Kırım Zirvesi'nde 'Kırım Ukrayna'dır' mesajı

60 ülke ve uluslararası örgütten liderler ve üst düzey yetkililerin katıldığı 2. Kırım Platformu Zirvesi'nde, 'Kırım'ın Ukrayna toprağı olduğu' mesajı verildi.

Abone ol

DUVAR - Kırım'da Rusya-Ukrayna arasında çatışmaların sürdüğü bir dönemde ve Ukrayna'nın 31'inci bağımsızlık günü kutlamalarından bir gün önce, 60 ülke ve uluslararası örgütten liderler ve üst düzey yetkililer 2. Kırım Platformu Zirvesi'nde bir araya geldi. Çevrimiçi ortamda yapılan zirveye katılan 60 ülke ve uluslararası kurum lideri, Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceklerini belirtti ve "Kırım'ın Ukrayna toprağı olduğu" mesajını verdi.

Amerika'nın Sesi'nin aktardığına göre, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ve Kırım Tatar Topluluğu lideri ve Ukrayna milletvekili Mustafa Cemilev zirveye şahsen katıldı. Kiev'e gelemeyen ABD, İngiltere, Almanya, Kanada, Fransa, Türkiye, AB ülkeleri, bazı Latin Amerika ve Afrika ülkeleri, Avustralya, Yeni Zelenda, Japonya liderleri zirveye canlı bağlantı ya da video mesajlarıyla katıldı. BM, NATO, Avrupa Konseyi, AGİT ve AB başta olmak üzere 20 kadar uluslararası örgüt yöneticisi de toplantıya katılarak Ukrayna'ya destek verdi.

'BAZILARI KIRIM'DA OLANLARA SESSİZ KALDI'

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba'nın yönettiği zirvenin açılış konuşmasını Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski ve Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda yaptı. Zelenski, Rusya'nın 24 Şubat'ta başlattığı operasyondan bu yana, "işgal ettiği Kırım'dan Ukrayna topraklarına, farklı türlerde 750 seyir füzesi fırlatıldığını" belirterek, "Düşünsenize, altı ayda 750 füze. Okullar, üniversiteler, evler, hastaneler, yüzlerce sivil mekanı yok ettiler" dedi.

Kırım'ın 2014 yılında Rusya'ya ilhakından bu yana yaşananları anlatan Zelenski, "Rusya, Kırım'da 21'inci yüzyılın en büyük etnik ve dini terör saldırısını gerçekleştirdi. Bazıları sessiz kaldı Kırım'da olanlara, ama bazıları da karşı çıktı. Biz Kırım halkının da özgürlüğünü savunuyoruz ve bütün bu olanlara izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

Rusya tarafından tutuklanan Kırım Türk topluluğu liderlerinden, Kırım Tatar Meclis Başkan yardımcısı Neriman Celal'in serbest bırakılması için de mücadele verilmesi gerektiğini dile getiren Zelenski, "Kırım halkı için de bu savaşı kazanmalıyız" dedi.

ERDOĞAN: UKRAYNA'NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ

Türkiye adına video kaydı aracılığıyla zirveye katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Kırım'ın Rusya tarafından ilhakını tanımadıklarını hatırlatarak, "Kırım davasının barışçıl yollarla çözülmesini destekliyoruz. Türkiye, Kırım'ın ilhakının gayri meşru olduğunu söylemiştir. Bu sadece hukuki değil, ahlaki de bir duruştur. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün egemenliğinin korunması sadece bölgesel değil, küresel güvenlik ve istikrar açısından büyük önem taşır. Tarih boyunca büyük acılara maruz kalan Kırım Tatar soydaşlarımız kendi ana yurtlarında barış içinde yaşamanın haklı mücadelesini veriyor. Türkiye bu süreçte Ukrayna ve Kırım halkının yanında olmaya devam edecektir" dedi.

Türkiye olarak Rusya ile savaşın da barış yoluyla çözülmesi için çaba gösterdiklerini hatırlatan Erdoğan, "Bu alanda önemli ve somut başarılar elde ettik. Ancak yakalanan ivmenin korunması ve kalıcı sonuçlara dönüşmesi tarafların barış yönünde atacağı adımlara bağlıdır. Kırım dahil, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne desteğimizi tekrarlıyor bölgemizin en kısa zamanda yeniden barışa kavuşmasını diliyorum" diye konuştu.

DUDA: UKRAYNA'NIN YANINDA DURMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Polonya Devlet Başkanı Duda da, Kırım Türkleri'ne Türkçe olarak "kıymetli Kırım dostlarımız, kıymetli Kırım halkı" diye seslenerek, Zelenskiy'e de "Polonya sizin eviniz, Polonya sizin memleketiniz. Polonya Ukrayna'nın yanında durmaktan vazgeçmeyecek, bize ihtiyacını olduğu sürece yanınızda olacağız" sözleriyle desteğini açıkladı. Kırım Tatar milli hareketinin lideri Mustafa Cemilev de, "Sadece Ukrayna'da değil dünyanın her yerinde korkunç cinayetler işleyen Rusya'ya karşı birlik olma" çağrısı yaparak, Ukrayna'nın zor günlerinde yanında olan bütün ülkelere teşekkür etti.

