Haseke'de 250 IŞİD militanı daha SDG'ye teslim oldu

IŞİD'in Haseke'de SDG kontrolündeki cezaevine saldırması sonrası patlak veren çatışmalar yedinci gününe girdi. 250 IŞİD militanının daha teslim olduğu belirtilirken, çocukların durumu endişe sebebi.

Abone ol

DUVAR - IŞİD'in Suriye'nin Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünde bulunan bir cezaevine saldırmasının ardından patlak veren çatışmalar yedinci gününe girdi. SDG 250 IŞİD militanının daha teslim olduğunu açıklarken, cezaevinde çok sayıda çocuğun örgüt militanları tarafından canlı kalkan olarak kullanıldığı belirtiliyor.

IŞİD, militanlarını kurtarma amacıyla geçtiğimiz perşembe günü Geweran'daki Sinaa cezaevinin kapısının önünde bombalı araçla saldırı düzenlemişti. Saldırının ardından çok sayıda militanın firar etmiş, cezaevinin bazı noktaları ve çevredeki bazı mahalleler IŞİD kontrolüne geçmiş, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon tesisi kontrol altına almaya çalışan SDG'ye hava saldırılarıyla destek vermişti.  

'700 ERKEK ÇOCUK REHİN ALINDI'

Hafta başında 300 militanın teslim olduğunu açıklayan SDG, cezaevinin IŞİD kontrolünde kalan son bölümünü de temizleme çalışmalarının sürdüğünü, dün 250 IŞİD'linin daha teslim olduğunu duyurdu. Ancak IŞİD militanlarının yanı sıra ailelerinin de tutulduğu cezaevinde bulunan yaklaşık 850 çocuk konusundaki endişeler derinleşiyor. İçeride hâlâ onlarca kişinin bulunduğu, yaklaşık 15 gardiyanın ve bazıları 12 kadar küçük yaşta olan olan 700 erkek çocuğun rehin alındığı belirtiliyor.

CEZAEVİNDEN SES KAYDINDA 'ÇOK FAZLA ÇOCUK ÖLDÜ' İDDİASI

SDG'den yapılan açıklamada IŞİD'in çocukları canlı kalkan olarak kullandığı vurgulanırken, İnsan Hakları İzleme Örgütü de cezaevinde bulunan 17 yaşındaki bir Avustralya vatandaşı çocuğun kendilerine gönderdiği bir sesli mesajı yayınladı. Mesajda yardım isteyen çocuk, başından yaralandığını ve kanaması olduğunu söylerken, "Durmaksızın ateş ediyorlar. Her santimetrekareye ateş açıyorlar, her yere roketler düştü. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok fazla çocuğun cesedini gördüm. Sekiz, 19, 12 yaşlarındaydılar... Burada arkadaşlarım öldü. Çok korkuyorum. Yalnızım. Bana yardım edebilecek bir doktor yok. Yardıma ihtiyacım var. Çok korkuyorum. Gözümün önünde ölen çok fazla insan var. Kanamadan ölmekten korkuyorum" dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Kriz ve İhtilaf Direktörü Letta Tayler, SDG'nin sağlık görevlilerinin, cezaevinin IŞİD'den temizlenen bölgelerinde yaralı çocukları tedavi ettiğini ancak militanların rehin aldıkları çocukları başka bir alana taşıması nedeniyle kurtarma çalışmalarının zorlaştığını söyledi.

Öte yandan, İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü önceki gece çok sayıda çocuğun tesisten otobüslerle çıkarıldığını öne sürdü. Örgütün yönetici Rami Abdul Rahman, çatışmaları durdurmak için görüşmelerin yapıldığını da savunarak, "Eğer bir takas anlaşması yapılmazsa bir katliam olacak. Yüzlerce insan ölecek" iddiasında bulundu.

200 IŞİD'Lİ ÖLDÜRÜLDÜ

SDG'den yapılan açıklamada, şu ana dek çatışmalarda yaklaşık 200 IŞİD'li mahkumun öldürüldüğü ve 27 SDG üyesinin öldüğü belirtildi. SDG, firar eden IŞİD militanlarından 100'ünü yakaladıklarını da açıkladı. Ancak firari sayısı henüz net olarak bilinmiyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise çatışmalarda şu ana kadar 114 militanın ve 45 SDG üyesinin öldüğünü duyurdu. Öte yandan, Birleşmiş Milletler, Haseke'den yaklaşık 45 bin kişinin çatışmalardan kaçmak için evlerini terk ettiğini açıkladı. 

Geweran'daki cezaevi baskını, IŞİD'in üç yıl önce Suriye'de yenilgiye uğratılmasından bu yana düzenlediği en büyük saldırı. Söz konusu cezaevi, bölgede en fazla IŞİD üyesinin tutulduğu noktalardan biri olarak biliniyor. Cezaevinde, bazı örgüt liderleri de dahil, yaklaşık 4 bin IŞİD mensubu tutuluyor. 

SDG, BATILI ÜLKELERDE VATANDAŞLARINI GERİ ALMASINI İSTİYOR

Suriye'nin kuzeydoğusunda SDG'nin kontrolündeki cezaevlerinden 50'den fazla ülkeden binlerce IŞİD mensubu tutuluyor. SDG'nin bu merkezlerin giderek kalabalıklaşmasına dikkat çekerek, IŞİD'lilerin pasaportlarını taşıdıkları ülkeler tarafından geri alınıp buralarda yargılanması yönündeki çağrıları büyük ölçüde yanıtsız kalmış durumda. Söz konusu kişilerin haklarında herhangi bir suçlama yöneltilmeden tutulması ise insan hakları kuruluşlarının eleştirilerine neden oluyor. Öte yandan SDG, bölgenin Arap nüfusundan bazı kişilere ayrımcılık yapılarak bu merkezlere gönderildiği suçlamalarını reddediyor.

Cezaevi baskınları, IŞİD'in 2014'te Irak ve Suriye'deki ilerlemesi sırasında çok sık başvurduğu bir taktik olmuştu. Irak'taki cezaevi baskınlarıyla güçlenen IŞİD, yenilgiye uğratılmasının ardından son olarak Suriye'nin Derik bölgesinde 2019'da benzer bir girişimde bulunmuştu. Bu baskının sonrasında patlak veren çatışmalar da, ABD'nin hava desteğiyle sonlandırılmıştı. (DIŞ HABERLER)