KESK Eş Genel Başkanı Yeşil: Kamu çalışanı geliri yoksulluk sınırına yaklaşıyor

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, kamu emekçilerinin ekonomik sıkıntıların söz etti, çalışanları güçlü bir örgütlenmeye çağırdı.

Abone ol

İZMİR – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil'in katılımıyla Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube binasında düzenlenen toplantıda konuşan Yeşil, Türkiye'de enflasyon oranlarının TÜİK'in çarpıtılmış verilerine dayandırılarak açıklandığını belirterek, gerçek enflasyonun yüzde 45’leri geçtiğini ve Türkiye'de kamu emekçilerine yüzde 5 gibi bir ücret artışına imza atıldığını söyledi.

'KAMU EMEKÇİLERİNİN İNSANCA YAŞAM KOŞULLARI DÜZELTİLMEK YERİNE AÇLIĞA MAHKUM EDİLİYOR'

KESK olarak TİS dönemine giderken talepleri 6 ana başlıkta topladıklarını belirten Yeşil, 3600 Ek Gösterge'nin ise kamu emekçileri açısından yıllardır dile getirilen bir talep olduğunun altını çizdi. Yeşil, “3600 Ek Gösterge, 2018’den bu yana siyasilerin elinde seçim malzemesi olarak kullanılıyor. Bu anlamda, kamu emekçilerinin insanca yaşam koşulları düzeltilmek yerine tamamen açlığa, yoksulluğa mahkum ediliyor” dedi.

İzmir’de gerek OHAL KHK’leri ile ihraç olan kamu emekçilerinin eylemleri, gerekse demiryolları taşıma ve ulaşım iş kolundaki sürgün, baskı ve mobbinglere karşı eylemlerin devam ettiğini belirten Yeşil şöyle konuştu: “Bugün kamuda yaklaşık 500 bine yakın sözleşmeli çalışan var. 5 yıldır kadro bekliyor bu arkadaşlar. Güvencesiz ve esnek çalışma modelini, temel bir istihdam biçimi haline getirmek isteyen hükümet, son 5 yılda daha fazla istihdam biçimini ücretli, taşeron, sözleşmeli gibi kadrolu olmayan, güvenceli olmayan bir istihdam biçimine getiriyor. Bizim KESK olarak bu toplu sözleşme döneminde çözümünü istediğimiz, ısrarla talep ettiğimiz; güvencesiz istihdamın önündeki tüm engellerin kaldırılması ve kamudaki atamalarda torpilin, mülakatın, kayırmanın değil, liyakate dayalı esas atamaların yapılması talebimiz görmezden gelindi. Ücret artışı ile ilgili ise zaten bir cebimizden giren diğer cebimizden çıkıyor. Gelir vergisindeki adaletsizliği hepimiz yaşıyoruz.” 

'BİRLİKTE GÜÇLÜ BİR ÖRGÜTLENMEYİ KURMAYA ÇAĞIRIYORUZ'

Kamu emekçisine reva görülen yüzde 5-7’lik artışın zaten bir artış olarak yansımadan buharlaştığını söyleyen Yeşil, kamu emekçilerinin gelirinin, ülkedeki ekonomik koşullarda daha da azaldığını ve yoksulluk sınırına doğru yaklaştığını belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bütçe görüşmelerine doğru giderken, TİS döneminde birikerek artan sorunlara, artan yoksullaşmaya karşı kamu emekçileri olarak örgütlenme yolunu çizmek ve bütçeden haklarını talep etmek için işyeri toplantıları ve örgütlenme gezileri gerçekleştireceklerini söyleyen Yeşil son olarak şunları kaydetti:

“Pandemi koşullarının giderek derinleştirdiği bir ekonomik kriz ile karşı karşıyayız. Ancak ekonomik krizi çıkartanlar emekçiler değildir. Krizin faturası bizlere kesilmek isteniyor. Krizin faturasını krizi çıkartanlar ödesin. Kamu emekçilerinin ekmeğinden, alın terinden çalınarak krizin çözüm önerileri sunulmasın. Asgari ücretin vergi dışı tutulması talebini dillendireceğiz. Kamusal hizmetin halktan yana, özelleştirmelerin son bulduğu, herkesin rahatlıkla ulaşabileceği nitelikli, ücretsiz, ana dilinde bir kamusal hizmetin üretilmesini bütçe döneminde kamu emekçileri olarak talep edeceğiz. Buradan da bütün kamu emekçilerini; bu taleplere sahip çıkmaya, birlikte güçlü bir örgütlenmeyi, sözü kurmaya çağırıyoruz.”