KANADA VE ALMANYA'DAN 'DESTEK' MESAJLARI

Bunun ardından ilk sözü Kanada ve Almanya Başbakanları Justin Trudeau ve Olaf Scholz aldı. Enerji ve gıda güvenliği için atılan adımları sıralayan Trudeau, "Kanada her zaman demokrasi ve uluslararası hukuku savunmak üzere Ukrayna'nın yanında olacak. Rusya'nın savaşına ve korkunç eylemlerine alışmamalıyız" dedi. Olaf Scholz da, Kiev'e askeri, mali yardım göndermeye devam edeceklerini, uçaksavar savunma sistemleri de dahil olmak üzere "yeni askeri yardım göndermeye hazırlandıklarını" belirterek, "Ukrayna'nın herhangi bir bölgesinin statüsünü değiştirme girişimini asla tanımayacağız" diye konuştu.

BLINKEN: KIRIM DA UKRAYNA TOPRAĞIDIR

Ukrayna'ya en güçlü mali ve askeri desteği veren ABD adına konuşan Dışişleri Bakanı Antony Blinken de, uluslararası toplumdan Rus ordusu Ukrayna'yı terk edene kadar Putin üzerindeki baskılarını sürdürmelerini istedi. Blinken, "Kırım Platform'u çok önemli. Donestk ve Luhansk gibi Kırım da Ukrayna toprağıdır. Bu bizim 2014'deki pozisyonumuzdu, 2022'de de pozisyonumuz olmaya devam ediyor. Ukrayna'ya ekonomik, güvenlik ve diplomatik desteğimize devam etmeliyiz. ABD bunu yapmaya devam edecek" dedi.

JOHNSON İLE MACRON'DAN 'BİRLİK' MESAJI

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Vladimir Putin'in "Kırım'a yaptığını tüm Ukrayna'ya yapmak istediğini" dile getirerek, "Ukrayna'nın verecek tek karış toprağı yoktur. Rusya'nın tek karış Ukrayna toprağını işgal etmesini kabul etmeyeceğiz. Hiçbir zaman olmadığı kadar birlikte durmalıyız. Ekonomik, insani, askeri ve diplomatik desteğe devam edeceğiz" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, Rusya karşısında "zayıflık göstermeme ve taviz vermeme" çağrısı yaparak, "Herhangi bir zayıflığa, herhangi bir uzlaşma arzusuna sahip olamayız, çünkü hepimizin özgürlüğü ve dünyanın her yerinde barış tehlikede" mesajını paylaştı.

'NATO, UKRAYNA İLE TAM DAYANIŞMA İÇİNDEDİR'

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, Rusya'nın işgalinin BM Şartı'na aykırı ve yasadışı olduğunu, her ülkenin toprak bütünlüğün saygı duyulması gerektiğini söyledi. Sivastopol ve Ukrayna'daki insani duruma dikkat çeken Guteres, bu konuda 2018'den bu yana 6 ayrı rapor hazırladıklarını ve bu konuda çaba göstermeye devam edeceklerini dile getirdi.

Zirveye bağlanan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, Ukrayna'nın "altı korkunç acılı ay geçirdiğini" belirterek, "Ancak aynı zamanda acımasız saldırganlığa direnme, karşı koyma, topraklarınızı geri alma ve Rusya'ya büyük maliyetler getirme konusundaki inanılmaz yeteneğinizi de gösterdiniz. NATO, Ukrayna ile tam dayanışma içindedir. Müttefikler, Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü, kendinizi savunma ve kendi yolunuzu seçme hakkınızı tam olarak destekliyor" dedi.

NATO'nun Ukrayna'ya sağladığı "eşi görülmeyen insani, mali ve askeri destek" konusunda bilgi veren Stoltenberg, "Ukrayna ile uzun vadeli ortaklığımıza bağlıyız. Ukrayna'nın Sovyet döneminden NATO standartlarındaki teçhizata geçişine yardımcı olacağız, savunma ve güvenlik sektörü reformunuzu sürdüreceğiz ve savaş sonrası yeniden yapılanma yolunda size yardımcı olacağız. NATO; ne kadar sürerse sürsün, Ukrayna'nın yanında olmaya devam edecek. Kış geliyor ve kış zor olacak. Ezici bir yıpratma savaşı, bir irade savaşı ve lojistik savaş devam ediyor. Bu nedenle Ukrayna'ya desteğimizi uzun vadede sürdürmeliyiz" ifadelerini kullandı. 

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Konsey Başkanı Charles Michel, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejçinoviç Buriç de zirveye katılarak, Ukrayna'ya Rusya ile mücadelesinde desteğe devam etme sözü verdi.

MİÇOTAKİS'TEN '1974' BENZETMESİ

G7 dönem başkanlığını devralacak Japonya Başbakanı Kishida Fumio, G7 ülkeleri olarak Ukrayna'ya mali ve diplomatik destek vermeyi sürdürme taahhüdünde bulundu. AB'nin dönem başkanlığını üstlenen Çek Cumhuriyeti lideri Petr Fiala da, "önümüzdeki dönemde bir numaralı misyonlarının Ukrayna halkının yanında durmak" olacağını söyledi. Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis ile Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Yannis Kasulidis, Rusya'nın Kırım ilhakını Türkiye'nin 1974'teki Kıbrıs müdahalesine benzetti.

Geniş katılımın sağlandığı zirveye Hindistan, Pakistan, Çin, İsrail başta olmak üzere Rusya'ya destek veren ya da tarafsız kalmak isteyen ülkeler katılmadı.

İsrail hükümeti zirveye destek vermeyince, yerine davet edilen İsrailli eski diplomat ve insan hakları aktivisti Natan Sharansky, "Benim hükümetimin buraya katılmamasından büyük üzüntü duyuyorum. Ama eminim, hükümet katılmasa da İsrail halkı, Ukrayna halkının yanında" dedi.