Türkiye’de medya uzun süredir iki ana kamptan oluşuyor. İktidara
yakın olan ve ‘havuz’ olarak anılanlar bir taraf, ‘muhalif’
etiketine sahip geniş bir yelpazeye yayılmış olanlar diğer taraf.
Siyasetin iki ana bloklu yapısıyla uyumlu bir durum. Ama bir üçüncü
medya oluşumu da yavaş yavaş yükseliyor. Şimdilik ‘hibrit’ bir
görünüme sahip. İktidar ve muhalefetin ana akım çizgisini temsil
edenler sık sık bir arada görünüyorlar. Yayın çizgileri ileride ne
olur bilinmez. Dolayısıyla biz değişimin esas kodlarını taşıyan
sermayeye bakalım. Zira yeni patronlar, inşaattan borsadaki yatırım
fonlarına kadar uzanıyor.
Peki kim bunlar?
***
Yalıkavak Marina vakası ile kamuoyunun daha yakından tanıdığı
Mübariz Mansimov’un Ekol Tv’si dikkat çekiyor lakin yeni
medya yapılanmasının aktörlerinden birisi kesinlikle Bismilli
inşaatçı Necat Gülseven. Ailenin 2015’te kurduğu Gülseven Turizm
Otelcilik adıyla bir şirketi var. İktidara yakın olan ve yoğun
inşaat ihaleleri alan Met-Gün İnşaat’ın sahibi Metin Güneş ile
ortaklığı ve bir takım ilişkilerine dair iddialar sık sık gündem
oluyor. Bazılarını hatırlayalım.
Mesela; Alaattin Çakıcı’nın 12 Kasım 2020 günü sosyal medya
hesabından “Alaattin Çakıcı, Four Seasons otelde dostlarıyla akşam
yemeğinde birlikteler. Necat Gülseren, Cihan Çakıcı, Tevfik
Karaaslan, Veysi Nazlıcan” notuyla paylaştığı fotoğraf epey
tartışılmıştı. Gülseven’in adı en son Gazeteci Timur Soykan’ın,
Birgün’de yazdığı ve Anadolu Adliyesi’ndeki ‘rüşvet çarkı’
iddialarında da geçmişti.
Necat Gülseven önemli bir medya patronu haline dönüştü. Gülseven
Medya Grubu’na bağlı TV 100 kanalı, Show Radyo, Radyo
Viva, Bizimev Tv ve Medyatava.com yer alıyor. Medya
grubu Instagram hesabındaki duyuruda bu yayınları tek tek sayıyor.
Fakat künyelerindeki şirketler resmi olarak doğrudan grubun içinde
görünmüyor. TV 100, On Digital Medya Organizasyon’a;
Medyatava, Yeşil Mavi Prodüksiyon’a; radyolar ve
Bizimev TV, 3N Medya İnşaat AŞ’ye bağlı. Hepsi tek ortaklı
ve tamamı Bismilli isimlerin üzerinde. En son Gerçek
Gündem internet haber sitesinin bağlı olduğu 7B Medya Görsel
Sanatlar el değiştirdi. Şirketin tek yöneticisi Bismilli Aslan
Dayangaç.
***
Medyadaki sürpriz değişim ise borsa kökenli iki sermaye grubunun
hamleleriyle geldi. Türkiye’de ekonomi basınının kurucusu olan 43
yıllık Dünya Gazetesi yılın başında satıldı. İmtiyaz
sahibi Umut Güner. Onu Beşiktaş futbol kulübünde Fikret Orman
başkanlığındaki yönetimden hatırlıyoruz. Borsa yatırımcısı.
Dünya Gazetesi’nin bağlı olduğu şirket Dünya Yatırım
Holding. 2 Nisan 2024’te kuruldu. Güner küçük ortak. Büyük ortak
ise Bulls Yatırım Holding AŞ. 2015’te aracı kurum yetkisini
aldıktan sonra jet hızla büyüdü. Pek çok halka arzı yönetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğeni Usame Erdoğan’ın da
ortağı olduğu Bin Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri’nin (BinBin)
halka arzını da gerçekleştirdi.
