HES mücadelesinde mahkeme yolu kapanıyor

TBMM'de görüşülen Torba Yasa'nın tartışılan 75. maddesi kabul edildi. Buna göre, HES gibi çevre ihlallerinde mahkeme yolunun kapatılması sağlanıyor.

Abone ol

Hülya Karabağlı hkarabagli@gazeteduvar.com.tr

DUVAR - TBMM Genel Kurulu’nda sabahın erken saatinde biten Torba Yasa görüşmelerinde, muhalefetin karşı çıkışına rağmen çevrecileri çok zorlayacak düzenlemeler kabul edildi. Tasarının 75. Maddesinde, ‘Proje bazlı yatırımlara diğer kanunlarla getirilen izin, tahsis, ruhsat, lisans ve tesciller ile diğer kısıtlayıcı hükümler için Bakanlar Kurulu kararı ile istisna getirilir’ hükmü HES gibi çevre mücadelesi verilen önemli ihlallere karşı mahkeme yolunu kapatıyor. Bakanlar Kurulu, bu düzenlemeye göre mahkemelerin önüne geçen bir yetkiye sahip oluyor. CHP ve MHP düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkat çekiyor.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, 75. Maddenin Cumhuriyet tarihinde görülmemiş teşvikleri getiren bir düzenleme olduğunu söyledi. Tasarının, ‘Proje bazlı yatırımlara diğer kanunlarla getirilen izin, tahsis, ruhsat, lisans ve tesciller ile diğer kısıtlayıcı hükümler için Bakanlar Kurulu kararı ile istisna getirilir’ 4. Fıkrasının gelecek kuşakları da ilgilendirdiğine dikkat çeken Bekaroğlu, bu düzenlemenin, Mera Kanunu, Orman Kanunu, Çevre Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma gibi birçok kanun maddesinin önüne geçeceğine dikkat çekti.

CERATTEPE, KAMİLET VADİSİ, ABU DERESİ, ALAKIR...

Bekaroğlu, Doğu Karadeniz'deki bütün HES'ler bitirilip üretime geçilse bile Türkiye'nin enerji ihtiyacının ancak yüzde 1,5'unun karşılanabileceğine dikkat çekti ve “Bu yüzde 1,5 için değer mi arkadaşlarım? Bu bölge, bu vadiler, bütünüyle elimizden gidiyor” dedi. Bekaroğlu’nun değerlendirmeleri şöyle:

Doğu Karadeniz bölgesini hiç gezdiniz mi? Artvin'e gittiniz mi? Çok tartışıldı, Cerattepe'yle ilgili tartışmalar, Kamilet Vadisi'ni, Fındıklı, Abu Deresi, Pishala Deresi, Fol Deresi, Tonya, Gökçe Çay, Kemaliye, Alakır Antalya, bütün bunları duymuşsunuzdur, buraları gezmişsinizdir değerli arkadaşlarım. 'Ne olacak? Bizim enerji ihtiyacımız var' diyorsunuz. Öyle değil. Bakın, uzmanlar bildiriyor, yapmışlar çalışmaları, araştırmalarını: Doğu Karadeniz'deki bütün HES'ler bitse bile, hepsi üretime geçse bile Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 1,5'unu karşılayabiliyor ancak. Bu yüzde 1,5 için değer mi arkadaşlarım?

'BU BİR CİNAYET'

Bu bölge, bütünüyle bu vadiler, bütünüyle elimizden gidiyor. Efendim, 'Can suyu verilecek, şöyle olacak, böyle olacak.' Bunların hepsi hikâye; verilmedi. Örnekleri var, gördük. Bu bir cinayet, gerçekten! Bugüne kadar bir çevre mücadelesi veriliyordu burada, hukuk devletiydi, mahkemelere gidiyordu çevreciler. Hiçbiri eşkıyalık yapmadı, normal, demokratik yollarla haklarını arıyorlardı. Burada mahkemelerin de önünü kesiyoruz. Bakanlar Kurulu, sadece yasama görevini üstlenmiyor yürütme. Yargının da, mahkemelerin de önünü kesiyor. Bu yapılacak iş değil.

MHP: ANAYASAYA AYKIRI

MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, 75. Maddenin teşvik sistemine çok radikal bir ekleme yaptığını ve anayasaya aykırı unsurlar içerdiğini söyledi. Büyük yatırımlara devletin yüzde 49'una kadar ortak olma imkânı getirildiğini bu yapılırken hiçbir kriter konulmadığını anlatan Usta, “Devlet 49 yıllığına arsa arazi tahsisi yapabilir" diyor. Burada şöyle bir hüküm var, 'Yatırımın tamamlanması ve öngörülen istihdamın sağlanması durumunda beş yıl sonra o araziyi bedelsiz olarak devredebilir' deniliyor. Bu da yine son derece suistimale açık, iyi düzenlenmemiş ve hazine arazilerinin peşkeş çekilmesine müsait bir hükümdür. Bunun düzeltilmesini talep ettik ancak düzeltilmedi. Diğer bir husus, ucu açık bir şekilde devlet alım garantisi veriyor. Yani bir yatırım yaptıracaksınız, ürettiğiniz malı da ben alacağım diyor. Bu, belli sektörlerde, belli mallarda olabilir, bunu anlayabiliriz, örneğin kan ürünlerinde bu örnek verildi fakat bununla ilgili de herhangi bir düzenleme olmaması devleti ciddi olarak ileride yükümlülük altına sokabilir. Bu endişeyi taşıyoruz” dedi.

75. MADDE NE GETİRİYOR?

Tasarıyla, kalkınma planları ile yıllık plan ve  programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda, Türkiye'nin gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını karşılama, arz güvenliğini sağlama, işe bağımlılığı azaltma, teknolojik dönüşümü sağlama, yenilikçi, katma değeri yüksek olan projeler için Ekonomi Bakanlığınca desteklenmesine karar verilen yatırımlar  konusunda yetkilendiriliyor. Buna göre, proje bazlı olarak desteklenmesine karar verilen yatırımlara yüzde 100'e kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanabilmesi, yatırıma katkı oranının yüzde 200'ü geçmemek üzere belirlenebilmesi veya Kurumlar Vergisi istisnası tanınabilmesi, Gelir Vergisi stopajı teşviki sağlanabilmesi, Gümrük Vergisi muafiyeti tanınabilmesi, 49 yıl süreyle bedelsiz irtifak hakkı tesisi veya kullanım izni verilmesi konularında Bakanlar Kurulu yetkilendirilecek.

Bakanlar Kurulu ayrıca; yatırım kapsamında yaratılan yeni istihdam  için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin 10 yıla kadar varan sürelerde bütçeden karşılanabilmesi, yatırıma ilişkin enerji tüketim harcamalarının yüzde 50'sine kadarının en fazla 10 yıl süreyle karşılanabilmesi, nitelikli personel için 5 yılı geçmemek üzere asgari ücretin aylık brüt tutarının 20 katına kadar ücret desteği verilebilmesi, yatırım tutarının yüzde 49'unu  geçmemek üzere ve edinilen payların 10 yıl içerisinde halka arz ya da yatırımcıya satış şartıyla yatırıma ortak olunması konularında da yetkilendiriliyor.