Hatırlamalar, yanılsamalar ve yalanlar

Antropolog Marc Augé’den hatırlama, unutma ve kimlikler üzerine roman formunda bir değini olan "Biri Sizi Bulmaya Çalışıyor" okurla buluştu. Augé kitapta, karakterler aracılığıyla su yüzüne çıkan anılardaki hakikatleri ve yalanları gündeme getiriyor.

Abone ol

Kaan Egemen

Etnik-kurmaca üstadı Marc Augé, gündelik yaşamdan hareketle hatırlama, unutma, bellek ve zaman gibi temalar etrafında metinler kaleme alıyor. Augé’nin metinlerindeki karakterlerin çoğunun bir ayağı geçmişte, diğeri bugünde. Sakin sessiz ilerlemekle birlikte hayatın bam teline dokunan konulara yoğunlaştığı kitaplarında yazar, insanın var oluşu ve onun dışında akan yaşamı edebî bir dille anlatırken antropologluğundan gelen bilgi birikimini okura tepeden bakmadan satır aralarına yerleştiriyor. Bütün bunlar ise bir anlam arayışına denk geliyor. Anıları ve unutulanları birer anlatı hâline getiren Augé, Biri Sizi Bulmaya Çalışıyor’da yine hatırlama, unutma ve kimlik ekseninde geçmiş-bugün bağlantısı kurarak Julien ve Claire isimli iki ana karakterin sohbetine dâhil ediyor okuru.

Marc Augé

SORULAR VE İTİRAFLAR

Eski Amerikan filmlerine meraklı emekli edebiyat öğretmeni Julien, defalarca izlediği Casablanca’nın bir gösterimi sonrasında Claire isimli psikologla karşılaşıyor. Kısa sürede Claire’in, adını veremeyeceği bir kişiye aracılık ettiğini öğrenen Julien, genç kadını kıramıyor ve hayatını anlatmaya başlıyor. Üstelik onunla konuşmaktan keyif aldığını hissettikçe daha derine inip hatıralarının kapısını ardına kadar açıyor.

Soru-yanıt şeklinde ilerleyen konuşma sırasında Paris’te, 1940’lardaki direnişte, Fransa’nın kurtuluşu sırasında, Cezayir Savaşı günlerinde ve 1968’de neler yaptığını tüm ayrıntılarıyla anlatan Julien, konunun dönüp dolaşıp 1960’ların sonuna gelmesinden kuşkulanınca soru soranla yanıt veren yer değiştiriyor. Tıpkı geçmişle bugünün, karşılaşmalar sayesinde yer değiştirmesi gibi…

İtiraflara dönüşen konuşma sırasında Julien’in kurduğu birkaç cümle, âdeta anlatının gidişatını belirliyor: “Hayatımda birkaç karşılaşmam oldu. İnsanlarla, manzaralarla, anlarla. Her birinden sonra artık ben, aynı ben değildim (...) Her biri gidişatımı hafifçe saptırıp yeniden yönlendirdi. Bir karşılaşma yarın ya da yakında veya belki birazdan gerçekleşir, bu minik ama eli kulağında değişimin kesinliği sayesinde hayatta kalırım ancak.”

Biri Sizi Bulmaya Çalışıyor, Marc Augé, Çeviren: Adem Beyaz, 96 syf., YKY, 2019.

MUAMMALI BELLEK

Claire’in soruları ve Julien’in yanıtlarının gelip dayandığı nokta arayış. Claire, geçmişe giderek hayatındaki karanlık noktaları aydınlatmaya uğraşıyor, Julien ise soruların kendisine çağrıştırdıklarıyla geçmişi hatırlıyor. İkiliyi buluşturansa bugün. An ve anılar hikâyeye dönüşüyor, işin içine hatırlamalar, yanılsamalar ve yalanlar giriyor. Var olan ile kurgulanan geçmiş karşı karşıya gelirken unutulan geçmiş, kurulan geleceğe işaret ediyor.

Julien ve Claire’in konuşmasını zamanlar arasındaki bir seyahat olarak kurgulamış Augé. Belli anlarda geçmişin mükemmel sanılan vakitlerine sabitlenme, belli anlarda ise buradan kopuş (ya da kurtuluş) çıkıyor okurun karşısına. Kısacası yazar, bir kez daha belleğin o muammalı ve merak uyandıran tarafına odaklanıyor.

Unutmayı, hatırlamayı, mekânları, kişileri, olayları, soru ve yanıtları sinemayla birleştirip bir tür akış oluşturan Augé, meydana gelen boşlukları doldurmaya uğraşan, bunların peşinden giden karakterler aracılığıyla su yüzüne çıkan anılardaki hakikatleri ve yalanları gündeme getiriyor Biri Sizi Bulmaya Çalışıyor’da. “Geçmişte kalan ve kimsenin canlandırmak istemediği hikâyeler”in ağırlığına odaklanan yazar, “imkânsız hatıralar”ın sokaklarında gezdirdiği karakterlerle yan yana durmaya davet ediyor okuru.