Hekimler: Alınmayan önlemler yüzünden insanlar ölüyor

Hekimler, pandeminin başından beri yaptıkları uyarıları yetkililerin kulak arkası etmesine tepki göstererek "İnsanlar hastalığı doğal seyri ile geçirmeye ve ölmeye devam ediyorlar" ifadesini kullandı.

Abone ol

DUVAR - Korona virüsü ortaya çıkmasının üzerinden 3 yıl geçti. Milyonlarca insanın hayatını karartan virüs bir yandan da evrimleşiyor, mutasyon geçiriyor. Bazı mutasyonlar daha öldürücü olurken, bazıları ise bulaşıcılığı artırıyor. Bugün dünya çapında en etkili olan varyant ise Omicron. Bilim insanlarına göre Omicron varyantı bulaşıcılığı diğer varyantlara göre daha hızlı ama öldürücü değil. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamayla, 15 gün olan izolasyon süreci bir haftaya düşürüldü. Ancak bu karar, tepkilere neden oldu. 

Alınmayan her önlemin bedeli binlerce vaka, yüzlerce ölüm olarak doktorların karşısına çıkıyor. Pandeminin başından beri alınması gereken önlemler hakkında sürekli açıklamalar yapan ancak iktidar tarafından dikkate alınmayan hekimler İstanbul Tabip Odası'nda bir toplantı daha yaptı. Açıklamayı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Prof. Dr. Pinar Saip ve Dr. Güray Kılıç birlikte yaptı. 

İstanbul Tabip Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, omicron varyantı sonrasında hekimler arasında Covid-19 geçirme sıklığı, seyri, aşılama oranları ve kurumlarında alınan önlemleriyle ilgili 14-24 Ocak tarihleri arasında bir anket yaptığını açıkladı. İTO tarafından yapılan ankete yarısı erkek, yarısı kadın 3 bin 895 hekim cevap verdi. Ankete katılanların yüzde 24’ü özel hastanelerde, yüzde 15’i eğitim ve araştırma hastanelerinde, yüzde 13’ü de üniversite hastanelerinde çalışıyor. Aile hekimliği ve işyeri hekimliğinde çalışanların oranları da yüzde 10 olarak kaydedildi.

HEKİMLER ARASINDA AŞILAMA DURUMU NEDİR?

Saip, anketle ilgili şu bilgileri paylaştı: “Ankete katılan hekimlerin yüzde 45’i 4 doz, yüzde 41’i 5 doz aşı yaptırmış. Toplam yüzde 96 tam aşılılar. Aşı olmayan hekim sayısı yüzde 1’den az. Sdece yüzde 0,67. Aşı sonrası hekimlerin yüzde 90’ında yan etki ya hiç olmamış ya da günlük yaşamı etkilemeyecek şekilde görülmüş. Ağır ciddi yan etkiler sadece yüzde 7 oranında. Hekimlerin yüzde 33’ü Covid-19 geçirmiş durumda. Bu Türkiye nüfusu ile kıyaslandığında yüzde 15’i olarak kaydedildi. Özellikle aşı sonrasında yoğun bakımlara yatma oranı hekimler arasında yüzde 0,26’dır. Şu anda 4 hekim arkadaşımız yoğun bakımda. İkisi aşısız, biri kronik hastalığı olan bir hekim, diğerinin ise aşı durumu bilinmemektedir.

Kurumlara baktığımızda, havalandırmanın yetersiz olduğu kurum yüzde 73. Genel olarak Covid önlemleri sağlık kurumlarında sadece yüzde 32 oranında. Birçoğunda kısmen yeterli. Yetersiz diyenler de yüzde 13. Aşılanma sonrasında hekim ölümlerinde ve yoğun bakım oranında ciddi azalmalar oldu. Artık hem iktidarın hem belediyelerin de bu konuda yeterli aşı kampanyaları yapmadığını düşünüyoruz. Toplumu aşılanmaya bir kez daha çağırıyoruz. Maalesef iktidar önlemleri almamakta.”

