Hamit Mumcu: İzmir için mücadele edeceğiz

Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, yarın yapılacak genel kurulda İzmir Kent Konseyi başkanlığı için yarışacak. Mumcu, Konak'ta elde ettikleri deneyimle bütün kente hizmet vermeye çalışacaklarını söylüyor: "Karar alma mekanizmaları içinde toplumun sesini en yüksek şekilde duyuracağız."

Abone ol

İZMİR - Türkiye’de yerel demokratik katılımı mümkün kılmak için kent konseylerinin nasıl işletildiği konusu çok önemli. 'Kentin geleceğini, kentlilerle birlikte yaşatma' iddiasıyla 2010 yılında kurulan İzmir Kent Konseyi'nde şimdi bu noktada belirleyici olacak yeni yönetim heyecanı yaşanıyor. Kent Konseyi üyeleri yarın toplanacak Genel Kurul’da yeni başkanını ve yönetim kurulunu seçmek üzere sandığa gidecek. MATAV Vakfı kurucularından, aynı zamanda Devrimci 78'liler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Mumcu da adaylar arasında.

Seçim sürecinde kent için, ülke için üretken mücadeleye devam edeceğini söyleyen Mumcu, “Bu mücadele için kimsenin adamı olmaya, kapılarda bekleyip icazet almaya, özgeçmiş trafiği yapmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Deneyim ve işbirliği ile birlikte oluşturulacak katılımcılık platformlarının bu kent için üretip mücadele etmeye yeteceğine inanıyorum” diyor.

Halen Konak Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürüten, şimdi de İzmir Kent Konseyi başkanlığına aday olan Hamit Mumcu ile adaylığını ve hedeflerini konuştuk.

'HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARDIK'

İzmir Kent Konseyi başkanlığına neden aday oldunuz?

İzmir’de vizyonu sınırları aşan, kente katacağı değerlere bütün hemşerilerimizin inandığı pırıl pırıl bir insan belediye başkanı oldu. İzmir gibi bir şehri yönetmek bilgi, birikim ve uyumlu bir ekiple beraber toplumla uzlaşı ve işbirliği gerektirir. Kent konseyleri de toplumla bağı kurabilecek en etkin yapılardır. Konak'ta çalışırken bu uyumlu diyaloğu toplum ve belediye başkanları arasında en iyi şekilde kurmaya çalıştık. Hatalarımızdan dersler çıkardık ve ciddi bir birikim inşa ettik. Şimdi bu birikimi sevgili dostum Tunç Soyer ile beraber bütün İzmir için kullanma zamanı diye düşünerek yola çıktık.

'SERMAYE ÇEVRELERİ GÖZÜNÜ İZMİR’E DİKMİŞ'

Sizce İzmir’in en önemli sorunları neler?

İzmir özgün değerleri olan bir şehir. Yapısını bozmak isteyen her baskı unsurunu reddediyor. Görülen o ki bazı sermaye çevreleri gözünü İzmir'e dikmiş durumda. İzmir’in en önemli sorunu bu bence... Daha çok kâr, daha az insani değerler bakış açısıyla bu kente ihanet edilmesine ne demokratik toplum güçleri ne de Belediye Başkanımız Tunç Soyer izin verecektir. Bu büyük tehlike karşısında hep kenetlenerek kentimizi çağdaş değerlerle büyütecek ve geleceğe taşıyacağız.

'ŞİMDİ BU MÜCADELEMİZİ İZMİR İÇİN VERECEĞİZ'

Kent Konseyi Başkanlığını kazandığınız takdirde ne tür projeleri hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz?

Öncelikle karar alma mekanizmaları içinde toplumun sesini en yüksek şekilde duyuracağız. Toplumsal muhalefeti yerel iktidarla kolektif bilinç zemininde buluşturmanın mücadelesini vereceğiz. Muhalefet mücadelesinin içinden gelen biri olarak şimdiye kadar kendi doğrularımla halkın mutluluğu için mücadele ettim. “Birilerinin adamı” olmadan verdiğim mücadelede her zaman örgütlülüğün gücüne inandım. Kapılarda makam, mevki beklemek yerine her zaman mücadelenin içinde oldum. Şimdi bu mücadelemizi kentin sivil inisiyatif güçleriyle, İzmir için vereceğiz. Bu mücadelenin en büyük şansı, Tunç Soyer gibi bir muhatapla yapıcı bir zeminde, kolektif bilinçle yürüyecek olmasıdır.

