Mahfi Eğilmez yazdı: Makroekonomik denge bozulmaya devam ediyor
İktisatçı Mahfi Eğilmez, 2020 için üç önemli veri (hazine nakit dengesi, işsizlik oranı ve cari açık) üzerinden ülkenin ekonomik durumunu analiz etti ve "Kasım verileri bize 2020'de hem cari açığın hem de bütçe açığının yüksek olacağını gösteriyor. Bu durum gelecek dönemde iki açığı birden çözmek zorunda kalacağımız için en ciddi sorunlardan birisi olacak" öngörüsünde bulundu.
DUVAR - Mahfi Eğilmez'in kişisel blogu 'mahfiegilmez.com'daki analizi şöyle:
2020 yılının birçok göstergesi çıkmış olsa da bazı göstergeler henüz tamamlanmadı. En son açıklanan üç önemli veriyi ele alalım.
İlk veri hazine nakit dengesi. Bire bir aynı şey olmasa da çok
yakın iki veri olması nedeniyle hazine nakit dengesi bütçe dengesi
için bir anlamda öncü göstergedir. Nakit dengesi aşağıdaki
tablodaki gibi açıklandı (Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı.)
Buna göre uzun bir süre sonra nakit dengesi GSYH’nin yüzde 3’ünü
açmış bulunuyor. Bütçe açığı da bu orana yakın olacaktır. Bu
durumda yıllardır ekonominin dengesi olarak yüzde 3’ün altında
tutulan bütçe dengesi çıpa niteliğini kaybetmiş görünüyor. Bu
önemli bir denge kaybıdır. Öte yandan Türkiye’nin yıllarca dikkatle
kolladığı faiz dışı fazla verme çabası da son dört yılda tersine
dönerek faiz dışı açık vermeye başlamıştır. Bu açığın artması ise
borçlanmanın ve dolayısıyla borçlanma maliyetinin artacağının
göstergesidir.
İkinci veri ekim ayı işsizlik oranı. Buna göre Ekim 2020
itibarıyla resmi işsizlik oranı Eylül ayındaki yüzde 12,7 oranında
kalmış görünüyor (Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, Ekim
2020.)
İşsizlik oranı resmi işsiz sayısının işgücüne bölünmesiyle bulunuyor. Buna karşılık işsiz olup çalışmaya hazır olanlar ve mevsimlik çalışanlardan son 4 hafta içinde iş arama kanallarına başvurmamış olanları ve zamana bağlı eksik istihdamı da hem işsiz hem de işgücü sayısına ekleyerek (geniş işgücü oluyor) hesaplama yaparsak karşımıza yüzde 26,9 oranında geniş işsizlik oranı çıkıyor. Türkiye için gerçek işsizlik oranı aslında budur. Çalışmaya hazır + mevsimlik çalışanlar ile zamana bağlı eksik istihdam işsizler arasında sayılmıyor. Öyle olunca da resmi işsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre azalmış görünüyor. Oysa geniş işsizlik ciddi biçimde artıyor.
Üçüncü veri ödemeler dengesi ya da kamuoyunu ilgilendirdiği
biçimiyle cari denge. Cari açık artmaya devam ediyor (Kaynak: TCMB,
Ödemeler Dengesi İstatistikleri, Kasım 2020.)
Tablo son dört yılı karşılaştırmalı olarak gösteriyor. Geçen yılki fazladan son bu yıl cari denge yeniden açığa dönmüş durumda. 12 aylık bazda cari açık GSYH’nin yüzde 5’ini aşmış bulunuyor. Yılsonunda açık muhtemelen bu oranın üzerinde olacak. Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırımlar azalırken portföy yatırımları yükseliyor. Bu kalıcı para girişi yerine sıcak para girişine dönüşü gösteriyor. Hizmet gelirlerindeki büyük düşüş asıl olarak turizm gelirlerinin düşmesinden kaynaklanıyor. İlk on ayda resmi rezervlerde 38,6 milyar dolar azalma olmuş. Bir başka ifadeyle açığı finanse edebilmek için rezervlerimizin 38,6 milyar dolarını harcamışız.
Her üç gösterge de ekonomik dengelerin bozulmaya devam ettiğini
gösteriyor. Enflasyondaki bozulmayı da bunlara eklersek önümüzdeki
döneme ciddi bir sıkıntı aktardığımızı açıkça görebiliyoruz.
Bozulan dengeler içinde belki de en önemlisi bütçe dengesi ile cari
denge arasındaki ilişki. Bu iki dengeyi aynı grafik üzerinde
aşağıda gösterelim:
Dikkat edilirse bütçe dengesiyle cari denge birbiriyle ters yönlü
bir ilişki içindeler ve dolayısıyla birbirini dengeliyorlar.
Örneğin 2001 krizinde bütçe açığı çok yüksekken cari fazla oluşmuş.
2009 krizinde (küresel krizin bize etkisi 2009’da oldu) cari açık
azalırken bütçe açığı artmış. 2011 yılında bu kez cari açık
artarken bütçe açığı daralmış. 2019 yılında cari fazla varken bütçe
açığı belirli miktarda yükselmiş. 2020 yılı bu açıdan istisnai bir
yıl. Henüz elimizde aralık ayı verileri olmasa da Kasım verileri
bize bu yıl hem cari açığın hem de bütçe açığının yüksek olacağını
gösteriyor. Bu durum gelecek dönemde iki açığı birden çözmek
zorunda kalacağımız için en ciddi sorunlardan birisi olarak
karşımızda duruyor.