Bulls’un ortakları arasında ilginç isimler var. Kemal Akkaya iyi
bilinen bir borsacı. Diğeri, Kültür ve Turizm Bakanı’nın yardımcısı
olan Batuhan Mumcu’nun eşi Neslihan Mumcu. Üçüncü ortak ise Lydia
Yatırım Holding. Lydia’nın ortaklık yapısına baktığımızda Enver
Çevik karşımıza çıkıyor. Çevik aynı zamanda Usame Erdoğan ile 1000
Yatırım Holding’in kurucularından. Enver Çevik’i merak edenler
Google’da veya Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) arama yaparsa,
son 20 yılın en ‘kudretli’ borsacılarından birisini tanıyacaktır
zaten. Yine Neslihan Mumcu da Lydia’nın hissedarlarından.
***
Medyaya yeni giren bir başka sermaye grubu RE-PİE Portföy
Yönetim AŞ. Bir başka borsa yatırımcısı ve girişim sermayesi. O da
2015 yılında kuruldu. Türkiye tarihi için sihirli bir milat olsa
gerek 2015!
Medyada en büyük alımı RE-PİE gerçekleştirdi. Doğan Holding’in
bünyesinde bulunan Doğan Burda Dergi Grubu’nu satın aldı. 59 dergi,
21 web sitesi, 20 adet de tablet ve mobil uygulamaya sahip. RE-PİE
bir portföy yönetim şirketi. Gayrimenkul, girişim sermayesi, menkul
kıymetler ve emeklilik olmak üzere 85 adet fonu bulunuyor. Girişim
sermayesi olarak özellikle teknoloji eksenli şirketlere yatırım
yapıyor.
Belki merak edenler vardır. YouTube’da son zamanların gözde spor
programlarının yapıldığı ve GittiGidiyor’un kurucularından Zafer
Tolga Kabataş’ın girişimi olan Vole platformu için de
RE-PİE Vole Girişim Sermayesi Fonu kuruldu.
RE-PİE’nin gayrimenkul fonları arasında bir tanesinin üzerinde
özellikle biraz duralım. Türkiye’nin en büyük ‘soylulaştırma’
projelerinden birisini kapsıyor çünkü. ‘Soylulaştırmayı’ uzun uzun
anlatmaya lüzum yok aslında. İstanbul’da Sulukule, Tarlabaşı
projelerini saysak yeterli olur.
Özeti şu: Kentsel dönüşüm ile orada yaşayan fakirler kovulur,
yerine lüks konutlar, iş merkezleri inşa edilerek zenginlere
satılır.
İzmir’de de 2007 yılında Kemeraltı ve Çevresi Kentsel Yenileme
Alanı Projesi ilan edildi. 2012’de ise gayrimenkul değerini
artırmak ve yatırımcılara pazarlamak amacıyla sermayedarların,
odalar ve borsaların, gayrimenkulcülerin ortak olduğu Tarihi
Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret AŞ. (TARKEM) kuruldu. Ortaklık
yapısı şöyle: yüzde 40 kamu, yüzde 10 oda ve borsa birlikleri,
yüzde 50 özel sektör. RE-PİE’nin fonu da buradaki mülkleri
‘nitelikli’ yerli ve yabancı yatırımcılara pazarlamakla
görevli.
RE-PİE’nin ortaklarının 2014’teki yerel seçimde İzmir’de AKP’nin
adayı olan Binali Yıldırım’ın projelerini hazırlayan ekip olduğu da
haber yapılmıştı. Yıldırım’ın seçim programı 1414 projeyi kapsayan
‘Hayat İzmir’di. (TARKEM gerçeği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi
için bu işi uzun süredir araştıran Ali Rıza Avcan’ın yazılarına bakılabilir.)
Ayrıca 2017 yılında CHP Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki de
RE-PİE yöneticileri Mehmet Ali Ergin ve Caner Bingöl’ün, dönemin
Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un danışmanları olduğunu,
Balıkesir’de imar planlarını onların yaptığını iddia etmişti. Uğur iddiaları
yalanlamıştı.
***
Türkiye’de sermayenin medyayı ele geçirmesi büyük oranda
1990’larda gerçekleşti. Kârlı bir yatırım alanı olmadığını
biliyoruz. Dolayısıyla medyadaki el değiştirmeler ve yatırımlar
siyasetle daima ilişkili oluyor. Bir kısım girişim amacına
ulaşamadan, bekleneni veremeden sönüp bitiyor. Bir kısmı ise
siyasette gerçekten bir güce dönüşebiliyor.
Bu son gelişmelerin nereye evrileceğini kestirmek zor. Ama
yatırımların iktisadi olmaktan ziyade siyasetle bir ilişkisi olduğu
muhakkak.