Meral Akşener: Üzerimize kilitlenen kapıları kırarak geldik

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'den AK Parti'ye: AK Parti için o malum beste çalışıyor, kış geliyor, yani winter is coming.

Abone ol

DUVAR - İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul seçimi sonrası partisinin grup toplantısında milletvekillerine gündemi değerlendiriyor.

Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle:

Biz bu arkadaşların T.C. ibaresinden rahatsız olduklarını öğrendik, ama hangi arada İstiklal Marşı’na sinir olmaya başladılar? Onu da yeni öğrendik. Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsan boş, göklerden gelen bir karar vardır. 23 Haziran adalet bayramı oldu. Sandığı tekmeleyenlere anlamlı bir ders veren büyük Türk milletine bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

Parti ayrımı yapmadan sinir uçlarıyla oynayan tavırlara rağmen milletimizin gösterdiği olgunluk her türlü takdirin üzerindedir.

Özellikle 31 Mart'ta cumhur İttifakı'na oy verip 23 Haziran'da kararını değiştiren vatandaşlarımız demiştir ki; ben milletim. İrademle birini seçtiysem bunu kimse değiştiremez. Bugün Millet İttifakı'nın adayına hukuksuzca müdahale eden kişi yarın öbür gün bana da yapar.' Bu olgunluk 23 Haziran'da bir demokratik dayanışmaya dönüşmüş, milletimiz iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu bir kez daha ilan etmiştir. Bu seçimin kazananı hepimiziz ama az sayıda kaybedeni de olmadı değil. Bu seçimin kaybedeni mesela şehre, İstanbulumuza ihanet edenlerdir. Şehri betona gömenler, İstanbul’un parasını çarçur edip adına hizmet diyenlerdir. Trafiği ömür törpüsü edenler, güzelim şehri ağaçsız kuşsuz bırakanlardır. Bizler siyasi partiler olarak çalıştık. Ancak açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki, 23 Haziran Türk milletinin destanıdır. Henüz 2 yaşını doldurmamış partimizle seçim maratonunda soluksuz koştunuz. İyi ve cesur insanlar 17 yıldır durdurulamaz denileni durdurdunuz,

Canımızdan aziz bildiğimiz milletimizin iradesinin tekmelendiği günde dengeleri değiştiren sizler oldunuz. Demokrasimize nefes oldunuz. Bu yürüyüş sıradan bir yürüyüş değildir. Biz üzerimize  kilitlenen kapıları kırarak geldik. Mikrofonu kapattıklarında yürekten haykırarak değildik. Elektrikleri kestiklerinde salonu gözlerimizdeki ışıkla aydınlatarak geldik. Bomba var, girmeyin dedikleri meydanları doldurarak geldik. Tehdidi, yalanı yendik. Ahlaksız manşetleri yendik. Biz bu günlere küresel odakları yabancı başkentleri turlayarak değil, Anadolu'yu karış karış dolaşarak geldik. Bu cesur kadroyla gurur duymamak mümkün mü.  İyi ki varsınız.

Seçimin ülkemizi oyalamasına izin vermeyin dedim. Ülkemizin gerçek gündemini konuşalım, elbette yarışalım ama mutfaktaki yangına çare aramaktan geri durmayın. İllet zillet diyerek gerçeğimizi perdelemek istediler. Çiftçimizi, esnafımızı, bakkalımızı teröristlikle itham ettiler. Ama sonunda ne oldu 23 Haziran kimin eğri, kimin doğru durduğunu gözler önüne serdi. İstanbul’a mitil atacağını söyleyenler bir baktık ki mitili İmralı’ya atmışlar. Maskeler düştü. Mağdurlar mağrur oldu, bilgeler akil adam oldu. Bir belediye başkanlığı adına teröristin ayağına gittiler. Bir cumhurbaşkanı televizyonda yarım saat bir terörist başının mektubunu şerh etti. Teröristi yerli ve milli ilan ettiler. Beka beka dediler takaya binip İmralı’ya gittiler.

