Kılıçdaroğlu: Sözüm söz mülakat belasını kaldıracağız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, KPSS’den yüksek puan alıp, mülakatlarda düşük puan verilip, atanamayan öğretmen adayları ile görüştü. “Bu evlatlarımızın hakkını korumak benim boynumun borcudur” dedi.

Abone ol

ANKARA- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Kamu Personel Seçme Sınavı’ndan (KPSS) yüksek puanlar almalarına karşın sözlü mülakatlarda düşük puanlar verilerek kamu görevine atanamayanlarla bir araya geldi.

CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından Kemal Kılıçdaroğlu, mülakat mağduru dört gençle birlikte kamera karşısına geçip açıklama yaptı, “Sözüm söz mülakat belasını kaldıracağız” dedi.

Kılıçdaroğlu’yla görüşen ve mülakat nedeniyle atamaları yapılmayan dört öğretmen kürsüden yaşadıklarını anlattı.

'BÜYÜK BİR HAKSIZLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

KPSS sınavından 79,72 alan Salihcan Büyükaydın, İngilizce öğretmenliği alanında 303’üncü oldu. Sözleşmeli öğretmenlik için yapılan mülakata giren Büyükaydın’a sözlü sınavdan 56 verildi. Mülakat sonucunu öğrenmesinin ardından iki gündür uyku uyuyamadığını belirten Büyükaydın, “İki gündür yollardayım. Kurum kurum geziyorum. Deyim yerindeyse çalmadık kapı bırakmadık. İki gündür sadece dört saat uyudum. Büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. İnşallah bizim hakkımızın geri verilmesini umuyorum" dedi.

Lise matematik öğretmeni Fuat Korkmaz ise alanında Türkiye 68’incisi olduğunu belirterek, "Günlerimi, ailemden çocuğumdan feragat ederek çalışarak bu dereceyi elde ettim. Sözlü mülakatımın çok iyi geçmesine rağmen, mülakattaki hocalarımın beni tebriklerle uğurlamasına rağmen ben şu an 55 puan aldım. Bin kişiye yakın böyle arkadaşımız var çok mağduruz. Adalet istiyoruz. Hakkımızın teslim edilmesini istiyoruz" dedi.

Felsefe grubu öğretmeni olan ve mülakatta düşük puan verilen Hatice Ulubay ise, "Puanım 87.75. Ben de elendim. Bu benim ikinci mülakatımdı. Üç ay önceki mülakatımla aynı verildi. 81,5’tu 82’ye yuvarlandı. Şimdiki mülakat puanım 54. Ben halen neden elendiğimi bilmiyorum. Sadece bunu öğrenmek istiyorum” diye konuştu.

Özel eğitim öğretmeni Ahmet Yılmaz, “Benim babam beni okutmak için bel fıtığı oldu. Yıllarca emek verdi. Şu anda hareket ederken bile zorlanıyor. Ama benim hakkım gasp edildi. 55 verilerek benim atama hakkım elimden alındı. Şu anda kontenjana dahilim ama atanamıyorum” ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU: YETKİLİLERE SABAHTAN BERİ ULAŞAMIYORUZ

Mülakatta elenen öğretmen adaylarının ardından konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Konuşan dört arkadaşımız bizim evlatlarımız. Yani Türkiye’nin bugünü ve geleceği. Yapılan bu işlemlerden dolayı onlara özür borcumuz var. Fakat bırakın özür dilemeyi, yetkililere sabahtan beri ulaşamıyoruz. Bakan Bey’e sabahtan beri ulaşamıyoruz. Bu haksızlığı 84 milyonun duymasını istedim” dedi.

Mülakatta elenen Sara adlı bir öğretmenle dün akşam telefonda konuştuğunu, Sara’nın, “Çok üzgünüm keşke bu puanı almasaydım. En azından bir gerekçem olurdu. Yüksek puan alamadığım için mülakata da çağırılmadım derdim” ifadelerini kullandığını belirten Kılıçdaroğlu, “Halkımıza seslenmek isteriz. Adaletin olmadığı bir yerde huzur olur mu? Bereket olur mu? Bu çocukların hayalini çalmak kimin hakkıdır? Kim böyle bir hakkı kendi üstüne alıyor? Bu çocukların geleceğini nasıl çalıyorlar? Buna hepimizin itiraz etmesi lazım. Yazıktır, günahtır” diye konuştu.

