Milli Savunma Bakanlığı “birliklerde sosyal hareketliliğin
azaltılmasına” karar verince aculler takımı hemen Suriye ve
Libya’daki seferberliğe mola verildiğini zannetti.
Lakin karardan bu yana 3 haftanın icraat seyri gösteriyor ki
askeri hareketlilik önlemlerden muaf. İhtiras gemisi, dış
maceralar, koronayı umursamıyor. Ölenler ‘şehit’ mertebesine
yazılır, olay biter.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz mecliste önergeyle
soruyor:
- “İlk Covid-19 vakasının açıklandığı 11 Mart 2020’den sonra
İdlib’e kaç TSK mensubu sevk edilmiştir?”
- “Askeri varlığımızın artırılma gerekçesi nedir? Askeri
varlığımız ne kadardır?”
- “Askeri varlığımızın güvenliği ne şekilde sağlanacaktır?”
- “İdlib’de kaç Covid-19 vakası tespit edilmiştir?”
- “Alınan tedbirler nelerdir?”
Kuşkusuz yanıt alamayacaktır. Türkiye’nin Suriye’den ‘paralı
asker’ taşımaya devam ettiği Libya ile ilgili sorulara yanıt
alamadığı gibi.
Sorgulanmaktan beri, kendine yarı tanrısallık vehmeden bir akıl
iktidar eylemektedir. Asker ölmüş; yeri şehitler tepesidir!
Dolacaktır! Dolmalıdır! Bir adamın, bir zümresinin sorgulanamaz
hesapları için…
Türkiye halkı kaç askerini Suriye’ye gönderildiğini
bilmeyecektir. Tam olarak kaçını yitirdiğini de…
Fakat Suriyeli kaynaklar var, ağızlarını büzemedikleri. Onlar
yazıyor.
Sondan geriye birkaç günün seyri;
- 11 Nisan’da Hirbet el Coz tarafından Suriye’ye giren 55 askeri
araç İdlib’in batısına konuşlandı.
- 10 Nisan’da 30 araçlık askeri konvoy Kefr Luzin tarafından
İdlib’e girip kentin güneyinde İhsim’e konuşlandı.
- 9 Nisan’da Türk ordusu Cisr Şuğur yakınlarında Cennet El Kura
köyünde yeni gözlem noktası kurdu.
- 8 Nisan’da onlarca Türk askeri Eriha’dan İdlib’in güneyine
sevk edildi.
- 7 Nisan’da Türk ordusu Cisr el Şuğur’a bağlı Bidama’da kontrol
noktası oluşturdu.
- 6 Nisan’da Türk ordusu Burnas’ta kontrol noktası kurdu.
Cennet El Kura’daki kontrol noktası Türk ordusunun İdlib’deki
58’inci üslenme alanıydı.
Bu seyir 5 Mart Moskova Mutabakatı’ndan beri devam ediyor.
Öncesinde Türkiye destekli milis güçler ve Heyet Tahrir el Şam’la
(HTŞ) birlikte TSK’nin Suriye ordusuna karşı koyduğu süreçte zaten
binlerce asker sahaya sürülmüştü. 6 bine yakın askeri araç, 10 ile
20 bin arasında asker. Tam rakamı da makamı versin…
***
Yeni süreçle birlikte bir saha denklemi düşleniyor: Türk
ordusunun milislerle birlikte M-4’ten Türkiye sınırlarına kadar
uzanan bölgelerde kontrolünü artıracak, buna direnen örgütler
sindirilecek ya da dönüştürülecek. Daha önemlisi Suriye ordusunun
önünde yeni bir bariyer belirecek. Sınır boyunca 30-40-50 km’lik
çember. Sınır ötesinde heveslerin dibi yok, şimdi adı ‘güvenli
bölge’, bakarsın kündeye gelir tarih, ismi olur ‘mülhak’. Bir
rüyadır “topraklara toprak katan lider” olmak! Ne fiyakalı bir
künyedir ama!
Yani yeni savaş ve çatışmanın koşulları korona günlerinde de
olgunlaşmaya devam ediyor. Hiç de hamaset şerbetiyle hayallere
kapılmanın alemi yok! Yaklaşmakta olan savaştır, ölümdür.
***
Bu seferberliğin başkalarının hayatını cehenneme çeviren
tarafları var. İnsanların virüsle mücadeleye odaklanmasına izin
vermeyen havan topu saldırıları, operasyonlar, nokta atışları devam
ediyor.
