Hacı Bayram Türbesi yanında 36 mezar yeri!

Ankara'da Hacı Bayram Veli türbesi yakınındaki sahte olduğu ortaya çıkınca yıkılan Seccade Sultan Türbesi'nin boş kalan arazisinde 36 mezar yeri açıldı. Refah Partisi döneminin ünlü ismi Muradiye Kültür Vakfı Onursal Başkanı Mustafa Kalfaoğlu'nun geçen aralık ayında buraya defnedilmesinin ardından izin ve uygunlukla ilgili sorular ortaya çıkmış durumda....

Abone ol

ANKARA - Ulus’ta Hacı Bayram Veli Türbesi’nin yakınındaki, Gül Baba Türbesi’nin 700 metre ilerisinde tarikat ve cemaatlerin ileri gelenlerinin defnedileceği “hazire alanı” oluşturuldu. Yapımına geçen ay başlanan, SİT alanı üzerindeki, alanda 36 mezar yeri bulunuyor. Geçen Aralık ayında vefat eden Nakşibendî tarikatına yakınlığı ile bilinen Muradiye Kültür Vakfı Onursal Başkanı Mustafa Kalfaoğlu o dönemde henüz boş arazi, şimdi hazire olan alana defnedilmişti. Kalfaoğlu’nun “Bakanlar Kurulu” kararı olmadan Hacı Bayram Türbesi’ne yakınına defnedilmesi tartışmalara neden olmuştu.

GÖKÇEK: HAZİRE ALANI, ESKİDEN DE MEZARLIKTI

Ankara Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Melih Gökçek de danışmanı Avni Kavlak aracılığıyla Gazete Duvar’a yaptığı açıklamada, “Söz konusu alanın kayıtlarda mezarlık olarak geçtiğini, bu nedenle de bir süredir boş olan alanı defin yeri olarak hazırladıklarını” söyledi. Gökçek, mezar alanında kendine de yer ayrıldığı iddialarıyla ilgiliyse, “Gerçek dışıdır. Kendime ve yakın çevreme mezar ayırmam söz konusu değildir. Eşim Nevin Gökçek’in vasiyeti Semerkant Türbesi’ne defnedilmektir” yanıtını verdi.

Yıkılan Seccade Sultan Türbesi (Fotoğraf: Mustafa Soyak)

HAZİRE ALANI ASLINDA SAHTE TÜRBEYDİ

Melih Gökçek’in, “Hazire alanı olarak yaptırdığımız yer eskiden de mezarlıktı” ifadesi ise tartışmaya açık. Çünkü Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin “hazire alanı” olarak belirlediği arazide 2016 yılının ilk aylarına kadar Seccade Sultan Türbesi bulunuyordu. Ancak Seccade Sultan’ın tarihsel kimliği ve türbenin kimin tarafından yaptırıldığına dair net bir bilgiye ulaşmak mümkün değildi. Hacı Bayram Veli Türbesi’nin ziyaretçileri, Seccade Sultan Türbesi’ni de ziyaret edip demir parmaklıklar içine “bozuk para” atma geleneğini uyguluyorlardı. Mahallelilerin aktardığına göre derme çatma, bakımsız ve üzeri yeşile boyanmış demirlerle kapatılmış Seccade Sultan Türbesi olarak bilinen alanda geceleri alkol ve uyuşturucu kullananları görmek mümkündü. Gündüzleri ziyaretçiler tarafından dilek için atılan paraların da bu kişiler tarafından alındığı dile getiriliyordu.

SECCADE SULTAN SOKAĞI, HACI BAYRAM VELİ CADDESİ OLARAK DEĞİŞTİRİLDİ

Çevre halkının ile eski Ankara meraklılarının çabaları sonucunda yıllardır boş bir alanda bakımsız duran Seccade Sultan Türbesi'nin “sahte” olduğu ve kaçak yapıldığı kesinleştirildi. "Hacı Bayram’da sahte türbe" bilgisinin sosyal medyada da yaygınlaşmasının ardından türbenin bulunduğu sokağın “Seccade Sultan Sokağı” olan ismi Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile "Hacı Bayram Veli Caddesi" olarak değiştirildi. Ardından da geçen Şubat’ta sahte türbe Ankara Büyükşehir Belediyesi ekiplerince yerinden yıkılarak toprak ve çevre düzenlemesine başlandı. Ankara’da 3 Aralık 2016’da vefat eden Nakşibendi tarikatına yakınlığı ile bilinen Muradiye Kültür Vakfı’nın Onursal Başkanı Mustafa Kalfaoğlu da işte bu sahte türbenin kaldırılmasının ardından boşalan alana defnedildi.

