Mahsum Çiya: Araçlar gibi binalar da muayene edilmeli

Diyarbakır'da acil yıkılması gereken 79 binanın bulunduğunu belirten İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Başkanı Mahsum Çiya Korkmaz, binaların yıkılma sürecinin ağır ilerlediğini söyledi.

Abone ol

Berzan Cihat Aykaç

DİYARBAKIR - Maraş merkezli depremlerle birlikte Türkiye’de ve Suriye’de büyük yıkımlar yaşandı. On binlerce bina enkaz haline geldi, en az bir o kadarı ağır hasarlar aldı. Deprem hasar tespiti ekiplerince hazırlanan raporlarla ağır hasarlı veya orta hasarlı olarak nitelendirilen yapılar tahliye edildi. Yüz binlerce insan evlerinde ikamet edemez hale geldi. Bölgede evi hasarsız veya az hasarlı olarak tespit edilmiş kişiler dahi evlerinde oturmaya çekiniyor. 

İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Başkanı Mahsum Çiya Korkmaz, binaların neden çöktüğüyle ilgili, "Binalar yalnızca kolonları kesilirse çöker algısı yanlıştır. Ama kolonu kesilen binalar çöker" dedi.  

'ENKAZ HALİNDEKİ BİNADA KOLON TESPİTİ YAPILAMIYOR'

Ağır hasarlı yapılardan eşyalarını alamayan birçok insan var. Örneğin Galeria'da bu talep çok dillendirenlerdendi ve girip kıymetli eşyalarını alabildiler. Bu yapılara kısa süreliğine de olsa girmek imkansız mıdır?

Yayınlanan genelgeye göre yıkık veya acilen yıkılması gereken yapılara girilmesi kesinlikle yasaktır. Ağır ve orta hasarlı yapılar için ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden alınacak uzman raporuyla yarım saat ile 2 saat arasında, AFAD ekiplerinin kontrolünde, bu yapılardan kıymetli eşya/evrak alınması mümkündür. Genelge böyleyken ağır hasarlı yapılar için bu rapor neden oluşturulmuyor diye biz de soruyoruz. Galeria için hazırlanan uzman raporunda bu yapının acilen yıkılması gerektiği belirtilmiştir. Her ne kadar medyada bu raporun değiştirildiği ve yapının ağır hasara çevrildiği yer almışsa da böyle bir değişiklik yapılmamıştır; yapının acil yıkılacak statüsü değiştirilmemiştir. Galeria sakinlerine eşyalarını alma izni verilirken rapor değişikliğine gidildiğine dair henüz bir bilgi ulaşmadı bize.

Enkaz haline gelmiş yapılarda kolon kesilmesiyle ilgili bir tespit yapılabilir mi?

Enkaz haline gelmiş bir yapıda kolon kesilip kesilmediğine dair bir inceleme yapılamaz. Nasıl tespit edilebilir? Belediyelerde daha öncesine ait kolon kesilmesiyle ilgili bir kayıt varsa, bu konuda bir şikâyet bulunuyorsa ve böyle bir tespit yapılmışsa ancak bilebiliriz. Tabii bunu enkaz haline gelmiş yapılar için söylüyorum. Birçok ticari işletme sahibi tarafımıza ulaşıp dükkânlarında kolon kesilip kesilmediğini tespit etmemizi talep etti.  Yıkılmamış bir yapıda kolon kesilip kesilmediğini şu şekilde öğrenebiliriz: İlgili belediyeden yapının projesi talep edilir ve projeyle uygulamanın örtüşüp örtüşmediği, kolonların yapı boyunca devam edip etmediği incelenir. Belediyede projesi olmayan çok eski yapılar için de üst katlardaki kolonların izdüşümlerine, aşağı katlarda devam edip etmediğine bakılabilir. Bir diğer husus da kolon kesmenin niteliğidir. Kolon kesmeyi yalnızca kolonu tamamıyla ortadan kaldırmak olarak anlamamak gerekir. Kolonu veya kirişi kırarak, delerek tesisat borularının, doğalgaz borularının geçirildiğini gördük. Bunlar da kolon kesmektir. Kolon kesilmesiyle veya belirttiğimiz gibi taşıyıcı elemanları kırma, delme gibi uygulamaları belediyeler kontrol edip gerekli işlemleri yapmalıdır.

Şu an kamuoyunda binalar yalnızca kolon kesilmişse çöker gibi bir algı var. Bu önerme ne kadar doğrudur?

Hayır, binalar yalnızca kolonları kesilirse çöker algısı yanlıştır. Ama kolonu kesilen binalar çöker. Bunu söyleyebiliriz. Binaların çökmesi çok çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Proje dışı imalat yapmak, binaların uzun süre su alması, korozyon, zemin etüdünün iyi yapılmaması, binanın yapılış amacının dışında kullanılması gibi nedenler sayılabilir. Binalarda kullanılan malzemelerin kalitesi, tasarım şekli, demir imalatındaki eksiklikler binaların göçmesine neden olabilir.

