Hatay’a gemilerle inen yardım ekibi: Böyle muhtaçlık görülmedi

Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Yusuf Kaplan, gönüllü ekibini taşıyan iki gemi ile Hatay Limanı’na yanaştıklarını belirterek “Elimizde yardım var, dağıtacak mazot yok. Böyle muhtaçlık görülmedi” dedi.

Abone ol

DUVAR - Akdeniz ve Güneydoğu’da 10 ilde büyük yıkımla sonuçlanan 7,7 şiddetindeki depremin 4’üncü gününde afet bölgelerinde hem yerin altında hem de üstünde yaşam mücadelesi devam ediyor. Depremden en derin yarayı alan bölgelerden biri de Hatay’ın Samandağ ilçesi. Sarsıntıyla birlikte neredeyse dümdüz olan bölgede, açlık, yokluk, çaresizlik hakim.

'HALK, ACİL İHTİYAÇLAR İÇİN LİMANA KOŞTU'

Deprem bölgesine yardım için Hatay Limanı’na iki gemi ile yanaştıklarını anlatan Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Yusuf Kaplan, gönüllülerden oluşan geniş bir ekiple şehre indiklerini söyledi. Kaplan, o andan itibaren izlenimlerini şöyle aktardı: “Hatay Limanı, binlerce konteynerin giriş yaptığı çok kritik bir limandı. Havalimanının depremde yarılarak kullanılamaz hale geldiği bir şehirde, limanın da yanarak kullanılmaz hale gelmesi, çalışmaları iyice imkânsız hale getirdi. Yangın nedeniyle limana inmemiz uzun zaman aldı. İndiğimizde insanlar yardım malzemelerini almak için limana yığılmış durumdaydı. İnsanların limana geçişine izin verilmedi ama gemilerdeki malzemeler kamyonlara yüklenip dağıtıma çıktı.”

Samandağ'daki binaların büyük kısmı yıkıldı, ayakta kalanlar ise kullanılamayacak durumda. 

‘SAMANDAĞ'IN MERKEZİ TERK EDİLMİŞ KASABA GİBİ’

Şu anda Hatay’ın Samandağ ilçesinde olduklarını belirten Kaplan, Samandağ’daki son durumu anlattı: “Burada yaşananlara şahit olan bir insanın akıl sağlığını yitirmemesi mümkün değil. Limandan çıktığımız andan beri herkes bizimle iletişime geçiyor. Herkes bizden yardım istiyor. ‘Sesimizi duyurun’ diyorlar. Bugüne kadar böyle bir muhtaçlık görülmedi. Bu yarayı nasıl saracağız bilmiyorum. Samandağ’ın merkezi terk edilmiş bir kasaba gibi, ıssız. Binalar yıkık, yaşam belirtisi yok. Merkezin dışındaki bölgelerde de afetzedeler, bulabildikleri her taşıtla mahallelerine yardım malzemesi taşıyor. Samandağ Spor Salonu yardım tırlarının deposu olarak kullanılıyor. Sonunda tırlar ulaştı. Şu anda malzemeler, tırlardan boşaltılıyor. Fakat bu acil ihtiyaçları mahallelere boşaltmak için mazot gerekli. Ticari araçlar, pikaplar var ama burada park halindeler. Halka mazot verilmediği için yardımlar dağıtıma çıkarılamıyor.”

'YARDIM VAR, DAĞITACAK MAZOT YOK'

Yardımların dağıtılabilmesi için Samandağ’a acilen mazot gelmesi gerektiğini vurgulayan Kaplan, “Bölgede öyle büyük bir açlık var ki, yürek dayanmıyor. Burada her sokakta en az üç bina yıkılmış durumda. Yıkılmayanlar da yan yatmış. Çevrede hiçbir devlet çalışanı olmadığı için burada bir yurttaş kendi çabalarıyla bulduğu bir iş makinesiyle binalara müdahale ediyor. Kullanmayı çok da iyi bilmediği bu araçla yakınlarını enkazdan çıkarmaya çalışıyor. İlk günler yardım gelmeyince insanlar kazma, kürek, hiltiyle betonu kaldırıp annelerini, babalarını kendileri enkazdan çıkarmışlar. Dün böyleydi ama bugün de böyle. Hem yerin altında hem yerin üstünde büyük bir ölüm kalım mücadelesi var. Depremin dördüncü gününde hala çadır yok. Hala birkaç bina enkazı dışında profesyonel çalışma yok. Burada AFAD yok, Kızılay’ın iki çadırı var sadece” dedi.