'Hiçbir yıl kadınlar bu kadar ölmedi...'

2016'yı geride bırakıyoruz. Geçen yılı değerlendiren sivil toplum örgütleri temsilcileri ile 2017 yıldan beklediklerini konuştuk. 'Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu' 2016 yılı için; "Markette yürüyüş şeklimiz öne sürülerek darp edilmeyi bu yıl yaşadık" diyor...

Abone ol

DUVAR - 2016 yılını geride bıraktık. Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) 2016 yılını nasıl değerlendirdiklerini ve 2017 yılı için dileklerini sorduk. STK'lerin genel değerlendirmesine göre 2016 yılı "Buruk ve acılarla" geçti. Yine STK'lerin 2017 yılı beklentilerinde "sevgi, dayanışma, özgürlük ve daha iyi bir dünya" istekleri bulunuyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'na, LGBTİ bireylerinin hakları ile ilgilenen Kaos GL Derneği'ne, mültecilerin genel sorunları üzerinde çalışmaları ile bilinen Halkların Köprüsü Derneği ve koruma altında yetişen çocuk ve gençlerle ilgilenen Hayat Sende Derneği'ne 2016 yılını nasıl değerlendirdiklerini ve 2017 yılı dileklerini sorduk.

'ÇOK ÖFKELENDİK, ÇOK DİRENDİK'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, "Yıllardır haklarımızı tam olarak yaşamak için uğraşıp ölümleri ve şiddeti durdurmaya çalışırken, 2016 yılında bambaşka zorlukta bir iklime girdi"' diyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2016 yılının Temmuz ayına kadar 169 kadın öldürüldü. Kav, OHAL ile birlikte toplumda artan şiddetin en çok kadınlara yansıdığını söylüyor.:

“Toplumda genel olarak artan şiddet, kadınlara daha fazla hak ihlali olarak yansıdı. Bu tablo aslında siyaseten haklarımızın daha çok desteklenmesi ihtiyacını ortaya çıkarırken, tam tersine kadınlara baskının artması ve modern haklarımızın neredeyse tümden geri alınmaya çalışılması ile karşılaştık. Hemen her gün, ya siyasetçilerin dilinde, ya erkeklerin elinde, hedef tahtasında olduk. Kadın cinayetleri geçen seneye oranla arttı; işleniş şekli barbarlaştı. Her tür mekânda cinsel saldırıya uğradık; kentin merkezi caddelerinde tecavüzü, şehirlerarası otobüste cinsel tacizi, şehir içi otobüslerde, parklarda 'tekmeli' saldırıları, markette yürüyüş şeklimiz öne sürülerek darp edilmeyi bu yıl yaşadık. Şiddet faillerinin pervasız biçimde cezasız bırakılmalarını da. Şimdiye kadar hiçbir yıl, bizi bu kadar öldürmedi, bu kadar aşağılamadı ve bu kadar öfkelendirmedi. Başımıza gelenlere çok öfkelendik ve gelebilecek olanlara da çok direndik bu yıl.”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav

'ARTIK AYŞE TEYZELERİMİZ VAR'

Kadın mücadelesinin baskı koşullarında "bir elmas gibi parladığını" dile getiren Gülsüm Kav, "En son çocuk istismarı ile ilgili olduğu gibi durumu değiştiren, tüm toplum için umut yaratan örnek oldu. Kısacası kadınlar çok korkutuldu, korktuk da ama korku duvarını da çok aştık bu yıl. Diyebiliriz ki, kadınlara zulmün artışı aynı oranda bir direniş de doğurdu" şeklinde konuştu.

Eşinden boşandıktan sonra 25 ülkeyi gezen ve fotoğraflarıyla gündemde yer alan 60 yaşındaki Ayşe Kurucu'yu örnek gösteren Kav, "Artık bizim o çamaşır suyu reklamlarındaki Ayşe teyzelerimiz değil, kıskanç kocasından boşandıktan sonra dünyayı dolaşan Ayşe teyzelerimiz de var" diyerek, yeni yıla bu ümitle girmek istediklerini belirtiyor.

'BU ÖNEMLİ KAVŞAKTAN HEPİMİZ BİRLİKTE ÇIKACAĞIZ'

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, 2016 yılını "insan aklının tahayyül edemeyeceği" bir yıl olarak tanımlıyor. İnsanlığın önemli bir kavşakta olduğunu söyleyen Bakkalcı, 2017 'de bu kavşaktan hep birlikte çıkmak istediklerini belirtiyor. Bakkalcı'nın 2016 yılını şu sözlerle değerlendirdi:

“2016 yılı insan aklının tahayyül edemeyeceği, sıradan insan vicdanın kabul edemeyeceği her düzeyde ağır yıkımların yaşandığı, kötülüğün ve şiddetinin her biçiminin sistematikleştiği, yaygınlaştığı ve sıradanlaştığı bir yıl olarak geçti. Ama bütün bunlar kader değil. Bunlar aynı zamanda sadece Türkiye için değil, dünyada da büyük bir insanlık krizi ile karşı karşıyayız. İnsanlık alemi olarak çok önemli bir kavşak noktasındayız. Ya bu kavşaktan bir şekilde insan haklarına dayalı bir ortak yaşam idealinin gerçekleşmesi doğrultusunda bir yola tekrar döneceğiz ya da daha büyük ağır yıkımlar yaşayacağız."

