Geçen haftanın hak ihlalleri (19-26 Şubat): FETÖ’den boşalan alan Hayrat'a mı?

FETÖ tasfiyelerinin ardından diğer cemaatlere yönelik imtiyaz haberlerine bir yenisi de Milli Eğitim Bakanlığı’nın icraatlarıyla eklendi. Bakanlığın “değerler eğitimi” bahanesiyle önünü açtığı Hayrat Vakfı’na, okullarda “yardım” toplama desteği de verildiği ortaya çıktı.

Abone ol

Şenal Sarıhan*

Yeni Türkiye’de bu hafta yine hak ihlalleriyle geçti.

Muhalif kesimlere gözaltı ve tutuklamalar devam ederken, milletvekili gazeteci ve yazarlar cezaevine tıkılırken IŞİD sanıklarına tanınan imtiyazların boyutuna dair yeni bilgiler kamuoyuna yansıdı.

Öte yandan yandaş ve tetikçi medyanın bu haftaki linç kampanyasının odağında ise şahsım yer aldı.

BERBEROĞLU’NA VERİLEN CEZA AZ BULUNDU!

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan aldığı 5 yıl 10 aylık hapis cezasının gerekçesi açıklandı.

Gerekçeli kararda “7 Mayıs öğleden sonra daha önce ayrıntıya girilmeksizin, kamuoyunu aydınlatma ve haber verme kapsamında kalır nitelikte Aydınlık gazetesinde yer alan bilgilerden çok fazlasını içerir görüntü ve bilgileri yayınlanacağını bilerek ve bu bilgilerin ‘Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgiler’ olduğunu öngörebilecek bilgi ve birikime sahip olmasına rağmen verdiği, eylemin bu haliyle genel kastla işlenebilen ‘devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama’ suçuna vücut verdiği anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Berberoğlu'na "gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını az bularak kararı temyiz etti. Yargıtay'a gönderilmek üzere hazırladığı temyiz dilekçesi, Berberoğlu'nun "casusluk" suçundan yargılanması gerektiğini ifade etti.

KATLİAM SANIĞININ SERBEST BIRAKILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

10 Ekim Ankara Gar Katliamı ile birçok IŞİD davasının firari sanığı Nusret Yılmaz’ın yasal yollardan Gürcistan’a geçmek isterken yakalanıp Türkiye’ye iade edilmesine rağmen serbest bırakıldığı ortaya çıktı. IŞİD’in Antep’teki yapılanmasının başında olan Nusret Yılmaz'ın, yakalanıp serbest bırakılmasının ardından iki gün sonra bir kez daha ülke dışına çıkmaya çalıştığı ve akıbeti hakkında bilgi sahibi olunmadığı belirtildi. Başına 1 milyon TL ödül konulan Yılmaz’ın şimdi nerede olduğu bilinmiyor.

HALKEVLERİ’NE OPERASYON

Ankara polisi sabah erken saatlerde çok sayıda eve baskın düzenledi. Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş ile Halkevleri üyeleri Ali İmam Aydoğan, Gülşah Öztürk, Furkan Bircan, Necla Duran, Durak Soyaslan, Sedat Çakmak, Öğrenci Kolektifleri’nden Tankut Serttaş ve Meziyet Yıldız evlerine düzenlenen baskınların ardından gözaltına alındı. Halkevleri üyelerinin 21 Şubat'tan bu yana açlık grevinde olduğu belirtilirken avukatların aktardığına göre müvekkillerinin şeker ve tuz tüketimleri engelleniyor. Su ihtiyacının kolluk kuvveti tarafından karşılandığını, fakat şeker verilmediğini aktaran avukatlar, ‘yeni talimat’ gerekçesiyle kendi götürdükleri şekerlerin de içeri alınmadığını belirtti.

Öte yandan yine 20 Şubat günü Antalya’da 9 Halkevci gözaltına alınmıştı.Gözaltına alınanbu grup, 22 Şubat günü salıverildi.

CELALETTİN CAN’LA BİRLİKTE 15 KİŞİ TUTUKLANDI

İstanbul’da HDK çalışanlarına yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 30 kişiden 16’sı çıkarıldığı hakimliklerce “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı. Sanıklar İstanbul’da 7 Şubat günü yapılan ev baskınlarında gözaltına alınmıştı.