Afrin’de milis terörü kesilmiyor. Zapturapt altına aldık
dedikleri örgütler haraç kesiyor, gasp ediyor, cezalandırıyor,
öldürüyor. Say say bitmeyecek örgütler, hepsi de Türkiye’nin
himayesi altındalar:
Feylak el Şam, Feylak el Mecd, Liva Rical el Harb, Ahrar el
Şarkıyye, Ceyş el Şarkıyye, Ahrar el Şam, Cephet el Şamiyye,
Muntasır Billah, Sultan Süleyman, Liva Vakkas, Ceyş el Nukhba,
Feylak el Rahman, Ceyş el İslam, Hamza Tümeni…
Üç adımlık bölge için ne çoklar. Bölgenin başına belalar!
Afrin’i talan edenler bunlar… Sonsuz suçlar, asla listelenmez
sanıyorlar.
2018’de Kürtlerin Afrin’den kaçarken çekildikleri Tel Rıfat’ın
köyleri de sıklıkla bombalanıyor. Gerekçe her daim iş gören
‘terör’. Bu kelimeyi görünce susacaksın! Saray buyruğudur…
Yine Halep’in kuzeyinde Şeyh Hilal, Haştar Kampı, Irşadiye,
Maranaz, Malikiye de vuruluyor. Ruslarla pazarlığa buralar da
dahil. Afrin’den Tel Rıfat’a doğru kontrolü genişletmek
istiyorlar.
Ya Fırat’ın doğusu? Orası “terör yuvası” ya hesap soran olmaz.
Ama köylerdir bombalanan; Kürtlerindir, Araplarındır,
Süryanilerindir.
Hıristiyanların yoğun olduğu Tel Temir’in Arişa, Umm el Keyf,
Anik el Hava, Fatsa, Seyda, Umm el Hamra, Kabir Sağir, El Abuş,
Rubaiyat, Tel el Vard, El Dardara ve Tel Tavil köyleri…
Tel Ebyad’ın Kizeli, Silip, Harab Sahruç, Kor Hasan, Kubrak,
Afdi Köy, Hafiye el Salem, Ahmedi, El Hurriye ve Belûna
köyleri...
Ayn İsa’nın Halidiye, Hoşan, Dibis, Mişerfa köyleri…
Türkiye’nin milis güçlerle tuttuğu Ras el Ayn (Serekaniye) ve
Tel Ebyad (Girê Spî) arasındaki şeridin altında buralar. Tel Temir,
Ras el Ayn’a 38 km mesafede. M-4’ün üzerinde. Arap yoğunluklu Ayn
İsa, Tel Ebyad’ın 38 km altında, M-4 yolunun altında.
Bu kadar yer ve örgütün adını niye yazıyorum? Yazıyorum ki
vaziyet anlaşılsın, fotoğraf eksik kalmasın.
Buralar sadece 2 Mart-7 Nisan arasında havan toplarıyla
defalarca vurulan yerler. İnsanlar kaçıyor, gidenler korkudan
dönemiyor, ateşkesi fırsat bilip de dönenler yeniden evlerinden
ayrılıyor. Maksat da bu ya; dönmesinler. Yarım kalmış planlar var
çünkü: ‘Güvenli’ bölgeler, TOKİ’nin dikeceği konutlar, nasipse
Rimelan ve Deyr el Zor’un petrolleri…
Barış Pınarı Harekâtı’nın önüne ABD ve Rusya ile yapılan
mutabakatlarla set çekildi ama vurmaya devam ediyorlar. Haliyle
çatışma da çıkıyor. Suriye Demokratik Güçleri’nin yanı sıra Tel
Temir’de bulunan Süryani Askeri Meclisi ve Habur Koruma Güçleri de
karşılık veriyor. Kayıplar yaşanıyor. Suriye ordusu da kayıp
veriyor. Türk halkı, bu olayları “4, 6, 10 PKK/YPG’li terörist
etkisiz hale getirildi” açıklamalarıyla duyuyor, hak veriyor,
öfkesi diniyor, duruluyor!
***
Afrin’de yaşanan, son olmayan son bir vakayla bitireyim: Birkaç
gün önce Hamza Tümeni’nin adamları Kefr Zeyt’te bir köylünün evine
el koydu. Aileler toplanıp müdahale etti. Evi gasp edenler baktılar
olmayacak, çıkmak için bin dolar istediler. El koy, sahibine sat.
Yağmala. Ürüne ortak ol. Dükkânları haraca bağla. İnsanları kaçır,
fidye iste. Erişemediğini de yak. Çark bu. Ganimetçinin günlüğünde
olağan işler.
Ha bunları yazmak hainliktir! Öyle olsun. Yeter ki paşa gönlünüz
kasılmasın! Zamandır sığınağımız, sadece anlaşılmak için…