İktidara geldiklerinde sözlü mülakatı kaldıracaklarını, mülakat nedeniyle atanamayan öğretmenlere hukuki destek vereceklerini belirten Kılıçdaroğlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

YARGI KARARINA UYMUYORLAR: Daha önce bu konuda benzer olaylar çıktığında konu Danıştay’a yansıdı. Danıştay’ın verdiği bir karar var. Mülakata artı üç eksi üç verebilirsiniz diyor. Bir puan aralığı belirliyor. KPSS’de aldığı puanla mülakatta aldığı puan aralığını belirliyor. Buna uymuyorlar. Yani Danıştay kararına uymuyorlar. Danıştay, yargı kararına uymayan bir yönetim olabilir mi? Aklımızın almadığı, düşünemediğimiz olaylar Türkiye’de yaşanıyor. Bu karar çıktıktan sonra Milli Eğitim Komisyonu’nda bütün siyasi partilerin temsilcileri hep beraber Danıştay’ın bu kararına uyulması konusunda görüş birliği sağladılar. Grubu olan bütün siyasi partilerin temsilcileri de ordaydı. AK Parti de CHP de İYİ Parti de HDP de ordaydı. Bu konuda görüş birliği sağladılar. Görüş birliğine dahi uyulmuyor. Yazık günah değil mi bu çocuklara? TBMM’nin aldığı karara uymayacaksınız, Danıştay kararına uymayacaksınız, çalışkan öğrencilerin hakkını yiyeceksiniz sonra da bana adaletten demokrasiden söz edeceksiniz.

BİRİLERİNİN HAKKINI BİRİLERİNE YEDİRMEYECEĞİZ: Bu evlatlarımızın hakkını hukukunu korumak benim boynumun borcudur. Her türlü hukuki desteği vereceğiz. Haklarını alıncaya kadar da mücadele edeceğiz. Saray da bunu çok iyi bilsin. Sarayın şürekaları da çok iyi bilsin. Birilerinin hakkını birilerine yedirmeyeceğiz. Birilerinin hakkını birilerine yedirirseniz, torpili getirirseniz, adam kayırmacılığı getirirseniz bu işler düzelmez. Milletime açık ve net söz veriyorum. Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda bu mülakat belasını kaldıracağım. Ne mülakatı kardeşim. KPSS’ye giriyor, kim kaç puan alıyorsa puanına göre yerleştireceksiniz, bu kadar. Benim adamım olsun, onun adamı olsun, onun dayısı olsun, onun akrabası olsun… Dayısı, akrabası, yakını olmayan ne yapacak? Bu ülkenin garibi fukarası ne yapacak? Boğazından kesip evladını yetiştiren anne baba ne yapacak? Sözüm söz bu mülakat belasını kaldıracağız. Böyle bir rezalete asla izin vermeyeceğiz. Bu arkadaşlarımızın hakkını da hukukunu da sonuna kadar destekleyeceğiz ve her türlü hukuki desteği vereceğiz."


‘BİR KISIM GENCİN HAKLARINA GASP EDERSİN, BESLEMELERİNE PEŞKEŞ ÇEKERSİN’

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ndeki açıklama sonrası sosyal medya hesabı üzerinden de bir paylaşım yaptı. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den randevu talebinde bulunduğunu tekrar hatırlatan Kılıçdaroğlu, “KPSS’deki mülakat rezilliğini konuşmak üzere, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den randevu talep ettim, hala ses yok. Anlaşılan eğitimden daha önemli işleri var. Saray Hükümeti görüşmelerden kaçarak, bu işleri sümen altı edebileceğine inanıyor. Yanılıyor. Erdoğan, gençlere propaganda yaparsın, şiir okursun, şarkı söylersin. Oy için yapmayacağın şey yoktur senin. Sonra bir kısım gencin haklarını gasp edersin, beslemelerine peşkeş çekersin. Bakanından yanıt bekliyorum, haberin olsun!” dedi. (DUVAR)