Kaz Dağları için Ankara'ya yürüyenler yine engellendi: 8 gözaltı

Kaz Dağları İstanbul Dayanışması'nın doğa katliamını protesto etmek için Yoğurtçu Parkı'ndan Ankara'ya yürüyüşünü polis ikinci kez engelledi. Yürüyüşe katılan 8 kişi gözaltına alındı.

Abone ol

DUVAR - Kaz Dağları'ndaki doğa katliamına dikkat çekmek için Kaz Dağları İstanbul Dayanışması'nın Yoğurtçu Parkı'ndan Ankara'ya yürüyüşünü polis engelledi. Polis, yürüyüşteki sekiz kişiyi, Koray Türkay, Önder Yılman, Harun Turgan, Kerem Gürsu, Cenk Usta, Baran Doğan, Murat Akbas, Kaan Meriç'i gözaltına aldı.

Kaz Dağları İstanbul Dayanışması'nın Yoğurtçu Parkı'ndan 5 Ekim'de başlattığı yürüyüşte bulunan 5 kişi Maltepe'de gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan yürüyüşçüler için gözaltına alındıkları İdealtepe sahilinde basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına HDP Milletvekili Züleyha Gülüm ile CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Murat Akbaş katıldı. Basın açıklamasının ardından tekrar yürüyüşe geçen katılımcıları polis, Valilik kararını gerekçe göstererek engelledi. Polis 8 kişiyi gözaltına aldı.

'DOĞA KATLİAMINA HAYIR DEMEK İÇİN ANKARA'YA YÜRÜYORUZ'

Basın açıklamasında konuşan Kaz Dağları ve Gelecek Yürüyüşçülerinden Koray Türkay, "Yürüyüşün daha ilk parkurunun bitiminde yani 12'nci kilometresinde bir engelle karşılaştık. Polislerin 'Yasa benim yetki de ben de’ demesi ile şu an bulunduğumuz noktadan gözaltına alındık ve savcının özür dilemesiyle hafta sonu olmasına rağmen pazartesiye kadar bekletilmeden bırakıldık” diye söze başladı. Türkay, “Bundan 4 yıl önce 10 Ekim tarihinde saat 10:04’te Ankara’nın ortasında barış talebi için toplanan insanların katledildiği günü anarak daha anlamlı bir şekilde yürüyüşümüze devam ediyoruz. Onlar savaşa hayır demek için Ankara'daydılar, biz doğa katliamlarına hayır demek için, geleceğimiz için Ankara’ya yürüyoruz” diye konuştu.

HDP Milletvekili Züleyha Gülüm ise, Kaz Dağları'nın sermayenin çıkarı için katledildiğine dikkat çekti ve "O bölgede yaşayan insanlarında yaşam alanlarının katledilmesi ve oradan göç edilmeye zorlanması, tüm geçim kaynaklarının ortadan kaldırılması anlamına geliyor" dedi.

"Bugün Türkiye'nin yer altı yer üstü tüm zenginliği sermayenin ve iktidarın çıkarları için talan ediliyor" diye konuşan Gülüm, Hasankeyf, Fırtına ve Dicle Vadisini örnek gösterdi. "Nerede bir orman görse, nerede bir ağaç görse katletmek üzerine kurulu bir iktidar var" diye belirten Gülüm, İstanbul'un deprem gerçeğine dikkat çekti ve toplanma alanlarının aynı iktidar tavrı sebebiyle ortadan kaldırıldığını vurguladı.

'İKTİDAR HER ŞEYE SAVAŞ AÇIYOR'

Gülüm, "Bu ülkede barışı savunmak suç. Bu ülkede doğayı savunmak suç. Öyle bir iktidarla karşı karşıyayız ki her şeye savaş açmış durumda" dedi.

Basın açıklamasının ardından yeniden yürüyüşe geçen katılımcılara polis “Valilik izin vermedi” dedi, müdahale etti. Gözaltına alınan katılımcılar Maltepe'de bulunan Küçükyalı Polis Merkezine götürüldü. Sorgulamaları devam ediyor.

'BUNUN SUÇ OLMADIĞINI BİLİYORLAR'

Müdahalenin ardından görüştüğümüz Avukat Onur Cingin, müdahalenin anayasaya aykırı olduğunu belirtti ve "Dün Valiliğe bir bildirimde bulunduk. Bu bildirim çerçevesinde Vali yasaya ve anayasaya aykırı bir şekilde bunu bir izin talebi gibi algıladı ve yürüyüşe izin vermediğini açıkladı" dedi.

Anayasanın 34. Maddesi çerçevesinde barışçıl amaçlı toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılabileceğini vurgulayan Cingin, "Burada yasal ve anayasal anlamda hak gasbı yapıldı. Buradaki insanlar anayasanın 56. maddesindeki çevreyi koruma hakkı çerçevesinde buradalardı" diye konuştu. Cingin, bir önceki gözaltı işleminde savcının ifade bile almadığını hatırlattı ve "Tüm makamlar bunun suç olmadığını biliyor" dedi. (Kaynak: Evrenesel)