 ‘AŞI OLUN’ ÇAĞRISI: HEKİMLER TÜKENDİ

Aşı çağrısı yapan Saip, hekimlerin tükendiğini söyledi: “Hastaneler ve yoğun bakımlar doluyor. Diğer hastanelerde görevli sağlık çalışanları Covid hastanelerine kaydırılıyor. Bu yüzden normal hastalık hizmetleri diğer hastanelerde de verilemez duruma geldi. Bu da ölüm oranını genel olarak artırmaktadır. Ağır hastalık geçirmemek için iktidarın kapalı ortamlara ve girişlere aşılama zorunluluğu getirmelidir.” 

 ‘İNSANLARIN ÖLÜMLERİNİ SEYRETMEK ÇOK ACI’

“Gerçekten ülkede her sözü söyleyen bir cumhurbaşkanımız var” diyen İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu ise şunları söyledi: “'Hastanelerimiz tıkanmadı. Hastanelerimizde yer var' diyor. Hastanelerde yer olması, tıkanma olmaması hastalığın kontrol altına alınmamasına neden oluyor. İnsanlar hastalığı doğal seyri ile geçirmeye ve ölmeye devam ediyorlar. Nasıl olsa yaşlı, nasıl olsa kronik hastalığı var diye insanların ölümlerini seyretmek çok acı. Bu salgının aç-kapa yöntemleriyle sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini biliyoruz. Aşılamanın daha ciddi ele alınması gerekiyor. Özellikle 5-15 yaş arasındaki çocukların aşılanması mutlaka sağlanmalı. Aşıların etkili ve güvenli olduğu biliniyor. Çocukları hastalıktan değil aşılardan koruma tutumu terk edilmeli. Hastalık kontrolden çıkmış durumda.”

TALEPLER DİKKATE ALINIYOR MU?

"Sağlık Bakanlığına bir dizi önerilerde bulundunuz. Hangi önerileriniz dikkate alındı veya uygulandı?” sorusuna Küçükosmanoğlu şu yanıtı verdi: “Bunlar zaten dikkate alınmayan taleplerimiz. Daha önceki taleplerimizden bir tanesi aşı temin edilmesi yönündeydi. Bir ara aşı temin edilmiyordu ve biz aşılamaya geç başladık. Bugün karşılanmasını istediğimiz tedbirler yerine getirilmediği için açıklamalarımıza devam ediyoruz. Kolayca yapılabilecek şeyler. Örneğin çocukların aşılanmasına hızlı başlanabilir. Yapmalarını umuyoruz ve iyi niyetimizi koruyoruz.”

Basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç okudu. Açıklamanın satır başlıkları şöyle: 

VAKA SAYILARINDA ARTIŞ GÖZLENİYOR: Covid-19 pandemisinin ikinci yılını doldurmak üzere olduğumuz şu günlerde, Omicron varyantının oluşturduğu yeni dalga adeta bir tsunami gibi tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına almıştır. Gerek Omicron varyantının artmış bulaşıcılık özelliği gerek kısıtlamaların azaltılması gerekse de kuzey yarım kürede kış döneminin etkisiyle ülkemizde ve dünya genelinde olgu sayılarında yeniden artış gözleniyor. Birçok ülkede günlük vaka sayıları rekor üstüne rekor kırarken; Türkiye’de resmî verilere göre test kısıtlamasına rağmen günlük vaka sayısı üç haftadır 60 binin üzerinde, test pozitiflik oranı da vaka sayılarına paralel biçimde bir haftadır %15’in üzerinde seyretmektedir. Yine resmi verilere göre her gün 150-200 arasında yani bir uçak dolusu insanımızı kaybediyoruz.