'İÇERİĞİ BİLİNMEYEN TOPLANTI'DAN DEMİRTAŞ'A BİR FEZLEKE DAHA

Diyarbakır Başsavcılığı, Demirtaş hakkında 21 Ekim 2016’da DBP'nin basına kapalı toplantısına katıldığı için fezleke hazırladı. "Toplantının basına kapalı yapılması nedeniyle içeriği ve konuşulanlar hakkında bilgi alınamamıştır" ifadesine yer verilen fezlekede Demirtaş'a beş somut suçlama yöneltildi. Savcılık fezlekede toplantının basına kapalı yapılması nedeniyle içeriği ve konuşulanlar hakkında bilgi alınamadığını belirtmesine rağmen Demirtaş’a ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini alenen aşağılama’, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’, ‘Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’, ‘Suçu ve suçluyu övmek’ ve ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ gibi suçlamalar yöneltti.

HDP VE EMEP İL BAŞKANLARINA CEZAEVİNDE DARP İDDİASI

Bursa H Tipi Cezaevi’nde tutulan aralarında Bursa HDP İl Eş Başkanı Yüksel Akgün ile Emek Partisi Bursa İl Başkanı Hasan Özaydın’ın da bulunduğu mahpuslar, cezaevi görevlileri tarafından darp edildiklerini avukatları aracılığıyla duyurdular. Cezaevinde müvekkili Özaydın’la görüşen avukat Berkay Akkuş, ceza infaz kurumu memurlarından birinin Özaydın’ın kolunu kırmak istediğini söyledi. Özaydın ve Akgün’ün avukatları konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacak. Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülere “Genelge geldi. Ayakta sayım vereceksiniz…’ denildiğini, mahpusların da ayakta sayım vermeyi reddetmeleri üzerine darp olayının gerçekleştiği iddia edildi.

DURUMDAN VAZİFE ÇIKARAN BİR MUHBİR VATANDAŞ DAHAI!

İstanbul’da belediyeye ait otobüsle seyahat eden Deniz Aktaş’ın telefonundaki yazışmaları gözetleyen bir yolcu polisi arayarak ihbarda bulundu. Seyir halindeki otobüs durdurularak gözaltına alınan Aktaş çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Bakırköy Cezaevi’ne gönderildi. Aktaş’ın avukatı Gülhan Kaya yaptığı açıklamada; müvekkilinin iddia edildiği gibi bir ‘yazışma’ yapmadığını, bir haber sitesinden haber okuduğunu aktaran avukat Kaya, kendisini ihbar eden yolcunun ‘bu haberleri görmüş olabileceğini’ söyledi.

Deniz Aktaş, hakkında açılan bir davadan dolayı öğretmenlik görevinden ihraç edilmiş, ancak bu davadan beraat etmişti. Göreve iade edilmeyi bekleyen Aktaş bu kez de bir muhbir vatandaş kanalıyla tutuklanmış bulunuyor.

BARIŞ AKADEMİSYENLERİNE 1 YIL 3 AY HAPİS

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attıkları için yargılanan akademisyenler hakkında ilk karar duruşmasında 1 yıl 3 ay hapis cezası çıktı. Hükmün açıklaması geriye bırakıldı.

Haklarında dava açılan 10 akademisyen, İstanbul 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. duruşmada savcı esas hakkındaki mütalaasını okudu. Mütalaada, bildiri her ne kadar internet üzerinden imzaya açılmış ise de amacın “örgütün düşüncelerinin yayılması” olarak gösterildi. Mütalaada, katliam, işgal gibi kelimelerin özellikle seçildiğini ifade etti. Savcı, bildiride devletin tek muhatap alınmasını da eleştirdi. Mütalaada savcı, “örgüt propagandası yapma” iddiasıyla cezalandırılma istedi. Mahkeme heyeti kararında “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 1 yıl, basın yayın yoluyla işlendiğinden yarı oranında artırım yapılarak 1 yıl 6 ay ceza verdi; ceza sanığın duruşmadaki iyi hali göz önüne alınarak 1 yıl 3 aya indirildi.

