Gökçeada’ya çocuk köyü kuruluyor

Gökçeada'da çocuklar için bir köy kuruluyor. Köyün nasıl olacağı da düzenlenen ankete çocukların verdiği yanıtlara göre belirleniyor...

Abone ol

DUVAR - Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin ve bio-mimar Merve Tekin Sezgin, çocukların hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti. Gökçeada’da çocuklar için bir köy oluşturma fikrinde buluşan Çetin ve Tekin Sezgin, ilk olarak köyün mekânını belirledi. Gökçeada’daki üniversite altında kalan alanda çevre düzenlemeleri ve budama çalışmaları yapıldı. Çocuk Meclisi toplandı, kararlar alındı. Daha sonra projenin mimarı Merve Tekin Sezgin, psikolog Azime Tekin'in desteği ve gözetimi ile çocuklara yönelik bir anket düzenledi. “Sizin fikirleriniz ve hayalleriniz sayesinde daha güzel bir dünya mümkün olacak” sloganıyla yapılan ankette, doğal bir oyun ve öğrenme alanında neler olması gerektiği, çocukların hayalindeki dünyada neler olduğu ile ilgili sorular yöneltildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda sonuçlanan ankete birbirinden yaratıcı cevaplar geldi.

Gökçeada’da yaşayan 45 ve anakarada yaşayan 35 çocuğun cevapları ayrı ayrı analiz edildi. Mekân analizleri de yapıldıktan sonra artık, pandemi sürecinin geçmesi bekleniyor. Bütün çocukların hizmetine açık olacak köyde, çocuklar özgürce kendilerini ve doğal yaşamı keşfedebilecekler.

'ÇOCUK BÜYÜR ANILARI KALIR'

Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin, en büyük hayallerinin çocukların ve kadınların sosyalleşip mutlu olduğu bir Gökçeada yaratmak olduğunu belirterek, “Çocuk büyür anıları kalır. Çocuklarımızın özgün fikir ve sınır tanımaz hayalleriyle dolu olacak olan köyümüz; onların kendilerine ait bir yaşam alanı oluşturma çaba ve çalışmalarıyla hayat bulacak. Onları mutlu görmek ve çocuklarımızın bir gülüşleri bizler için dünyalara bedel. Onları çok seviyoruz” dedi.

SADECE OYUN ALANI DEĞİL 

Projenin tüm detaylarını Bio-Mimar Merve Tekin Sezgin’e sorduk.

En çok merak ettiğimiz soru elbette bu projenin nasıl ortaya çıktığı?

Yıllardır Obaruhu olarak yetişkinlere doğal yapılar üzerinde eğitimler düzenliyoruz. Genelde kendi evini yapma ve kırsala göç etme hayali olan insanlar katılıyor. Artık bu işi geliştirecek, buna kendini adayacak bir kitleye hitap etmek istiyordum. Bunun için en güzel kitlenin çocuklar olduğu kanısına varmıştım. Son birkaç yıldır çocuklarla çalışma hayalimi, hem etrafa duyuruyor hem de ufak fırsatlarda bu dinamiği deneyimliyordum. Sonunda Gökçeada’da okul öncesi öğretmenliği yapan sevgili arkadaşım Bediha Turhan’ın tavsiyesi ve önderliği ile çocuklar için bir oyun alanı yapmaya niyet eden Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin ile bir araya geldik. Ortak paydalarda buluştuğumuzu görünce de heyecanla bu işe koyulduk. Hepimizde sadece oyun alanı değil bir keşif ve öğrenme alanı olmasını hayal ediyorduk.

'ÇOCUKLARIN KALBİNDEKİ TOHUMU BÜYÜTECEĞİZ'

Peki, bundan sonra süreç nasıl ilerleyecek? Sırayla hangi adımları takip edeceksiniz?

Tasarım sürecinin her aşamasında çocukların var olmasını çok önemsiyorum ve bunun için yöntemler bulmaya çalışıyorum. Covid-19 sebebi ile dijital platformda kendimi geliştirmeye başladım. Önce psikolog Azime Tekin’in desteği ile çocuklara uygun bir anket düzenledik ve oldukça ilham verici yönlendirmeler edindik. Daha da önemlisi çocuklarda bizimle birlikte bu tohumu kalplerine aldılar ve hayal etmeye başladılar. Şimdi bu tohumu birlikte büyütebilmek için bir başka dost olan Canay Atalay (Children First World’un kurucularından), kızları Mia ile Mey’in önerisi ve desteği ile Minecraft adındaki oyundan haberdar oldum. Bu oyun ile uzaktan aynı alanda bulunup çocuk köyünü birlikte modellemeyi deneyeceğiz. Legonun dijital versiyonu gibi olan bu oyun sınırsız bir evren gibi. Bu sanal alanda yapacağım tasarımları çocuklarla birlikte modellerken onların tasarım ve şekil verme güdülerini gözlemlemeyi ve yaratıcılıklarından beslenmeyi umuyorum. Bir yandan da bu tohumu onlarla birlikte büyütmeye devam etmek, en büyük motivasyonum. Çünkü bu alan onlar için ve her aşamasında onların dokunuşu, aidiyetlerini güçlendirip, gerçekten ‘çocuk köyü’ olmasını sağlayacaktır. Ben çıktığımda çocukların canla başla gözettikleri, yaşattıkları bir yer olabilmesi için bu tohumlar çok kıymetli. Tasarım süreci tamamlandığında, çocukların katılımına uygun çeşitli aşamalarında, hayat koşulları el verirse birlikte köyü inşa etmek ise bu projenin asıl kalbini oluşturan zamanlar olacaktır. Daha sora da buranın işletme kısmı başlayacak. Bunun da ilk bir senesinde bizzat bulunup yine çocuklarla birlikte oluşturacağımız bir konsey ile işleyişine şekil vermeyi hayal ediyorum. Yani tohumdan meyvesine kadar bir sürece eşlik ediyor olacağız kısmetse.

.

İHTİYAÇLARA GÖRE ŞEKİLLENECEK

Anket yapıldı, cevaplar geldi. En çok oy alan tercihler mi sizin için belirleyici olacak?

Anket sonuçlarında ada ve anakara çocuklarının tercihlerine hem ayrı ayrı baktık hem de bir bütün olarak. Ünal Bey, adada yetişmiş bir çocuk olarak ada çocuklarının farklı ihtiyaçları olabileceğini, o yüzden farklı değerlendirmemizi önermişti ki gerçekten kayda değer farklılıklar gözettik. Bunlar bana nasıl bir çocuk kitlesine hizmet edeceğimize dair oldukça fikir verdi. Ada çocuklarının tercihlerine öncelik vererek, ilk beşe giren tercihleri mekânsal olarak yorumladım. Bütün çocukların tercihlerini gözeterek de bu listeye eklediklerimiz olacak. Lakin oldukça esnek mekânlar tasarlamak hedefim. Başlangıç için bu sonuçlar bize yön verecek. Ve içine girip yaşamaya başladığımızda her zaman ihtiyaçlara göre değişebilirler ve yeniden şekil alabilirler.

Obaruhu hakkında bilgi almak için: www.obaruhu.org / Instagram&Facebook: obaruhu