'YIKIM İŞLERİ KAYYIMA DEVREDİLDİ'

Son verilere göre Diyarbakır'da 'acil yıkılacak' listesinde 79 yapı bulunmakta. Bu yapıların ne kadarı yıkıldı? Yıkılmayan yapılar ne zaman ve hangi kurum tarafından yıkılacak?

Şu ana kadar bu yapıların 6’sı yıkıldı. Bu 6 yapının 3’ü yüksek katlı bina, diğer 3’ü ise müstakil ev ve ahırdır. Bize gelen bilgiye göre açılan mahkemelerden ötürü yıkımlar durdurulmuş. Gördüğünüz üzere süreç ağır işliyor. Bu yıkım işlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi kayyımına devretti. Onlar da doğrudan teminle bu işleri ihale ediyor. OHAL ilan edildiği için doğrudan temin bedelleri 5 milyon liraya çıkarıldı. Bahsettiğiniz acil yıkılacak yapılar, adı üzerinde, acilen yıkılması gereken yapılardır. Biz de sizin aracılığınızla soruyoruz: Bu yapılar neden yıkılmıyor?

ARAÇLAR GİBİ BİNALAR DA MUAYENEYE TABİ TUTULMALI

Depreme dayanıklı, hiç göçmeyecek bina inşa etmek mümkün müdür? 

Evet, mümkündür. Yapılar depremden ötürü ağır hasar alabilir. İnşaat mühendisleri, göçmeyecek ve enkaz haline gelmeyecek yapılar tasarlarlar. Öncelikle iyi bir zemin etüdünün yapılması gerekmektedir. Bütün zeminler de çeşitli yöntemlerle iyileştirilebilir. Zemin kazılırken kayaya kadar inilebilir, 'fore kazık' uygulanabilir, 'jet grout' uygulaması yapılabilir. Zemin iyileştirildikten sonra deprem yönetmeliğine uygun projeler yapılırsa ve uygulaması da bu şekilde olursa göçmeyen yapılar inşa edilebilir. 

Deprem hasar tespitine karşı kamuoyunda büyük bir güvensizlik var. Şu an Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ile ortaklaşa yürüttüğünüz hasar tespiti çalışmaları doğru usullerde mi yapılıyor? 

Deprem hasar tespiti bütün dünyada bu şekilde yapılıyor. Çekiçle ve çatlak ölçer cetvelle depremin taşıyıcı elemanlarda (kolon ve kirişlerde) yarattığı çatlaklar gözle gözlemlenir. Bu gözlem, özellikle bodrumda, zemin katta, asma katta ve birinci katta yapılır. Bunlar kritik katlardır. Çöken binaların çoğunluğu zemin kattan çöker. Son katı çökmüş bina görmezsiniz. Çünkü yüklemenin en fazla olduğu kat zemin kattır. Tabii çatlaklar gözlemlenirken bu çatlakların depremle mi oluştuğu, daha önceden olup olmadığı da araştırılır. Yapı inşa edilirken kalıplar erken sökülmüş olabilir ve bu da çatlak oluşumuna sebebiyet vermiş olabilir. Kalıplar söküldükten sonra betona iyi sulama yapılmamış da olabilir. Beton terleme yapar ve iyi bir sulama yapılmayınca çatlaklar oluşur. Yahut beton dökülürken iyi vibrasyon yapılmadığı için segregasyon oluşmuş olabilir. Bunların hepsi deprem öncesi kötü imalattan kaynaklanabilir. Yine de yapısının depremden ötürü hasar aldığını düşünenler, şüphesi bulunanlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne muhakkak başvurarak yeniden tespit yapılmasını sağlayabilirler.

Deprem hasar tespitiyle hasarsız veya az hasarlı raporu alan yapılar güvenli midir?

Yapı hasarsız veya az hasarlı raporu almışsa taşıyıcı sisteminde sorun olmadığı gözlemlenmiştir ve böylelikle depremin oluşturduğu hasar/hasarsızlık cinsiyle güvenlidir. Deprem öncesinde yapıda sorunlar var olabilir. Bunu deprem hasarı tespitiyle ölçmüyoruz. Bu çalışma yalnızca depremden ötürü oluşan hasarları ölçmektedir. Mesela bina 30 yıllıktır, 50 yıllıktır ve ömrünü tamamlamış olabilir. Bina sürekli su almış veya hor kullanılmış olabilir. Bunlara rağmen binada deprem hasarı gözlemlenmeyebilir. Bu yapılar depremden önce ne kadar riskliyse, deprem sonrasında da o kadar risklidir. Her yapı için bina durum tespiti yapılması gerekmektedir. Odamız bünyesinde bir bilim komisyonu oluşturduk ve bu konuda çalışmalar yürüteceğiz. Bina durum tespiti ve güçlendirme projesi alanında uzman kişilerce yürütülmesi gerekmektedir. Mühendislik geniş bir alandır. Bir mühendis her alanda uzman olmayabilir. Önümüzdeki günlerde bu işlemleri yapabilecek deneyimli, uzman, referansı olan kişileri/firmaları kamuoyuyla paylaşacağız. 

