Kara paranın çalındığı iddiası ispatlanamıyor çünkü kayıt yok

Bir döviz bürosu soygununda tutuklu sanığın itirafları, Türkiye'nin kara para nedeniyle gri listeye nasıl girdiğini ortaya çıkarttı.

Abone ol

DUVAR - Bir döviz bürosu dolandırıcılığı davası, Türkiye'deki kara para aklama mekanizmalarına ilişkin iddiaları da gündeme getirdi. AKP iktidarının Varlık Barışı uygulamasıyla 6 yıldır Türkiye’ye giren paraların kaynağı sorulmuyor. Varlık barışı ile aynı zamanda soruşturma açılmayacağı ve çok düşük ya da sıfır vergi alınacağı vaat ediliyor. Olağanüstü dönemlerde istisnai olarak başvurulan bu uygulamanın rutin bir hal alması nedeniyle Türkiye, OECD’ye bağlı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Yönelik Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alındı.

Birgün yazarı Timur Soykan, bir döviz bürosu dolandırıcılığı üzerinden kara para aklama mekanizmalarının nasıl işlediğini aktardı. Soykan'ın yazdığına göre, döviz bürosu işleten Abdurrahim Haşimoğlu, Cengizler Döviz Bürosu sahipleri Alaaddin Ak ve oğlu Mustafa Ak ile akrabaları ve aynı zamanda şirketin gayri resmi ortağı Volkan Özel tarafından dolandırıldığı gerekçesiyle şikayetçi oldu. Volkan Özel'e 1 milyon 150 bin euro verdiğini belirten Haşimoğlu paranın kendisine iade edilmediğini ifade etti. Şikayetçi olduktan sonra Şırnak'ta görevli bir sivil polis tarafından telefonla arandığını ve "seni de soruşturuyoruz, 1 milyon euro verirsen bu işten kurtarırız" diye bir teklif aldığını anlattı. 

Timur Soykan etkin pişmanlık yasasından faydalanmak için başvuran ve itiraflarda bulunan Volkan Özel'in ifadesinden ve dava dosyasından şu bölümleri aktardı: 

"Davacı olan Abdurrahim Haşimoğlu duruşmada kayıt dışı para transfer yöntemini anlatıyordu. Bu ‘hawala’ ya da ‘havale’ yöntemi olarak adlandırılıyor. Yurtdışındaki ‘havaleci’ye para yatırılıyor ve telefonla Türkiye’deki ‘havaleci’ye bir kod gönderiliyor. Türkiye’deki ‘havaleci’, bu kodu veren kişiye parayı teslim ediyor. Tam ters yönde aynı trafik aynı şekilde işliyor. Havaleciler bu işlemden komisyon alıyor. Fiziki olarak paranın ülke değiştirmediği ama kayıt dışı para takasıyla ödemelerin yapıldığı devasa bir kara para sistemi.

VARLIK BARIŞI KILIFI

Abdurrahim Haşimoğlu, Volkan Özel ile bu sistemi yürütüyordu. Duruşmada bir soru üzerine 1.5 yılda 15 milyon poundluk işlem yaptıklarını anlattı. Volkan Özel’e kaptırdığını iddia ettiği 1 milyon 150 bin avroyu yüzde 7 komisyon karşılığında vermişti. Şikayetçi olduğu davanın duruşmasında “Bu yasal bir iş mi” diye sorulduğunda “Varlık barışı ile gelmiştir” dedi. Elbette ‘Hawala’ çok daha eski bir sistem. Daha detaylı sorulara ‘Ticari sır’ diyerek yanıt vermedi. İşleyişi anlatmadı. Kendisinin tehdit edildiğini ve can güvenliğinin olmadığını söyledi. “Buraya korkudan gelemeyen en az 10 mağdur daha vardır. Birçok kişi gelememektedir” iddiasında bulundu.

‘VARLIK BARIŞI ADI ALTINDA…’

Geçmişte lojistik işi yapan Serhat Tiryaki, Volkan Özel ile 5 ay çalıştıklarını anlattı ve şunları söyledi: 'Yurtdışından varlık barışı adı altında Türkiye’ye para getiriyorduk. Volkan yurtdışında bize parayı teslim ediyor, TIR’ların içinde müsait bir yerde ya da şoförler vasıtasıyla Türkiye’ye sokuyorduk. Bunun karşılığında önce yüzde 1.5-2 komisyon alıyordum. Bu parayı Cengizler Döviz Bürosu’ndaki Volkan Özel’in hesabına yatırıyorduk. 5 ayda 1 milyon dolarlık para alışverişi yaptık. 700 bin dolarını alamadım. Volkan gözaltına alındıktan sonra Cengizler Döviz’in sahibi Alaaddin Ak beni aradı. Volkan’ın FETÖ ve IŞİD bağlantısının tespit edildiğini, bizim de zarar görebileceğimizi söyledi. Cengizler Döviz Bürosu’na gittiğimizde tetikçi tuttuklarını anlatarak beni tehdit etti. Volkan Özel’in TIR’larla para getirttiği başka kişiler de vardı.'

(...)

100 MİLYON AVROLUK İTİRAFLAR

Tutuklanan Volkan Özel ise ifadelerinde hem itiraflarda bulundu hem de kendisinden şikayetçi olanları kara para aklamakla suçladı. Hepsine paralarını ödediğini savundu ve şöyle konuştu:

'Benim Cengizler Döviz Bürosu’ndan bağımsız bir işyerim var. Bu döviz bürosunu sadece para hesabım için kullanırım. Yurtdışındaki kaynağı belli olmayan paraları ülkeye getirip müşterilere veriyorum. Abdurrahim Haşimoğlu, yurtdışından getirdiği dövizi benim aracılığımla kullanıyor. Bana 1 milyon 150 bin avro teslim etmedi. İfadesi doğruysa paranın kaynağını söylesin… Ayrıca Abdurrahim Haşimoğlu’nun uyuşturucu baronu dostları vardır. Bu işi biz birlikte yaptık, sürekli çalıştık. Hiç kimsenin kefaleti altında çalışmadık. Bu iş riskli bir iştir. Bu işlerin kirli olduğunu gördüm, polise teslim oldum.

Serhat Tiryaki bana İngiltere’den para taşıyan adamdır. Bunun karşılığında benden komisyon alır. Bu kişinin yönettiği yurtdışından gelen TIR’ları vardır. Kesinlikle ondan 700 bin dolar almadım.

Cemal Erhan Saydam kendisi yanıma gelip havale işine girmek istediğini söyledi. Hollanda ve İspanya’dan para getirir. Kesinlikle 500 bin dolarını alıp teslim etmemem söz konusu değildir. Bu kişilerle aramızdaki işleyişe ilişkin bir kayıt sunamam. Bu para kaynağı belli olmayarak ülkeye girdiği için resmi bir prosedür izlenmiyor.'

(...)

Davanın 17 Haziran 2022 günü yapılan ilk duruşmasında şikayetçi avukatı şöyle sordu: 'İki yıldır Türk istihbarat teşkilatları ya da maliye teşkilatı bu işin farkına varmadı mı?'

Volkan Özel şu yanıtı verdi: 'Çok gizli yürütüyorduk ve kimse tezgahını bozmak istemediği için açığa çıkmadı.' "