Bakkalcı, 2017'den beklentilerinin Türkiye ve dünyada, insan haklarına dayalı ortak bir yaşam idealini gerçekleştirmek olduğunu dile getiriyor. Bu idealin tüm toplumun katkısı ile gerçekleşebileceğini söyleyen Bakkalcı, "Dolayısıyla hepimizin sorumlu olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Sorumlular hiç kuşkusuz siyasi iktidarlardır. Ama toplum olarak bu önemli kavşaktan hepimiz birlikte çıkacağız. Buna inanıyoruz” diyor.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı

'YETER Kİ ZEKİ MÜREN'İ SEVMEYE DEVAM EDELİM'

2016'da birçok LGBTİ birey cinsiyetçi saldırılara maruz kaldı. Geçtiğimiz Temmuz ayında Suriyeli bir eşcinsel kafası kesilmiş halde bulundu. Ayrıca Onur Haftasının kutlanmasına izin verilmemesi ve çok sayıda gözaltı yaşanması bu senenin önemli gündem konuları arasında yer aldı.

Yıldız Tar

Kaos GL Derneği'nden Yıldız Tar, 2016'yı "LGBTİ'lerin şiddet ve ayrımcılık döngüsünde hapsedildiği bir yıl" olarak yorumluyor. Tar, “2016 yılı hayatlarımıza bombaların düştüğü bir yıldı. Süregiden savaş ortamı hepimizi kötü etkiledi. LGBTİ'lerin şiddet ve ayrımcılık döngüsünde hapsedilmeye çalışıldığı bir yıl oldu. 2017'nin yaşamlarımıza bombaların düşmediği, gökkuşağı açtığı bir yıl olmasını diliyoruz" diye konuştu.

Kaos GL Derneği'nin yeni yıl mesajında ise şu ifadelere yer verildi: “2017’de de heteroseksizm, cinsiyetçilik, ırkçılık ve militarizme karşı mücadelemizin süreceğini biliyoruz. Birbirimizin gözünün içine bakmaya devam ettikçe bu dünyanın değişeceğine olan umudumuz tam. Militarizme karşı, 'Kahrol düşman al sana bomba' esprisinin Zeki Müren’i değil de; Arkadaş Özger’in Zeki Müreni’yle barış dolu, huzur dolu, sevgi dolu bir yeni yıl diliyoruz efen’im. Biliyoruz ki her karanlığın, umutsuzluğun ardından gökkuşağı muhakkak çıkar, çıkacak. Yeter ki biz Zeki Müren’i sevmeye devam edelim…”

'MÜLTECİLER REHİNE POLİTİKASININ KURBANI'

Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin

2016'da Türkiye'nin gündeminden düşmeyen en önemli konulardan biri de mülteci sorunu. Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin, "2016 ne yazık ki 2017'den umutlanmamız için hiçbir veri ortaya koymadı" diyerek bu yılın mülteciler açısından çok zorlu geçtiğini ifade ediyor.

Barış isteyenlerin "terörist", savaş isteyenlerin "makbul vatandaş" olarak kabul edildiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:

"2017 yılının da siyasi iktidarın suskun ve biat etmiş yada susturulmuş bir toplum yaratma çabalarının yarattığı gerginliğin yaşanacağı, muhalefet etmenin değil biat etmemenin bile suç sayılacağı bir yıl olacak. Mülteciler ise ne yazık ki Avrupa Birliği'ne karşı rehine politikasının kurbanı olmaya devam edecekler.”

'GÜZEL BİR YIL OLMASINI UMMUŞTUK'

Adana'nın Aladağ ilçesinde 29 Kasım'da bir öğrenci yurdunda çıkan yangında 12 öğrencinin hayatını kaybetmesi, çocuk istismarı önergesi Türkiye'nin gündeminde tartışma yaratan olayların başında yerini aldı.

Hayat Sende Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Oskay

Koruma altında yetişen çocuk ve gençlerin eşit ve ayrımcılığa uğramadan hayata atılmalarını sağlamak için çalışmalar yürüten Hayat Sende Derneği'nin Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Oskay, 2016 yılında yaşanan olayların derin izler bıraktığın söylüyor.

Hayat Sende Derneği olarak, 2016 yılı başlarken iyi dileklerde bulunduklarını ve güzel bir yıl olmasını umduklarını aktaran Oskay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yaşanan olaylar, acılar, üzüntüler hepimizde derin izler bıraktı. Çocuk alanında çalışan bir sivil toplum örgütü olarak çocuk istismarı, yurt yangını gibi üzücü olaylara şahit olduk. 2017 yılında çocuk istismarı ve diğer çocuk haklarını ihlal eden olayların sonlandırılması için siyasetçilerin daha çok inisiyatif almasını bekliyoruz. Ayrıca koruyucu ailelik modelinin daha çok farkındalık kazanarak, yurtlarda yaşayan çocukların sevgi dolu ailelerde büyüyeceği bir yıl diliyoruz.”