Türk milliyetçilerini ocaksız sananlar kahrolsunlar. Seçim geride kaldı. Her seçimden sonra seçmen ne mesaj verdi tartışmaları yapılır; 23 Haziran’da milletimizin mesajı öyle şifreli falan değil gayet açıktır. Milletimiz kavgayı bırakıp mutlu olmak istiyor. Tek adam rejiminin bir yıl içinde iflas ettiğini gördük. Kuvvetler ayrılığı kesin bir şekilde tesis edilmeli. Tek adam modeliyle Türkiye yönetilemiyor. Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacı var. Terörist başıyla görüşmeler derhal sonlandırılmalı.

Sayıştay raporuyla tespit edilen bütün yolsuzluklar için yargı yolu açılmalı.

Erdoğan’ı partiler arası bir mutabakat arayışına davet ediyoruz."

Her seçim sonrası millet ne mesaj verdi diye tartışılır. Mesaj öyle şifreli filan değil, çok net. Millet huzur istiyor.

'İSTANBUL'A MİTİL ATACAĞINI SÖYLEYENLER MİTİLİ İMRALI'YA ATMIŞ'

Bu yürüyüş sıradan bir yürüyüş değildir. Biz önümüze çekilen tel örgüleri aşarak geldik. Elektrikleri kestiklerinde salonları gözlerimizdeki ışıkla aydınlatarak geldik. Bomba var girmeyin dedikleri meydanları doldurarak geldik. Biz bugünlere Anadolu'yu karış karış dolaşarak geldik. Bizim için cesaret el oğlunun lobileri değil, hayat tarzımızdır. Diz çökerek boyun bükerek değil, kendini bilmeze kafa tutarak geldik. Hapisle tehdit ettiklerinde susmadık eğilmedik. Çantamızı hazır edip gelin alın diyerek her şeye göze aldığımızı gösterdik. İyi ki varsınız. Seçim maratonu boyunca iktidarı defalarca uyardım. Yapay gündemleri bırakın ülkemizin gerçek gündemini konuşalım. İllet zillet diyerek, evde iş yerinde tarladaki gerçeği perdelemek istediler. 23 Haziran kimin eğri kimin doğru olduğunu gösterdi. İstanbul'a mitil atacağını söyleyenler bir baktık ki mitili İmralı'ya atmışlar. Bilgeler akil adam oldu, maskeler düştü. Bir belediye başkanlığı için Cumhurbaşkanı teröristbaşının mektubunu şehrettiler. Beka deyip takaya binip İmralı'ya gittiler. 23 Haziran bu aymazlığa tokattır. Haddinizi bilin demektir. Teröristten medet uman haysiyetiniz batsın demektir. Dün Edirne'yi Enver Alacağına Bulgar alsaydı diyenler vardı. Bugün İYİ Parti geleceğine teröristbaşı gelsin diyenler var, yazıklar olsun.

'WINTER IS COMING'

Mevcut siyaset anlayışını sürdürürse bir daha seçim kazanamayacağını fark etmiş olmalıdır. Ülkeye verdiği hasarın hiç değilse bir kısmını tamir etmesi kendisi için de iyi olacaktır. Türk milleti çaresiz ve çözümsüz olmadığını biliyor. Ya düzelteceksiniz ya da millet sizi tasfiye edecek. Yandaşlarınız, borazan medyanız sizi kurtaramaz. Ya kendinizi yenileyeceksiniz ya da yenile yenile gideceksiniz.

17 yılda 2.3 trilyon dolar bütçe, 70 milyon dolar özelleştirme kullandınız. Yol da mı yapmayacaktınız. O kaynakları israf etmeseydiniz Türkiye bugün bu halde olur muydu? Masallar karın doyurmuyor Sayın Erdoğan. Liyakatli bir ekibi ekonominin başına getirin, bizi dinleyin.

Ben bunlara kulak asmam diyorsanız bilin ki Türk milleti çaresiz değildir. AK Parti için o malum beste çalışıyor, kış geliyor, yani Winter is coming. Aslında ben giderayak milletle helalleşmesi için atmaları gereken adam için söyledim."

