İHD Diyarbakır Şubesi: Bir yılda 101 kadın yaşamını yitirdi

İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu, bölge illerinde kadınlara yönelik bir yılda 863 hak ihlalinin yaşandığını, 101 kadının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Abone ol

DİYARBAKIR - İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu, 2021 yılında kadınlara yönelik bölgede yaşanan hak ihlalleri raporunu dernek binasında düzenlediği toplantıyla açıkladı. Raporu açıklayan İHD Kadın Komisyonu üyesi Ezgi Sıla Demir, dünyadaki silahlı çatışmalarda, göç, sürgün ve mülteci kamplarında kadınların sistematik olarak ağır cinsel şiddete maruz kaldığına dikkat çekti. 
Çatışma sonrasında da hak ihlallerinin devam ettiğini belirten Demir, bölge kentlerinde Olağanüstü Hal’in (OHAL) fiili olarak sürdüğünü, bunun da ciddi tahribatlara yol açmaya devam ettiğini söyledi.

Güvenlik odaklı ve "terörle mücadele" adı altında gerilimi besleyen, çatışma ve şiddete dayalı politikalar üretildiğine dikkat çeken Demir, bölgede 2021’de yaşanan ihlaller kategorisinde kadınlara yönelik ciddi ihlallerin yer aldığını belirtti. Bu ihlallerin yoğun olarak kadınların yaşam hakkına yönelik olduğunu söyleyen Demir, diğer ihlalleri ise kişi güvenliği ve özgürlüğü, düşünce-ifade özgürlüğü, işkence yasağı ve cezaevlerinde yaşanan ihlaller şeklinde sıraladı. Demir, ayrıca 2021 yılında ekonomik ve sosyal haklar temelli başvuruların da arttığına işaret etti. 

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR'

Bölgede özellikle faillerin asker, polis ve korucuların olduğu suçların cezasızlık zırhıyla taçlandırıldığını belirten Demir, şunları söyledi: "Uygulanan cezasızlık politikası, kolluk kuvvetlerinin artık alenen suç işlemesi gerçeğini karşımıza çıkararak, cezasızlık politikasının en acı sonucunu yaşatmaktadır. Gülistan Doku’nun hâlâ akıbetinin bilinmiyor olması, Helin Hasret Şen’i öldüren failin hâlâ görevini icra ediyor olması, Musa Orhan’ın tutuklanmaması, zırhlı araçlarla hâlâ insanların yaşam haklarının elinden alınmış olması bu politikaların tezahürüdür.”

İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması sonucu kadınların daha fazla hedef haline getirildiğini ifade eden Demir, "Erkeğe ise kadına karşı ne yaparsa yapsın sonucun cezasızlık olacağını düşündüren bir güç vermiştir. Nitekim kadına yönelik şiddet sonucu açılan davaların hemen hepsinde İstanbul Sözleşmesi’nin görmezden gelinerek, verilen beraat kararları, adli para cezaları, hükmün açıklanmasının geri bırakılması vs. gibi göstermelik hükümler şiddet yanlısı erkeğin şiddet uygulasa dahi ceza almayacağı yönündeki düşüncesini desteklemeye devam etmektedir" dedi. 

İHLALLERE KARŞI ÖNERİLER

Demir, yaşanan ihlallere karış yapışması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

“🔸 Kadının yaşam hakkının önüne geçen her türlü eşitsizlik, adaletsizlik ve engelin ortadan kaldırılması için devletin, iktidar ve muhalefeti oluşturan tüm siyasi aktörlerin sorumluluk alması gerekmektedir. 

🔸 6284 Sayılı Kanunun etkili bir şekilde uygulanabilmesi devletin, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi ilke olarak belirlemesi ve bu nedenle, kadın alanında çalışan derneklerin üye ve yöneticilerine yönelik yargı tacizi sona erdirilmeli ve devlet, kadın cinayetlerine yönelik acil eylem planı oluşturarak asıl görevini hatırlamalıdır.

