Kültür Meclisi açıldı: Kültürel hakları gündeme getireceğiz

Yeni gazetecilik girişimi Kültür Meclisi'ni kurucusu Aslı Uluşahin’le konuştuk. Uluşahin, "Türkiye kritik bir seçime gidiyor ama kimse kültür politikalarını konuşmuyor. Öyleyse biz yapalım dedik" dedi

Abone ol

DUVAR - Kültürel haklar ve kültür politikalarına odaklanan yeni bir gazetecilik girişimi olan Kültür Meclisi yayın hayatına başladı. Güncel Gelişmeler, Anayasa ve Yasalar, Makaleler ve Tezler, Parti Programlarında Kültür başlıklarının ön plana çıktığı sitede ayrıca akademisyenler, kültür kuruluşları, kültür üreticileri, meslek örgütleri ve siyasi partilerle görüşmeler ve görüşler de yer alacak. 

Seçim dönemine yönelik bir yıllık bir çalışma olarak tasarlanan Kültür Meclisi’ni kurucusu Aslı Uluşahin’le konuştuk.

Kültür sanat sayfaları gazetelerde ya da internet sitelerinde bir ek olarak düşünülür. Kültür Meclisi ise sadece sanat ve kültür üzerinden yayın yapan bir internet sitesi olarak tasarlanmış. Üstelik biraz dergi formatında, dosya denebilecek yazılar var. Neden böyle bir yapıyı tercih ettiniz?

Aslında en temel itirazımız, kültür sayfalarının gazetelerde/internet sitelerinde bir ek olarak görülmesine. Kültür, Türkiye’nin önemli gündemlerinden biri. Bir kere bütünüyle politik bir alan. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyaya böyle. Baktığınızda, AK Parti iktidarının da en önemli adımlarının kültürle ilgili olduğunu görürsünüz. Eğitim sisteminin değiştirilmesi ya da Kürt meselesi gibi… Öte yandan, ekonomi, dış politika, iç politika, hatta teknoloji, çevre… Bunlar hep kültüre temelden bağlı. Yani birine bakarken kültür bağını görmezseniz, tabloyu kavramak zorlaşır. Özellikle ekonomi-kültür ilişkisini… Bir de tabii kültür, yaratıcılığı, özgünlüğü, sezgiselliği, bilmediğimiz dünyalardan seslenen haliyle çok özel bir alan ve hepimizin buna ihtiyacı var.

Dolayısıyla, bana kalırsa, kültür gazeteciliği eklere ötelenmeyip, yayınların baş köşesine oturtulmalı ama Türkiye’de durum sizin söylediğiniz gibi olduğundan, yani kültür gazeteciliğinin alanları gittikçe daraltıldığı için, yıllar önce Kültür Servisi internet gazetesini kurmuştuk. Yalnızca kültür haberleri veriyorduk ve kendi alanında başarılı da oldu. Kültür Servisi 6 yıl yayınını sürdürdü. Kültür Meclisi de aslında aynı ihtiyaçtan doğdu. Türkiye kritik bir seçime gidiyor ama baktık ki kimse kültür politikalarını konuşmuyor, yayınlarda bu konuyu ele almıyor. Kimse partilere gidip kültür politikanız nedir diye sormuyor. Öyleyse biz yapalım dedik.

'KÜLTÜR MECLİSİ, KÜLTÜREL HAKLARI GÜNDEME GETİRMEYİ AMAÇLIYOR'

Kültür Meclisi’nde siyasi partilerin kültür politikalarına ilişkin özel bir önem verildiğini görüyoruz. Türkiye seçim sürecine de girdi. Siyasi partilerin kültür politikalarıyla ilgili nasıl çalışmalar yapacaksınız?

Kültür Meclisi’nin kuruluş amacı, geçmişten bugüne Türkiye’de kültür politikalarının görünür ve tartışılır olmasını sağlamak. Bu nedenle seçim öncesinde yayına başladık ve Kültür Meclisi’ni seçim dönemine yönelik, bir yıllık bir gazetecilik faaliyeti olarak planladık. Partilerin programlarında kültüre nasıl yer verdiklerini gösteren bir seri yapıyoruz, bugüne kadar AK Parti’den TİP’e, sekiz partinin programını inceledik. Ayrıca partilerin ya da ittifakların kültür alanıyla ilgili ne yaptığını ya da yapmadığını haberleştirmeye çalışıyoruz. Meclis tutanaklarının kaydını tutuyoruz, kim neler söylüyor görmek/göstermek için. Bir de parti temsilcileriyle görüşmeler yapıyoruz. Kültür eylem planı hazırladıkları için DEVA Partisi’yle başladık, devam edeceğiz.