Bina durum tespiti nasıl yapılır ve hangi yapılarda bu tespit işlemi yapılmalıdır?

Öncelikle binanın projesi ilgili belediyeden temin edilir. Yapının projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilir. Proje yoksa binanın rölövesi çıkarılır. Bina etrafında çukur kazılarak zemin etüdünün yapılması gerekir. Yönetmeliğin istediği kadar ve istediği usullerde, binanın kritik katlarından karot alınarak lisanslı laboratuvarlarda incelemesi yapılır. Kolonlarda sıyırma işlemi yapılarak demir donatının gözlenmesi yapılır. Bu işlemler yapıldıktan sonra, alınan bütün sonuçlarla birlikte, binanın mevcut halinin statik projesi çizilir.  Mevcut değerleri gösteren bu projenin performans ölçümü yapılarak binanın güçlendirmeye ihtiyacını belirlenir. Yani yapı göçme ve can kaybı riski değerleri gösteriyorsa güçlendirmeye ihtiyaç vardır diyoruz. Program sayesinde hangi kolonlarda ve hangi kirişlerde güçlendirmeye ihtiyaç olduğu verisi de ortaya çıkıyor. Buna göre güçlendirme projesi çıkarırken ek kolon atma, kolon güçlendirme, perde duvar imalatı, karbon fiber uygulaması gibi birçok yöntem belirlenebilir. 

BİNALAR GÜÇLENDİRİLEBİLİR

Bina güçlendirme işi, binayı sıfırdan inşa etmek gibi kapsamlı ve teknik bir iştir.

Binalarda güçlendirme yapmak amacıyla yalnızca karbon fiber uygulaması yapan ekipler var şu an. Binaların güçlendirilmesine dair yaklaşımınız nasıldır?

Çevremizde biz de duyuyoruz; bir iki kolonu büyüterek veya karbon fiber uygulaması yaparak güçlendirme yapılabileceğini söyleyenler var. Bunlar kesinlikle doğruyu ifade etmemektedir, bilimden uzak yaklaşımlardır. Bina güçlendirmesinin teknik aşamaları bellidir ve uzun bir sürece tekabül etmektedir. Bina güçlendirme işi, binayı sıfırdan inşa etmek gibi kapsamlı ve teknik bir iştir. Bir binanın sağlam olmasını iki aşama sağlar; proje aşaması ve uygulama aşaması. Güçlendirme projesi de imalat projesidir. Alanında uzman ekiplerin yapabileceği bir iştir. Projesiz, gelişigüzel güçlendirme yapılamaz. Bu projeyi çıkartabilmek için de öncelikle yapının etrafı kazılır ve zemin etüdü yapılır. Hangi kolonların güçlü olduğunu, hangilerinin güçsüz kaldığını tespit etmek gerekiyor. Beton dayanımını görebilmek için, örneğin, her katta bulunan kolonlardan, yönetmeliğin belirlediği miktarlarda karot alınması gerekmektedir. Bütün usul ve esaslar yönetmeliklerle belirlenmiştir. Demir donatının dağılımını görmek için röntgen çekilmesi lazım, beton sıyrılarak demir donatının korozyona uğrayıp uğramadığının tespiti yapılmalıdır. Bütün bu veriler programa yüklenir ve bilgisayar ortamında analizleri yapılarak bina bir bütün olarak ele alınır. Binanın ihtiyaç duyulan elemanlarına güçlendirme yapılması gerekliliği ortaya çıkar. Programda esas itibariyle yapının göçme riski ve can kaybı yaşanma olasılığı ortaya çıkıyor. Buna göre bir güçlendirme projesi oluşturulmaya başlanıyor.  

Bir binaya güçlendirme yapmadan önce binanın yaşı hesaba katılır mı? Örneğin 30 yıllık bir binaya güçlendirme yapmak gerekir mi?

Bu durum aslında maliyetle ilgili bir konudur. Güçlendirme maliyeti, yapının yıkılıp yeniden yapılması maliyetinin %40’ını geçiyorsa güçlendirme yapmak yerine yeni yapı inşa etmek daha mantıklı olur. Bahsettiğimiz bina durum tespiti yapıldıktan ve güçlendirme projesi hazırlandıktan sonra bir maliyet çalışması ortaya çıkar. Bu maliyet göz önünde bulundurularak bir karara varılır. Ayrıca 30 yıllık bir bina artık neredeyse ömrünü tamamlamıştır. Beton dayanımı çok düşmüştür, demir donatısı muhtemelen iyi durumda değildir. Zaten bu tarz yapılarda güçlendirme için büyük maliyetler çıkar. 

Güçlendirilmiş binalara güvenmeli miyiz?

Elbette. Bahsettiğimiz bütün bu aşamalardan geçildikten sonra bina artık güvenli hale gelmiştir.