Kurtulmuş'tan Can Atalay tepkisi: TBMM kendi gündemine hakimdir

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yargıtay ve AYM krizine ilişkin açıklamalarda bulundu: "TBMM kendi gündemine hakimdir. Kendi gündemi ve öncelikleri içinde bu konuda gereğini yapacaktır"

Abone ol

DUVAR - Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te AK Parti grubunu ziyaret etti.

TİP Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilli konusunda Yargıtay ve AYM arasında yaşanan krize yönelik açıklama yapan Kurtulmuş, "Önümüzdeki mesele iki yüksek mahkemenin içtihat ve tutum farkından kaynaklanan meseledir. Türkiye anayasal bir hukuk devletidir. Tüm kurumların görev yetki ve sorumlulukları bellidir. Milli iradenin tecelligahı TBMM, başka bir kurum tarafından görevlendirilecek bir yer değildir. TBMM kendi gündemine hakimdir. Kendi gündemi ve öncelikleri içerisinde, bu mesele başta olmak üzere, bütün meseleleri çözebilecek kararların uygulamasını yapabilecek olan yer TBMM'dir. Herkes rahat olsun" dedi.

"Ortada 12 Eylül darbe anayasasının getirmiş olduğu bir sorunla karşı karşıyayız" ifadelerini kullanan Kurtulmuş, "Kurumlar arasındaki çelişkileri ortadan kaldıracak şekilde, Türkiye’de yeni bir anayasa çalışmasının ne kadar zaruri olduğunu gösteren bir örnektir. Bu örnek üzerinden, ümit ederim ki hiçbir önyargı içinde olmaksızın anayasa çalışmalarında yeni bir düzenlemenin yapılması mümkün olur" diye konuştu.

Kurtulmuş, "Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi için kararın okutulmasıyla ilgili kanaatiniz nedir?" sorusuna, "Burada kişisel kanaatler değil, tekrar söylüyorum. Türkiye'de kurumların yetki ve sorumlulukları bellidir. TBMM kendi gündemine hakimdir. Kendi gündemi ve öncelikleri içinde bu konuda gereğini yapacaktır" yanıtı verdi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay'ın dosyasını onadıktan sonra, milletvekilliğinin de düşürülmesi için TBMM’ye bildirimde bulunmuştu.

'KAMUOYU VİCDANINI DİKKATE ALARAK YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ KANAATİNDEYİM'

Hrant Dink'in katili Ogün Samast'ın serbest bırakılmasına ilişkin konuşan Kurtulmuş, "Ogün Samast'ın tahliyesi
mahkemenin nihayetinde verdiği bir karar var. Şartlı tahliye ile ilgili daha önce reddedilmiş olan bir durumla karşı karşıyayız. İnfaz sistemimizle ilgili belki yeni bir düzenlemeler lazım. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan birisi yaştan dolayı bu cezası belli bir süreye indirilmiş ondan sonra da maalesef iyi hal dolayısıyla dışarıya çıkarılmış. Bütün bunlar bizim yargı sistemimiz içerisinde yeniden gözden geçirilmesi gereken hususlar olduğunu ortaya koyuyor. Bunları kamuoyu vicdanını dikkate alarak yeniden gözden geçirilmesi kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Gezi Davası'ndan mahkum olduktan sonra milletvekili seçilen ve Anayasa Mahkemesi'nin hakkında ihlal kararı verdiği Avukat Can Atalay'ın dosyası Anayasa Mahkemesi tarafından yerel mahkeme olan İstanbul 13. Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.

Mahkeme, dosyada karar verme yetkisinin Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde olduğunu belirterek dosyayı bu daireye iletmişti.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, önceki kararının doğru olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararına uyulmamasına hükmetmiş ve Can Atalay'ın mahkumiyet kararını onamıştı. Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’yı ihlal ettiğini ve yetkisini aştığını belirten Yargıtay 3. Ceza Dairesi Atalay hakkında ihlal kararı veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulunmuştu.

Atalay’ın milletvekilliğinin de düşürülmesi için TBMM’ye bildirimde bulunan Daire, Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik işlemlere başlanması için kararın bir örneğinin TBMM Başkanlığı'na gönderilmesine hükmetmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin 'birçok yanlışı arka arkaya yapar hale geldiğini' söyleyerek, "Parlamentomuz da bu konularda ağır hareket ediyor. Yani birçok terörist parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması süreci geciktiği için kaçtılar, yurt dışına çıktılar. Bunların bu kadar ağır ele alınmaması gerekiyor. Çok seri kararla bu işlerin bitirilmesi lazım" demişti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Yargıtay'dan yana taraf olup, AYM'nin kapatılması ya da yeniden yapılandırılması gerektiğini söylemişti. Bahçeli bu konuda Meclis'e de çağrıda bulunarak, "Yargıya saygı mecburidir, bu kararın gereği TBMM’de derhal yapılmalı, konu kapatılmalıdır" ifadelerini kullanmıştı. (HABER MERKEZİ)