BAKAN SOYLU 'BAKANLAR KURULU KARARI VAR MI?' SORUSUNU YANITLAMADI

Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, bu defnin ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergede Muradiye Kültür Vakfı’nın Onursal Başkanı Mustafa Kalfaoğlu’nun mezarlıklar dışında bir alana defni durumunda Bakanlar Kurulu kararı gerektiğine işaret ederek, “Söz konusu defin için Bakanlar Kurulu izni alınmış mıdır? Alınmadıysa bu defin hangi hukuki dayanağa göre yapılmıştır” diye sormuştu. Nazlıaka önergesinde, "Başka tarikat ve cemaatlerden benzeri talepler geldiğinde nasıl bir yol ve yöntem izlenecektir?", "Söz konusu defin işlemi için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan bir ödeme var mıdır?" sorularını da yöneltmişti. Ancak Nazlıaka’nın önergesi yanıtlanmamıştı.

Muradiye Kültür Vakfı’nın Onursal Başkanı Mustafa Kalfaoğlu

36 MEZARLIK DIŞI ALAN

Ekim ayı başında Kalfaoğlu’nun mezarının bulunduğu boş alanda taşeron bir firma aracılığı ile mezarlık yapımına başlandı. Söz konusu alana 35 mezar yeri kazılarak üzerleri betonla kapatıldı. Kalfaoğlu’nun mezarı ile birlikte alanda toplam 36 mezarlık yer almış oldu. Arazide halen yeşil alan düzenlemesi yapılıyor.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİS KARARI ALDI

Kaldırılan sahte türbenin, “hazire alanı” olarak belirlenmesi Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 14 Mart 2014 tarihli toplantısında gündeme geldi. Toplantı sonrası yayımlanan kararda şöyle denildi: “19956 ada 1 parsel ve 19957 ada 1 parseller arasındaki, yeşil alanda yer alan ve üzerinde Seccade Sultan Türbesi bulunan sahanın plan değişikliği yapılarak ‘Hazire Alanı (Mezarlık)’ olarak düzenlenmesi, Ayrıca, yine Hacıbayram Mahallesi, 19953 ada 3 parselin mevcutta ekte tapu kaydında da görüldüğü üzere Ahiler Mezarlığı bulunduğu ancak planda ‘Turizm-Ticaret-Sosyokültürel Alan (TTS)’ olarak ayrıldığı, Bu alanlara ilişkin plan değişikliği yapılarak 'Hazire Alanı (mezarlık)' olarak gösterilmesi ve şahıs mülkiyetinde bulunan kısmın gerektiğinde Belediyemizce kamulaştırılması öngörülmüştür.” Söz konusu kararda planın uygulanması için Ankara II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan ‘uygun karar’ beklendiği vurgulandı.

KORUMA KURULU İZİN VERDİ

Hazire alanı ve “yeşil alan” olarak yapılacak yerler planda SİT alanı olarak geçtiği için Kültür Bakanlığı Koruma Kurulu’nun iznine tabii. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ankara II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan beklediği yanıt gecikmedi. Kurul, 22 Eylül 2014 tarihli toplantısında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hazire alanı oluşturma talebine olumlu yanıt verdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nce de (14.04.2014) “Seccade Sultan Türbesi ve Ahiler Türbesi’nin bulunduğu alanın “hazire alanı” olarak kullanılması kararı alındı.

KİMLER, HANGİ KOŞULLARDA HAZİRE ALANINA GÖMÜLÜR?

Hazire, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “külliye, cami, mescit, tekke gibi dini yapıların avlularında yer alan etrafı duvar ve parmaklıklarla çevrili mezar yeri” olarak tanımlanıyor. İslam Ansiklopedisi’nde “hazire”ye ilişkin özetle, “Zaman içinde türbe veya mezarın yanına yeni yapılan definlerle beraber bir hazire oluşabilir. Bir hazirenin büyüklüğü orada ilk mezarı (türbesi) bulunan kişinin makamına ve mezarlık olmaya elverişli alanın genişliğine bağlıdır. Şehir dışında kurulmuş tekkelerin hazirelerinden bazıları zaman içinde büyük bir mezarlığa dönüşmüştür” bilgisi yer alıyor.

Hazire alanı düzenlemesi devam ediyor.

MURADİYE VAKFI: BAKANLAR KURULU KARARI VAR MI YOK MU BİLMİYORUZ

Muradiye Vakfı yetkilileri ise Mustafa Kalfaoğlu’nun Hacı Bayram Veli türbesinin yakınına mezarlık dışı bir alana gömülmesine ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Muradiye Vakfı genel merkezi yetkilileri Duvar’ın sorularını yanıtlarken defin için bir Bakanlar Kurulu kararı olup olmadığına dair net bilgilerinin olmadığını vurgularken, “Defin (mezar yeri) için belediye bir ödeme yaptıklarını, istenildiği taktirde bu belgeyi gönderebileceklerini” söylediler. Ancak talep etmemize karşın söz konusu “ödeme belgesi” bize gönderilmedi.

