Kesici'den '128 milyar dolar' tartışmasında kendisini referans gösteren AK Partililere fıkralı yanıt

CHP'li İlhan Kesici, '128 milyar dolar nerede?' tartışmasında 'Kaybolmaz, kayıtlarda vardır' sözlerini referans gösteren AK Partililere 'Atila ve Dursun' fıkrası anlatarak yanıt verdi.

Abone ol

DUVAR- CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Tele1'de Uğur Dündar'ın canlı yayın konuğu oldu. 

Eski Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı da olan İlhan Kesici, '128 milyar dolar kaybolmaz' sözlerinin AK Partililer tarafından kullanılmasına bir fıkrayla cevap verdi. 

CHP Milletvekili İlhan Kesici, Merkez Bankası’nın kayıp 128 milyar dolar rezervine ilişkin “AKP’li arkadaşlar, sözcüler; grup başkan vekili seviyesi de dahil olmak üzere, bizim arkadaşlar laf atıyorlar arada beni referans gösterip ‘bu kayıtlarda vardır hiçbir şey kaybolmaz’ diyorlar. Tamam kaybolmaz. Bu kadar ekonomiden sorumlu arkadaşlar var, biri çıkar derli toplu bir açıklama yapar. Referans olarak kullanılır değil mi? Hala referans olarak beni kullanırlar. Çünkü benden daha iyi anlatacak kimseleri yor” dedi.

Kesici ardından bu olayı fıkra anlatarak cevap verdi: Atila ile Temel mahkemelik olmuşlar. Hakim soruyor; 'Oğlum adın ne?' Cevap veriyor: 'Atila. Ama tek 'L' ile.'' Dursun'a soruyor: 'Adın ne?' Cevap veriyor: 'Dursun ama 'L' yok.' Hakim Soruyor "Oğlum Dursun'da 'L' olur mu?' Cevap geliyor: "Biz ne dedik hakim bey?" 
(128 milyar dolar) Ben diyorum ki bu kayıtlarda vardır. Bu kayıtlardan kaybolmaz. Onlar da diyor ki; "Biz ne dedik işte bunu dedik.'

'KANAL İSTANBUL DEĞİL KATAR İSTANBUL'MUŞ'

Özgür Özel de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Türkiye’deki büyükelçiliklere gönderdiği ‘ülkedeki yatırımcıların Kanal İstanbul projesine destek vermemesi gerektiğini’ belirten mektubu değerlendirdi: "Oranın mülk devrinde, oradaki arsaların tarlaların el değiştirmesinde iki önemli alıcı olmuş. Satanlar gariban vatandaş haberi yok, tarlasına yüzde 20 verince satıveriyor tarlayı. Ama alanlar Erdoğan ailesi ve AKP’nin üst düzey yöneticilerinin yakınları ya da onların iş çevreleri. Yerli olanlar bunlar. Bir de yabancılar var. O da ağırlıklı olarak Katarlılar. Yani sonradan görüldü ki o arsaların edeceği değere baktığınızda o proje bir Kanal İstanbul değil bir Katar İstanbul projesiymiş.” (HABER MERKEZİ)