Kültür Meclisi’nin diğer amacı ise kültürel hakları gündeme getirmek, yapılan çalışmalarla birlikte, kültür alanının sorunlarını, talep, öneri ve beklentilerini bir merkezden yetkililere, alan bileşenlerine ve halka duyurmak. Bunun için akademisyenlerle, meslek örgütleriyle, kültür kuruluşları ve kültür üreticileriyle (yazarlar, yönetmenler, sanatçılar, oyuncular gibi) görüşmeler yapıyor, yazılarını yayımlıyoruz. Tek merkezden aktarıyor olmayı önemsiyoruz, yoksa ülkenin gündemi içinde görünmez olabiliyor. Aynı zamanda bu yayınların/birikimin, üretilecek kültür politikalarına ya da alan çalışmalarına kaynak olmasını umuyoruz.
Uzattım ama, aslında Kültür Meclisi, şöyle bir hayali, gerçeğe dönüştürme girişimi: Bir mecliste herkese açık bir kürsü var ve isteyenler o kürsünün başına geçip istediklerini söylüyor. Bu kürsü, kültür alanı bileşenleri kadar halka da açık.

Partilerin kültür politikaları nasıl? Bugüne kadar nasıl sonuçlara ulaştınız?

Çalışmaya yeni başladık ama dediğim gibi şimdiye kadar sekiz partinin programını inceledik. Temel haklar ve özgürlükler yanında, kültür alanında neye yer verip neyi öteledikleri bize önemli bilgiler veriyor. Bazı programlarda kültür yalnızca temel hak ve özgürlükler çerçevesinde ele alınmış. Bazıları ise yeni kurumlar oluşturmak ya da mevcut kurumların yapısını değiştirmek gibi alana özgü çözümler sunuyor. Bazılarında LGBTİ+’ların hakları anılıyor, bazılarında ‘kutsal aile’ ifadesi öne çıkıyor. Bazıları inananların haklarını korumak istiyor, bir diğeri ‘inanmayanların da hakları vardır’ diyor. Bazıları açıktan sansürü savunuyor, gibi. Burada parti adlarını saymak yerine, Kültür Meclisi’ne girip karşılaştırarak okumalarını çok isterim.

Programlar ipucu veriyor ama seçim dönemine kadar açıklayacakları politikalar daha önemli. Bugüne kadar dediğim gibi yalnızca DEVA Partisi bu alanda bir eylem planı sundu. Eskiden CHP’nin Kültür ve Sanat Komisyonu vardı, düzenli raporlar yayımlar, paneller düzenlerlerdi. Yeni dönemde ne yapacaklar göreceğiz.
Aslında hangi partinin kültür sanattan sorumlu yetkilisi var, o bile bize bu alana verdikleri önemi gösteriyor.

Bir de tabii alandan topladığımız veriler var. Şimdilik öne çıkan talep, baskı ve engeller ile ekonomik zorluklar dışında, kültür alanıyla ilgili yasal ve ekonomik değişim talebi. Bunları zaten düzenli olarak yayımlayacağız.

'ÖNCELİĞİMİZ ÇOK 'TIK' DEĞİL, BİLGİ TOPLAMAK VE BU BİLGİYİ DOĞRU BİÇİMDE AKTARABİLMEK'

Sanırım günlük olarak güncellenen bir site değil. Bu okunma oranları açısından bir handikap değil mi?

Haftanın dört-beş günü yeni metinler/görüşme kayıtları yayımlıyoruz ve bu istikrarı sürdürmek istiyoruz. Ama Kültür Meclisi günde onlarca haberin verildiği bir ‘sıcak haber’ mecrası değil. Belli konulara odaklanan, çerçevesi belli bir gazetecilik faaliyeti. Gündemi elbette takip ediyoruz ama biz kendi kapsamımız odağında yayın yapacağız. Sıcak bir gelişmeyi de, eğer bizim meselemize dahilse, sonrasında enine boyuna ele almayı tercih ederiz.

Bu durum okunma oranları, yani tık’lamalara yansıyabilir tabii. Elbette herkese ulaşmak istiyoruz; herkes görüşünü söylesin veya tartışmaya katılsın istiyoruz. Hatta kültür alanının dışındakilerin de ilgisini çekmeyi hedefliyoruz. Ama önceliğimiz çok ‘tık’ değil, bilgi toplamak ve bu bilgiyi doğru biçimde aktarabilmek. Sitemiz de bu nedenle oldukça sakin ve sade.

Kültür ve sanatın değişik dalları arasında ağırlık vereceğiniz özel bir alan var mı?

Hayır, Kültür Meclisi kültürün tüm alanlarına açık. Sinemadan kent kültürüne ya da edebiyattan müzelere kadar. Çevre hakkı, toplumsal cinsiyet eşitliği, basın özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükleri de kültürün içinde kabul ediyoruz. Ayrıca işin ekonomisine, hukukuna da bakmak istiyoruz. Yasalarımız nasıl, vergi oranları nedir, farklı ülkelerle bağımız ne durumda, gibi… Bunların hepsine ne kadar uzanabileceğimizi, hem zaman hem de katılım belirleyecek. Kültür Meclisi bir gazetecilik girişimi ve katılımla gerçekleşecek.