ÖZAL AİLESİ VE SÜLEYMANİYE CAMİİ HAZİRESİ

Türk siyasi tarihinde de “hazire alanı” 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kardeşi Yusuf Bozkurt Özal’ın Süleymaniye Camii haziresine defni ile gündeme gelmişti. Hazirede, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbelerinin yanı sıra Özal’ın annesi Hafize Özal ile Nakşibendî lideri Muhammed Zait Kotku’nun mezarları da yer alıyordu. Yine Nakşibendî tarikatının İskenderpaşa kolu liderlerinden Mahmut Esad Coşan’ın babası Halil Necati Coşan’la aynı yere defnine olanak sağlayan bir Bakanlar Kurulu kararı çıkarılmıştı. Karar, yargıya taşınınca devreye dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel girmiş ve defni savunmuştu.

PROF. FIĞLALI: HACI BAYRAM İLE NAKŞÎLİK YAN YANA GELMEZ

Muğla Üniversitesi eski rektörlerinden ilahiyatçı Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Nakşîlere yakınlığı ile bilinen Muradiye Vakfı’nın bir yöneticisinin Hacı Bayram Veli Türbesi’nin yakınında, hazire olarak belirlenen bir alana defnedilmesini yorumlarken, “Hacı Bayram Veli ile Nakşîliğin yan yana getirilemeyeceği” değerlendirmesinde bulundu, “Hacı Bayram Veli’nin Bayramiye Tarikatı’nın kurucusu” olduğunu belirten Prof. Dr. Fığlalı, Hacı Bayram Veli’nin Anadolu’nun fethinden sonra 15’inci asrın önemli düşünür ve din adamlarından biri olduğunu söyledi. Fığlalı, “Hacı Bayram Veli’nin düşüncesinde, eserlerinde asla bir mezhep ayrımı yoktur. Hacı Bayram Veli gibi hoşgörüsü, yaşam biçimi ile örnek tarihi bir kişilik tarikat, cemaat tartışmasında sokulmamalı” görüşünü dile getirdi.

PROF. HASAN ONAT: HACI BAYRAM CEMAAT TARTIŞMALARININ ÜZERİNDE TUTULMALI

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Onat da, "Hacı Bayram Veli, tarikatlar üzerinden konuşulabilecek bir isim değildir. Hacı Bayram Veli, topluma önderlik eden bir kişiliktir. En basit örnek, ziraatla uğraşır, üretirdi. Hacı Bayram Veli cemaat-tarikat tartışmalarının dışında tutulması gereken bir isimdir” değerlendirmesinde bulundu. Hacı Bayram’ın geldiği geleneğin, düşüncesinin, eserlerinin Nakşîlikle buluşmadığını ifade eden Onat, “Nakşibendîlik Ahmet Yesevi çizgisinden ve çıkışı 16’ıncı asrın sonu 17’inci asrın başı. Öncelik açısından bakıldığında da Hacı Bayram Veli’nin geldiği gelenek Nakşîlikle buluşmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

.

Gökçek, Muradiye Vakfı soruşturmasında gözaltına alınmıştı

Muradiye Kültür Vakfı, 1978 yılında "Çöllü Hoca" lakabıyla tanınan Hacı Bayram Camii imamı Rıza Çöllüoğlu tarafından kuruldu. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinden sonra başta Ankara olmak üzere Refah Partili belediyelerin işbaşına geldiği kentlerde peşpeşe aldığı ihalelerle 20'ye yakın şirket kurarak büyüdü. Vakfın kurucu mütevelli heyetinde Fevzi Tezcan, Ahmet Poyraz, Sami Özkan, Hüseyin Görgülü, Hilmi Görgülü, Alaaddin Zenginer, Hakan Yüksel, Feridun Yüceler, Abdullah Tokur, Nuri Aydın, Memiş Aydın, Hüseyin Eşrefoğlu yer aldı. Vakfın Genel Müdürü Mustafa Kalfaoğlu şaşalı yaşamı ile dikkat çekmeye başlamıştı. Söz konusu dönemde Ankara Belediyesi'nin yemek işinden otobüs duraklarının temizliğine, bahçe bakımından köprü onarımına ve trilyonluk doğalgaz sayaçlarının yenilenmesine pek çok ihalesini alan vakfın, Refah Partisi'nin önemli para kaynaklarından biri olduğu öne sürülmüştü.

Muradiye Vakfı, 1997 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından incelemeye alınmıştı. Bakanlık incelemesinde Muradiye Kültür Vakfı'nın kurduğu 21 paravan şirket ortaya çıkarılmış, soruşturmayı yürüten mülkiye müfettişleri, 1998 Ağustos ayında vakfın 29 şirketine ihale yasağı getirmişti. 1999 yılı Kasım ayında ise dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılığı aralarında Muradiye Vakfı yöneticilerinin de bulunduğu 26 kişi hakkında çete oluşturarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan ihale aldıkları iddiasıyla dava açmıştı. Dava kapsamında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek gözaltına alınıp sorgulanmış, hatta 'polisi karşısında görünce bayıldığı' şeklinde haberler yayınlanmıştı.