🔸 Toplumda kadına yönelik şiddeti olumlayan ayrımcı, cinsiyetçi ve aşağılayıcı bir dilin kullanılmaması, başta otorite kabul edilen kişiler ve medya olmak üzere toplumun her kesiminde bu dilin kullanılmasının önüne geçilmesi sağlanmalıdır. 

🔸 Nefret söyleminin üst düzey yöneticiler tarafından sahiplenilmesi, LGBTİ+ların adalete erişiminde ciddi zorluklara neden olmaktadır. LGBTİ+’ların adalete erişimi, adli kurumlarda meydana gelen ayrımcılığın önlenmesi, insan hakları alanında faaliyet yürüten kurumların adli süreçlere doğrudan katılımı ile gerçekleşebilir. 

🔸 Mahpuslara yaşatılan işkence ve kötü muamele uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insana yaraşır bir muamele gösterilmelidir. 

🔸 Mahpusların mahremiyet hakkı korunmalıdır. Mahpusların koğuşlarını ve tuvalet-banyo gibi özel alanları gösteren kameralar derhal kaldırılmalıdır. 

🔸 Mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanması, koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi, hastalığı olanların tedavi olanaklarından yararlanmaları için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. 

🔸 Tüm hak ihlalleri göz önüne alındığında kolluk görevlilerinin neden olduğu ihlallerde etkin soruşturma yürütülmeli, cezasızlık politikalarından vazgeçilmelidir. 

🔸 Mülteci ve sığınmacı kadınların güvenliği sağlanmalı ve sığınmacı-mülteci kadınlara yönelik güçlendirici çalışmalar yapılmalıdır. 

🔸 Ekonomik krizin ve yoksulluğun birinci derece mağduru olan kadınlara yönelik istihdam alanlarının açılması ve insanı geçim şartlarına ulaşım konusunda yetkililerin gerekli önlemleri alması şart olmuştur.”

863 HAK İHLALİ, 101 KADIN KATLEDİLDİ

İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Derya Yıldırım ise yaşanan ihlallerin yer aldığı raporun bilançosunu kamuoyu ile paylaştı.
Kadınlara yönelik toplam 863 hak ihlali tespit ettiklerini vurgulayan Yıldırım, bu hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Yaşam hakkı ihlaline ilişkin: İntihar sonucu 21, aile içi şiddet sonucu 32, toplumsal alanda şiddet sonucu 10 kadın yaşamını yitirdi. 38 kadın ise kuşkulu bir şekilde yaşamını yitirdi. 21 kadın cinsel saldırıya maruz bırakılmış, 38 kadın şiddet sonucu yaralanmış, 15 kadın ise fuhuş yapmaya zorlanmıştır. 2021 yılında toplamda 101 kadın yaşamını yitirmiştir. Çatışmalı ortamda ise 81 silahlı militan yaşamını yitirmiştir.”

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

Yıldırım, 26 kadının gözaltı yerleri dışında işkence ve kötü muameleye, 5 kadının kaçırma ve ajanlık tehdidine, 9 kadının ise cezaevinde işkenceye maruz kaldığını belirtti.

Yıldırım, kişi özgürlüğü ve güvenliğine yönelik ihlallere ilişkin verileri şöyle paylaştı: “141 kadın gözaltına alındı. 53 kadına anadilde savunma hakkı da dahil olmak üzere politik saiklerle soruşturma ve davalar açılmıştır. Yine açılan soruşturma ve davalarda 32 kadına çeşitli cezalar verilmiştir. Demokratik ve barışçıl gösteri, eylem ve etkinlerin 21’ine müdahale edilmiştir.”

Ekonomik ve sosyal alanda yaşanan hak ihlallere dair Yıldırım, 6 kadının görevden alındığını, 5 kadının ise kamu görevinden ihraç edildiğini aktardı. (DUVAR)