HDP Sözcüsü Bilgen: Erdoğan'ın yargı ile ilgili sözleri yeni sürprizleri beraberinde getirebilir

HDP Sözcüsü Bilgen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargıyla ilgili sözlerini değerlendirdi. Bilgen, "Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili, yüksek yargıyı yok saymama sözlerinin seçim sistemi ile ilgili yeni sürprizleri beraberinde getireceğine dair işaretler olarak görüyoruz. Yeniden eski sisteme dönüşün telaşına bile girmiş olabilirler. Türkiye çok şeye gebe" dedi.

Abone ol

DUVAR - HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ve HDP milletvekilleri Meclis'te düzenledikleri basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yargıtay'ın kuruluşunun 150'nci yıldönümü nedeniyle yapılan törendeki konuşmasına değindi.

Erdoğan, dünkü konuşmasında "Zaman zaman mahkemelerimizin, yüksek yargı kurumlarımızın, Anayasa Mahkememizin kararlarını eleştirdiğimiz olmuştur. Ama hiçbir zaman bu kararları yok saymadık" demiş ve "Bir ülkede halk bunalmış ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse oradaki yargı sisteminde bir sorun var demektir" ifadelerini kullanmıştı.

HDP Sözcüsü Bilgen, bu sözleri şöyle değerlendirdi: "Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamalar şaşkınlık oluşturdu. Sanki yargının bu hale gelmesinde siyasi iktidarın hiçbir payı yok. İnsanlar adalet için dua ediyorsa bunun tek sorumlusu yargıymış gibi bir yaklaşım sergileniyor. Elbette yargı ile ilgili eleştiriler önemli ama yargının bu halde olmasının sorumluluğu sadece yargıya bırakılmayacak nitelikte. Nitekim yeni ataması yapılacak, kura töreni yapılacak hakim ve savcılarla ilgili törenin ertelenme sebebi bile yargının bu halde olmasında siyasetçilerin payı ile ilgili net bir işaret ortaya koyuyor."

' 'PADİŞAH BOZUNTUSU' CEZASINI YARGITAY BOZDU'

HDP'li milletvekillerinin milletvekilliğinin düşürülmesini eleştiren Bilgen, şöyle dedi: "Geçtiğimiz hafta birisi grup başkanvekilimiz olmak üzere iki milletvekilimizin vekilliği düşürüldü. Daha önceki düşürmeler de Türkiye siyasi hayatında örneği olmayacak nitelikteydi. Ama özellikle son iki düşürme ifade özgürlüğünün milletvekilleri için de söz konusu olmadığını gösterdi. Grup Başkanvekilimiz Ahmet Yıldırım’ın vekilliğinin düşürülmesine neden olarak gösterilen 'padişah bozuntusu' ifadesi bir başka davada bakın nasıl değerlendirilmiş. TKP 2012’de bir etkinlikte şöyle bir pankart açıyor '1 padişah bozuntusuna bir çift sözümüz var' bu ifadeye verilen cezayı Yargıtay bozuyor. Bozma gerekçesi çok açık. Ahmet Yıldırım’ın vekilliğinin düşürülmesi konusunda acele edilmesi, yargının tutumu ile siyasetin tutumu arasında kıyas yapmak açısından önemli. Muş’un 3 vekili var, iki vekili partimizde. İki vekilinden biri Burcu Çelik cezaevinde, Ahmet Yıldırım’ın da milletvekilliği düşürüldü, Yargıtay tarafından ifade özgürlüğü olarak kabul edilen bir ifadeyi kullandığı için."

'EL BEŞİR'İN ÜLKESİNDE DE SEÇİM YAPILIYOR'

HDP'nin ittifak tartışmalarını nasıl değerlendirdiği sorulunca Bilgen, şunları söyledi: "Seçim olan her yerde demokrasi var diyemeyiz. Türkiye’nin çok değer verdiği ama dünyada kimsenin ciddiye almadığı General Beşir’in (Ömer El Beşir) ülkesinde de seçim yapılıyor. El Beşir her seçimi yüzde 90 oyla kazanıyor. Bir seçimin demokratik olmasının koşullarını konuşmadan, OHAL ile yüzleşmeden seçim güvenliği ile ilgili tartışmalar kamuoyunun dikkatini başka yere çekme çabasıdır. Biz seçmen iradesinin sınırsızca sandığa yansımasını savunuyoruz. Ama bize koalisyonları kötüleyerek oy isteyenler seçimlere iki yıl kala, 18 aydan fazla süre varken koalisyon telaşına düşmüş durumdalar. Kendi koalisyonlarını kurabilirler, farklı parti olmanın gereği ortadan kalkmış olabilirler, şirketler gibi evlenebilirler ama muhalefeti dizayn etmeye kalkmasınlar. Muhalefetin kiminle, nerede, nasıl buluşacağına dair nezaketten yoksun davranışlara girmesinler. Bu tavır aslında bir suç bastırma, kendi çelişkilerini örtme ve kendi koalisyonlarını meşrulaştırma arayışıdır."

'HDP KENDİ ADAYIYLA SEÇİME KATILACAK'

HDP'nin kendi adayı ile cumhurbaşkanlığı seçimine gireceğini belirten Ayhan Bilgen, şöyle dedi: "Biz kendi programımız, sözümüz duruşumuzla bütün engellemelere rağmen seçmen iradesinin sandığa yansıması konusunda elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Şu anda gündemimizde ittifak yok. Bizim gündemimizde etkili bir kampanya ile OHAL koşullarında seçime gidilmemesini sağlama hem de oyların çalınmasının önüne geçme çabası var. Bunun arayışındayız. Bunu aynı duyarlılığı taşıyan tüm siyasi partilerle birlikte gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Biz kendi adayımızla seçim yarışına gireceğiz. Bu baskıların nasıl geri teptiğini de göstereceğiz."

'TÜRKİYE ÇOK ŞEYE GEBE'

Bilgen, "Adayınız Selahattin Demirtaş mı olacak" sorusuna şu yanıtı verdi: "Şu anda isim tartışma noktasında değiliz. Zamanı geldiğinde isimler de değerlendirilecektir. Şu anda seçim koşullarının tartışılmasının Türkiye demokrasisi açısından daha hayati olduğu kanısındayız. Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili, yüksek yargıyı yok saymama sözlerinin de seçim sistemi ile ilgili yeni sürprizleri beraberinde getireceğine dair işaretler olarak görüyoruz. Yeniden eski sisteme dönüşün telaşına bile girmiş olabilirler. Türkiye çok şeye gebe. Şimdiden isim konuşmanın gereği yok."

'AKP İÇİNDE ÇOK CİDDİ BİR TARTIŞMA VAR'

Bilgen erken seçim iddialarına ilişkinse şu değerlendirmeyi yaptı: "Eğer anketlerde kendilerini garanti altında görseler 2 ay içinde seçime giderler. Ama bunu görmedikleri, böyle bir ihtimalin olmadığı, aldıkları sinyallerin ciddi bir rahatsızlık içerdiği, AKP’nin kendi içinde bile çok ciddi bir tepki olduğunu gösteriyor. Bu paketle, gizli - açık koalisyonlarla, resmi gayrı resmi buluşmalarla, bu pakete yazamadıkları sözlü kontratlarla bile kurtaramayacak gibi gözüküyorlar. Eğer planlama yapar ve seçimi öne seçecek olurlarsa da biz her şart altında bu yarışa hazırız." (HABER MERKEZİ)