İSTANBUL PANDEMİNİN MERKEZ ÜSSÜ: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da itiraf ettiği gibi İstanbul haftalardır pandeminin merkez üssü haline gelmiş durumda. İstanbul’da vaka sayısı yüz binde 1571 olarak açıklandı. Hastanelerde Covid servisleri ve yoğun bakımlar doluyor. Yenileri açılıyor. Meslektaşlarımız artan iş ve hastalık yükü yanında, güvensiz çalışma ortamı nedeniyle tükeniyor. En başından beri kontrol edilemeyen salgın neredeyse kendi doğal seyrine bırakılmış durumda yayılmaya ve öldürmeye devam ediyor. Semptomu olmayan temaslılara test yapılmaması, izolasyon ve karantinanın tamamen kaldırılması veya sürelerinin kısaltılması, aşısız veya eksik aşılı kişilerin test yaptırmadan kapalı alanlara girişi ve seyahati ile kısıtlamaların kaldırılması hastalığın yayılmasını hızlandırıyor. Yarıyıl tatili için yurdun dört bir yanına yayılan İstanbulluların hastalığın daha da yayılmasına yol açması beklenmelidir. Herkesin hastalığı geçirmesi sonucu toplumsal bağışıklık kazanılacağı beklentisinin bedeli daha fazla insanın ölümü olacaktır. 

OMİCRON ÖLÜMCÜL OLABİLECEĞİNİ GÖSTERİYOR: Omicron varyantının bir önceki Delta varyantına göre daha hafif atlatıldığı yönünde veriler mevcut olsa da özellikle hastalığı geçirmeyen, aşısız ve hatırlatma dozu yapılmayanlar dâhil eksik aşılılarda oldukça ölümcül olabildiğini gösteren çalışmalar da bulunmaktadır. Bunun yanında Delta varyantı halen dolaşımdadır. Kronik hastalığı bulunan veya ileri yaşlardaki kişilerin hem Delta hem de Omicron varyantına karşı kırılgan olduğu, aşının yüzde 100 koruyucu olmadığı bilinmektedir. Diğer kişiler hastalığı hafif geçirse bile hastalığı daha ağır geçiren daha fazla hastaneye yatan, daha fazla ölen bu dezavantajlı gruptaki kişilere bulaşmasına neden olmaktadır.

Omicron sürecinde sağlık çalışanlarının korunması ile ilgili önerilen düzenlemeler şöyle:

- Sağlık çalışanı ölümlerinde de aşısız ve eksik aşılı sağlık çalışanları göze çarpmaktadır. Yasal düzenlemeler de kullanılarak tüm sağlık çalışanlarının COVID-19’a karşı zorunlu olarak tam aşılı olması sağlanmalıdır.

- Riskli alanlarda çalışan sağlık çalışanlarına FFP2, FFP3, N95 benzeri ve üzeri koruyuculuğu olan maskeler parasız şekilde sağlanmalıdır.

- Atama bekleyen, ataması yapılmayan, kamu görevine hukuksuzca son verilen sağlık çalışanlarının ataması derhal yapılmalıdır.

- Bağışıklık yetmezliği, kronik hastalık gibi riskli durumları olan sağlık çalışanlarına risk durumuna göre kış ayları boyunca ücretli izin verilmelidir.

- İzolasyondaki sağlık çalışanlarından yedinci günün sonunda halen hastalık belirtisi olanlarda izolasyon uzatılmalıdır (10 gün). Eğer kişinin belirtisi yoksa, mevcut izolasyon kuralları uygulanmalıdır (5. gün PCR negatifse veya 7. gün işe dönüş).

TOPLUM İÇİN ÖNERİLER: 

- Vakaların saptanabilmesi için PCR testi yanında hızlı antijen testi yaygın olarak kullanılmalıdır.

- Hızlı antijen testi ve PCR testi ile saptanan vakaların aşı durumları göz önüne alınarak testi negatifleşenlerde 5 gün, hastalık belirtileri olanlarda 10 güne kadar izolasyon uygulanmalıdır.

- Kapalı ve kalabalık ortamlarda çalışanlar için aşı zorunluluğu getirilmelidir. 

- Aşı kartı uygulaması ile aşısız veya eksik aşılıların kalabalık ortamlara girişine izin verilmemelidir.

- 5-11 yaş arası çocuklar için aşılama başlatılmalıdır.

- Bağışıklık yetmezliği, kronik hastalık gibi riskli durumları olan tüm çalışanlara risk durumuna göre kış ayları boyunca ücretli izin verilmelidir.

- Maske kullanılması, zorunlu olmadıkça kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulmaması, kapalı alanların havalandırılması sağlanmalıdır.