İngiltere, Kıbrıs'taki üslerini yeniliyor

İngiltere'nin açıkladığı yeni savunma stratejisi kapsamında, Kıbrıs'ta bulunan iki İngiliz üssünün 'yenileneceği' kaydedildi. Dikelya ve Ağrotur üslerinin geliştirilmesinin gündemde olduğu belirtildi.

Abone ol

DUVAR - İngiltere'nin 2030'a kadar benimseyeceği dış politika önceliklerini ve bu yıllarda meydana gelebilecek olası gelişmeleri merkeze aldığı yeni savunma planı kapsamında, Kıbrıs'ta bulunan İngiliz üslerinin 'geliştirilmesinin' planlandığı kaydedildi. İngiltere ve Kıbrıs basını, Başbakan Boris Johnson yönetiminin Kıbrıs’taki iki üssü farklı beş noktadaki deniz aşırı üs ile beraber 'yenileyeceğini' aktardı. 

İngiliz hükümeti Kıbrıs’taki üslerle ilgili yeni kararını, söz konusu askeri yerleşkelerin önemli bir bölümünün 'birleşik Kıbrıs'a devredilmesini öngören Annan Planı’ndan 17 yıl sonra ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile yeni imzalamış olduğu önemli bir anlaşmadan hemen sonra gündeme taşıdı.

DİKELYA VE AĞROTUR ÜSLERİ

2030’lu yıllarda Hint-Pasifik bölgesine 'daha fazla odaklanacağını' açıklayan İngiltere, Cebelitarık, Almanya, Kıbrıs, Umman ve Singapur’daki askeri üslerin 'sorunlara hızlı şekilde cevap verebilecek pozisyonda olmaları' planıyla hareket ediyor. Bu bağlamda söz konusu deniz aşırı üslerle beraber İngiliz toprağı olan Kıbrıs’taki Dikelya ve Ağrotur üslerinin yenilenmesi ve güçlendirilmesi projesi gündeme geldi. 

Üslerin yenilenmesiyle ilgili planın detayları kamuoyu ile paylaşılmadı ancak Kıbrıs hükümetinin 'ilerleyen yıllarda İngiltere'nin, Kıbrıs'taki üstlerin statüsünü ve yetkinliğini gözle görülür bir şekilde kuvvetlendireceği' görüşünde olduğu kaydedildi. 

Dikelya üssü, son yıllarda İngiltere tarafından bir nevi 'destek üssü' olarak kullanılıyor ve daha çok İngiliz ordusunun ek ihtiyaçlarını karşılayan bir askeri yerleşke olarak öne çıkıyor. İngiltere’nin Kıbrıs’taki askeri ağırlığı kendisini en çok Ağrotur’da hissettiriyor. Söz konusu üs Suriye ve Irak olmak üzere birçok noktada operasyonel olarak aktif durumda. Kıbrıs basınına göre bu üsten ABD de faydalanmakta.

ÜSLER YERLEŞİME AÇILDI

Kıbrıs’taki üslerin yenilenmesi kararından önce, Dikelya ve Ağrotur üslerini kapsayan 254 kilometrekarelik alanın 18 kilometrekarelik bölümü, yani Kıbrıs Adası’nın topraklarının yüzde üçü sivil kullanıma açıldı. Bu kapsamda, Dikelya ve Ağrotur’da yeni yerleşim noktaları kurulacak ve sosyal ve ekonomik üniteler tesis edilecek. 1960 kuruluş anlaşmaları, iki üssün topraklarının sadece tarımsal faaliyet için kullanabileceğini öngörmekteydi. Kıbrıs’taki iki İngiliz üssünde bugün yaklaşık 12 bin Kıbrıslı yaşıyor.

İNGİLTERE'NİN YENİ PLANI

Kıbrıs’ta İngiltere toprağı olan Dikelya ve Ağrotur üslerinin 'yenilenmesini' öngören yeni planda, '2030’lu yıllardaki tehlikelere atıfla' iki noktaya dikkat çekiliyor. Londra’nın bakış açısına göre ilerleyen yıllarda İngiltere, iki büyük tehlike ile karşı karşıya gelecek: Bunlarda ilki dağılma noktasında olan devletlerin, kötü amaçlı teknoloji şirketlerinin ve özellikle terörist oluşumların yarattığı tehlikeler; ikincisi ise Pasifik Okyanusu’nda Çin’in yaratmış olduğu problemler. İlk noktayla ilgili olarak İngiltere basını, Johnson yönetiminin ilerleyen yıllarda 'teröristler tarafından gerçekleştirilecek olan kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer bir saldırının' olası olduğu görüşünü paylaştığını aktarıyor.  

Bu olasılıklar dahilinde, Londra savunma planlamasında üç önemli kararı gündemine alıyor. Önümüzdeki yıllarda, İngiltere Silahlı Kuvvetleri'nde personel sayısının 10 bin kişilik kadar azaltılmasına ve bazı tanklarla savaş uçaklarının servis dışı bırakılmasına yöneliyor. Bu karar, Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri’nin teknolojik açıdan geliştirilmesi planlamalarına ve Londra’nın F-35 savaş uçağı filosuna sahip olmasına engel olmayacak.

Londra’nın yeni savunma planlamasında göze çarpan ikinci nokta İngiltere'nin nükleer silahlarıyla ilgili. Buna göre, ilerleyen süreçte nükleer savaş başlıklarının 180’den 260’a yükseltilmesi planlanıyor. Söz konusu karar şimdiden 'Londra nükleer silahlardan arınmayla ilgili uluslararası konsensüs ve kararları çiğneyebilir' eleştirisiyle muhalefet partilerinin tepkisini çekmiş durumda.