'İFTİRACI İÇİŞLERİ BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR'

"Türk milliyetçiliğini kimsesiz ocaksız sananlar kahrolsunlar. 23 Haziran seçiminde milletimizin mesajı şifreli değil açıktır. Milletimiz huzur, adalet, refah istiyor. Tek adam rejiminin bir yılda çöktüğünü gördük. Bu şekilde Türkiye yönetilemiyor. Teröristbaşı ile görüşmeler derhal sonlanmalı, açılıma teşebbüs edilmemelidir. Damat ekonomi bakanı, iftiracı İçişleri Bakanı görevden alınmalıdır. Ak Parti seçimlerden sonra demokratik tövbe edeceklerini söylemişler. Şimdi bu adımları atmalılar. Türkiye'nin bir an önce düze çıkması için sayın Erdoğan’ın partiler arası mukavemeti sağlamaya davet ediyoruz. Yürütme yetkisi Sayın Erdoğan’dadır. Mevcut siyasi anlayışını sürdürmek istiyorsa bu anlayışa son vermesi gerektiğinin farkında olmalıdır. Ya düzelteceksiniz ya ada millet bu düzene son verecek. Ya kendinizi yenileyeceksiniz ya da yenile yenile gideceksiniz"

'NEREDEYSE ANADOLU'YA İSLAMİYETİ BEN GETİRDİM DİYECEKSİN'

"Ekonomi artık dikiş tutmaz hale geldi. Ülkemiz tarihinin en ağır krizlerinden biri ile karşı karşıya. Öğünler eksilip lokmalar küçülüyor. Köprüde kendini yakanlar, okulda açlıktan düşüp bayılanlar var bu ülkede. Bu arada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 1 yılını doldurdu. İhtiyaç kredilerinde yıllık faiz oranı yüzde 17,3’ten yüzde 26’ya yükseldi. Konut kredilerinde de durum aynı. İnşaat ve otomotiv sektörleri kan ağlıyor. Ekonomi adalet, demokrasi, hukuk, düzgün bir devlet yönetimi ister. Yoksa ekonomi düzelmez. Damadın masallarıyla seçimlere kadar geldiniz artık bıçak kemiğe dayandı. Buzdolabını ben getirdim, karnınızı ben doyurdum gibi söylemler karın doyurmuyor. Neredeyse Anadolu'ya İslamiyeti ben getirdim diyeceksiniz. Duble yol yaptınız diye ebediyen sizi iktidarda mı tutacağız. Masallar ve rakamlar milletin karnını doyurmuyor Sayın Erdoğan. Damadınızı ayak altından çekin, liyakatli birini ekonominin başına getirin. Türkiye’de artık yeni bir dönem başladı. Artık kış geliyor yani Winter is coming sayın Erdoğan. Çoğu gitti azı kaldı diyorum. Durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Türk milleti bizden çözüm bekliyor. Hastanede sıra bekleyenler çözüm bekliyor. Her sabah omzumda yükle uyanıyorum. Hiç merak etmeyin, ya çözeceğiz, ya çözeceğiz. Türkiye’nin tüm kronik sorunlarını çözeceğiz. Biz topyekûn bir gelişme vadediyoruz. Türk bankalarını mevduatlarla dolup taştığı bir ekonomi vadediyoruz." (HABER MERKEZİ)

AKŞENER'DEN ERKEN SEÇİM YORUMU

Akşener, konuşmasında erken seçim tartışmalarına da değindi. 23 Haziran İstanbul seçiminin, kendileri açısından acil erken seçimin gerekçesi olmadığını belirten Akşener, şunları söyledi:

Siyasi partiler ne için kurulur, yarışmak için rekabet için, Türkiye'ye daha iyi hizmeti ben yapabilirim demek için... Bizim de öyle iddialarımız, hedeflerimiz var ama 23 Haziran İstanbul seçimi, muhalefet olarak, Millet İttifakı olarak bizim açımızdan acil erken seçim gerekçesi değil. Bunu biz 31 Mart akşamı da söylemiştik. Keşke bugünler olmasaydı keşke bu kadar gerilim yaşanmasaydı. Dolayısıyla ben Sayın Bahçeli'nin metninin altını üstünü, sağını solunu okuma işlemini Erdoğan'a bırakıyorum. Muhalefet olan biziz, iktidar partileri olan onlar. Dolayısıyla kendi aralarında bir mesajlaşma mıdır onu bilemiyorum. Ama bizim de, bildiğim kadarıyla CHP'nin de böyle bir talebi yok. Ben grup toplantısında dikkat ederseniz bir an önce bu işleri kapatın dedim. Seçim bitti, ekonomi, mutfak yanıyor. Türkiye'nin derin problemleri var. Onlarla ilgili çalışma yapmaya başlayın...