırmakla suçlayabileceğini; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un daha önce kullandığı "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" gibi ifadelerle yeni tartışmalara yol açabileceğini vurguladı ve ekledi: "Üçüncü tehdit ise, tabii ki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO'nun birliğini test etmeyi sürdürmesi."

FT: NATO, ERDOĞAN'A SERT BİR MESAJ VERMELİ

Financial Times da zirveye ayırdığı başyazısında "NATO ortak amacını yeniden ortaya koymalı" başlığını kullandı. Örgütün geleceğine dair meşru kaygılar olduğunu belirten gazete, 29 müttefikin birbirine güvenilir dostlar olarak davranması ve karşılaştıkları tehditleri ortak bir şekilde algılaması gerektiğini yazdı.

Son haftalarda NATO üyeleri arasındaki güven kırılmasının belirgin hale geldiğini aktaran FT, başyazısına şöyle devam etti:

"Artık Avrupalı liderler de NATO'yu eleştirenler korosuna katılıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron NATO için 'beyin ölümü gerçekleşti' diyerek müttefiklerini şoka soktu. Ayrıca ittifakın Rusya'yı düşman olarak görmemesi gerektiğini ima etti - bu Polonya ve Baltık ülkeleri için hoş olmayan bir sürprizdi.

Angela Merkel ise Macron'u bu sözleri nedeniyle payladı. Türkiye'nin dışişleri bakanı bir adım daha ileri giderek, Türkiye'nin Suriye'deki askeri operasyonunu eleştirmesi nedeniyle Fransa Cumhurbaşkanı'nı 'terörü desteklemekle' suçladı. Ama Türkiye NATO dayanışmasına, Macron'un dikkatsiz açıklamalarından daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Ankara'nın Suriye'de tek taraflı askeri operasyon kararı müttefikler arasında karşılıklı danışma konusunda temel soru işaretleri oluşturdu - özellikle de Türkiye'nin teorik olarak NATO'nun ortak savunma maddesini tetikleme potansiyeli nedeniyle. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümetinden kaynaklanan sorunlar burada da bitmiyor. Türkiye, Rusya'dan bir hava savunma sistemi aldı ve test etmeye başladı. Bu sıra dışı karar Türkiye'nin Amerikan savaş uçağı satın alma planının sorgulanmasına yol açtı.

Erdoğan hükümetinin davranışları artık o kadar dengesiz bir hal aldı ki bazıları ülkenin NATO'dan atılması gerektiğini söylemeye başladı. Ancak Türkiye'yi Batı ittifakından atmak Batı'nın düşmanlarının işine gelir. Özellikle Rusya, bir süredir NATO'yu bölme ve Türkiye'yi kendi yörüngesine çekmeye çalışıyor.

NATO müttefikleri için iyi bir seçenek, bu haftaki zirveyi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sert ve birleşmiş bir mesaj vermek, ona dayanışmanın iki taraflı olduğunu hatırlatmak olur. Türkiye müttefiklerine danışmadan geniş kapsamlı kararlar alırsa NATO'nun otomatik savunmasını göreve çağırmayı da bekleyemez. Müttefiklerin çıkarlarına ve hassasiyetlerine saygı prensibi Fransa ve ABD'nin devlet başkanları için de geçerli."

YUNANİSTAN TÜRKİYE'YE KINAMA TALEP EDECEK

Öte yandan, NATO zirvesinde Yunanistan'la da bir gerilim bekleniyor. Yunanistan Başbakanı Kriakos Miçotakis, zirvede NATO'dan Türkiye'ye kınama talep edeceğini açıkladı. Lideri olduğu Yeni Demokrasi Partisi kongresinin kapanışında konuşan Miçotakis, 'ülkesinin Türkiye'nin yaptığı hiç bir provokasyonu cevapsız bırakmayacağını' söyledi. Miçotakis, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz gerilimine işaret ederek, "Üyelerinin biri açıkça uluslararası hukuku çiğniyorken ve bir diğer üyeyi karşısında almışken, NATO gibi bir ittifakın kenarda durup sessiz kalması mümkün değildir" sözlerini kullandı. (BBC Türkçe, euronews)