Hüseyin Aykol'a 3 yıl hapis cezası verildi

Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni kampanyasına katıldıkları için "terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargılanan gazetecilerin davası bugün kaldığı yerden devam etti. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti gazeteci Hüseyin Aykol'u 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetti.

Abone ol

DUVAR - Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak için bir günlük nöbetçi genel yayın yönetmeni olan gazetecilerin davasında bugün Ertuğrul Mavioğlu, Hüseyin Aykol, İhsan Çaralan, Fehim Işık, Celal Başlangı, Öncü Akgül, Celalettin Can ve DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren'in aralarında bulunduğu çoğu gazeteci 13 kişinin yargılandığı dava bugün Çağlayan Adliyesi 14'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etti.

AYKOL'A 3 YIL HAPİS CEZASI

Geçtiğimiz hafta görülen duruşmada savcı, gazetecilerin Özgür Gündem’in bir günlük genel yayın yönetmenliğini yaptıkları sayılarda yayımlanan haberlerden ötürü “propaganda” suçlamasından cezalandırılmaları yönündeki mütalaasını tekrar etmişti. Savunmaların ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyeti, Hüseyin Aykol'a 'terör örgütü propagandası' suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, Faruk Eren, Fehim Işık, Celal Başlangıç, İhsan Çaralan ve Celalettin Can'ın ise 'terör örgütü propagadandası' yaptığı suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hümederek hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

'ÖZGÜR GÜNDEM 3 YIL ÖNCE AYNI BASKILARIN BENZERİNİ YAŞADI'

Avukatlar, Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmanın ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu söyleyerek müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Duruşmada söz alan gazeteci Faruk Eren, Özgür Gündem gazetesinin bu ülkede en çok bedel ödeyen gazetelerden biri olduğunu söyledi.

Eren savunmasında şunları söyledi; "Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Musa Anter, Hrant Dink bir çırpıda ismini saydığımız katledilmiş gazetecilerdir. Özgür Gündem gazetesi bu ülkede en çok çalışanı katledilen gazetedir. 3 yıl önce aynı baskıların benzerini yaşadı. Açılan davalarla boğulmak istendi. Bir grup gazeteci, aydın, sanatçı ve biliminsanı, basın ve ifade özgürlüğünü korumak için birer günlüğüne nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni oldu. 30 yıldan fazladır gazetecilik yapıyorum. Gazeteciler, yayınevi çalışanları ve matbaa işçilerinin örgütlü olduğu DİSK Basın-iş sendikasının genel başkanıyım. Eğer Özgür Gündem’i koruyamazsak, basın ve ifade özgürlüğünü savunamayacağımızı biliyordum. Bu nedenle ilk nöbetçi yayın yönetmenlerinden biri oldum. Gazeteciliğin geldiği sefil durumu en son pazar akşamı yaşadık. Seçim sürecinde yaşadık. Ama umutsuz değiliz. Basın ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Bedeli ne olursa olsun. (Kaynak: P24)