'KONAK’TAKİ UYUMU TÜM KENTE YAYACAĞIZ'

Konak, mültecilerin en yoğun yaşadığı bölge… Kent Konseyi Başkanı olduğunuz takdirde İzmir’de yaşayan mültecilerle ilgili bir çalışmanız da olacak mı?

Evet, İzmir, özellikle de Konak, mültecilerin en yoğun yaşadığı hatta transit geçiş noktalarının başında geliyor. Yaklaşık 5 yıl önce mültecilerin insanca yaşama koşullarının sağlanması ve toplumsal yaşamla uyumlarına destek olmak için Konak Kent Konseyi bünyesinde “Mülteci Meclisi”ni kurduk. Çocukların süt hakkından, kadınların dil sorununa kadar birçok soruna eğilmeye devam ediyoruz. Dolayısıyla burada oluşturduğumuz tecrübeyi İzmir Kent Konseyi ile daha geniş bir alana taşıyarak Konak'ta yakalanan toplumsal uyumu bütün bir kente yaymayı hedefliyoruz.

'EŞİTSİZLİK MÜCADELESİ BİR BÜTÜNDÜR'

Kadın temsili nasıl artacak? Erkekler kadın sorunlarını kadınlar kadar iyi anlayabilir mi?

Cinsiyet ayırımcılığı ile sorunları “kadın-erkek" farklılığı zemininde tartışmak birçok eksik yaklaşımı ve kısır süreçleri de beraberinde getirecektir. Ki zaten hep aynı sorunlar etrafında bu konunun tartışılmasının nedeni de bu dar bakış açısından başka bir şey değildir. Öncelikle eşitsizlik mücadelesi bir bütündür. Kadın ve erkeğin aynı platformda omuz omuza vereceği bir mücadeledir. Bunun yanında LGBTİ bireylerin var oluş mücadelelerini de bu tartışmaların dışında bırakamayız. Eksik verilen mücadele kazançtan çok kayıp getirir. Konak Kent Konseyi bünyesinde kurduğumuz bir meclis de Eşitlik Meclisi. Başkanlığını trans bir arkadaşımızın yürüttüğü bu meclis, edindiği deneyimle bu mücadeleyi daha sağlam bir zeminde vermeye çalışıyor. Her ne kadar eksik yanlarımız olsa da bütün kentin katılımıyla bu mücadeleyi omuz omuza vermeye devam edeceğimize eminim.

'İZ BIRAKANLAR ÖDÜLÜ’NÜ ALDIK'

Uzun bir dönemdir Konak Kent Konseyi başkanısınız. Görev süreniz boyunca yaptığınız en önemli faaliyetler neler?

Konak Kent Konseyi sivil inisiyatifin en etkili kazanımlarından biridir. Daha önceki başkan ve gönüllü arkadaşlarımızdan bize tecrübeyle dolu bir yapı kaldı. Türkiye Kent Konseyleri Platformu, İzmir Kent Konseyleri Birliği ve son olarak da Ege Kent Konseyleri Birliği’nin kurulmasında etkin unsurlardan biri olduk. Bize aktarılan tecrübeyi diğer kent konseyleri ile paylaşarak daha da zenginleştirmek için bütün dostlarımızla birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Emekle oluşturduğumuz bu yapı benim başkanlığımdan sonra da etki alanını arttırarak üstlendiği misyonları yerine getirecektir. Geçmişte Büyük Şehir Belediyesi, İzmir’deki tüm çocuklara süt verdiği halde mülteci çocuklara veremedi. Bunun mücadelesini verdik. Sonuçta o çocuklarımıza da verilmesini sağladık. Bu anlamda bir gazetenin İz Bırakanlar Ödülü’nü aldık. Deneyim ve paylaşımla oluşan bu birliktelik bence Konak Kent Konseyi’nin en büyük başarısıdır. Bu başarı da dünden bugüne emek veren bütün dostlarımızındır. Bu seçim sürecinde de bundan sonra da mücadele ederek, üreterek kent için, ülke için üretken mücadelemize devam edeceğiz. Bu mücadele için kimsenin adamı olmaya, kapılarda bekleyip icazet almaya, özgeçmiş trafiği yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Deneyim ve işbirliği ile birlikte oluşturulacak katılımcılık platformlarının bu kent için üretip mücadele etmeye yeteceğine inanıyorum.

Kızbes Aydın: İzmir'in sosyal dokusuna sahip çıkacağız