20016’DA 29 BİN 504 KADIN CİNSEL İSTİSMARA UĞRADI

TBMM'de bile ortaya çıkan cinsel istismar olaylarının hukuk önünde sonuçsuz kaldığı, bu hafta kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındaydı. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2016 yılında 29 bin 504 kadın cinsel istismara uğradığı gerekçesiyle şikayetçi oldu. Bunlardan 15 bini hakkında dava açıldı. Ancak sadece 5 bin 846 şikayet hakkında sanıklara hapis cezası verildi. Cinsel istismara uğrayan kadınların 23 bin 658 başvurusundan, hiçbir sonuç çıkmadı ve şüpheliler bir gün bile ceza almadı.

MECLİS ASANSÖRÜNDE TACİZE MOBBİNG NEDENİYLE ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çalışan E.U.'yu (25) asansörde öpmeye kalkıştığı iddia edilen Meclis çalışanı A.E.'ya (55), hakkında açılan idari soruşturma sonunda maaşından para kesme cezası verildi. Tacize uğrayan kadının ise A.E'nin ise hakkındaki adli soruşturma sürerken kendisine uygulanan mobbing nedeniyle şikayetinden vazgeçmek zorunda kaldığı öne sürüldü.

İŞ CİNAYETLERİ

Bu hafta iş cinayetlerinde yedi işçi yaşamını yitirirken 32 emekçi de yaralandı.

ATANAMAYAN ÖĞRETMEN ÇALIŞTIĞI FABRİKADA YAŞAMINI YİTİRDİ

Manisa Organize Sanayi Bölgesinde yer alan Sarp Plastik ve Kalıp Sanayıi'de çalışan ataması yapılmayan sosyal bilgiler öğretmeni Hasan Songur adlı işçi yaşamını yitirdi.

Sarp Plastik Sanayiinde 20 gündür çalışan Hasan Songur, enjeksiyon makinesine düşen parçayı almaya çalıştığı sırada pistonların kapanmasıyla yaşamını yitirdi. 25 yaşındaki Songur, sosyal bilgiler öğretmeniydi, ataması yapılmadığı için ücretli öğretmenlik yapıyordu. Ücretli öğretmenlikten önce çalıştığı okulun FETÖ bağlantılı çıkması nedeniyle ücretli öğretmenlikten de atılan Songur, Sarp Plastik'te çalışmaya başlamıştı.

İŞTEN ATILAN SENDİKALI İŞÇİLER, KENDİNİ YAKMAYA ÇALIŞTI

Karabük Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Umer Haddecilik firmasında çalışan ve Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye oldukları için patronlar tarafından işten çıkarılan, baskıya maruz bırakılan, bir ayı aşkın bir süredir eylem yapan işçiler bu kez de fabrika çatısına çıktılar. İşçiler talepleri kabul edilemezse kendilerini yakacaklarını ifade ettiler.

YAZAKİ’DE İŞÇİ KIYIMI

Yazaki’de 100'ün üzerinde işçi işten çıkarıldı. Bursa Gemlik’te bulunan ve geçtiğimiz günlerde işçilerin zam talebiyle eylem yaptığı Yazaki’de işçi kıyımı yaşandı. Fabrika yönetimi 100’ün üzerinde işçiyi sendikalaştıkları için işten attı.

DÜĞÜNDE KÜRTÇE ŞARKI SÖYLEYEN MÜZİSYENLER VE DÜĞÜN SAHİBİ TUTUKLANDI

Bu hafta bir düğünde Kürtçe şarkı söyleyenler gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul Güngören’de bir düğünde Kürtçe şarkı söyleyen iki şarkıcı ile düğün sahibi, çıkarıldıkları mahkeme tarafından “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklandı.

Düğünde bağlama çalan vatandaşa emniyet sorgusunda çaldığı müziklere dair sorular soruldu. Emniyet sorgusunda üç kişiye sosyal medya sayfalarında yapmış oldukları Afrin paylaşımları da suçlama konusu yapıldı.

ZIRHLI POLİS ARACININ ÇARPTIĞI 4 YAŞINDAKİ UMUT HÂLÂ UYUTULUYOR

İdil’de zırhlı polis aracının çarpması sonucu ağır yaralanan ve yoğun bakımda 65 gündür uyutulan dört yaşındaki Umut Özalp’in hayati tehlikesinin devam ettiği açıklandı. Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Aşağı mahallede, 17 Aralık’ta zırhlı polis servis aracı, evinin önünde oynayan dört yaşındaki Umut Özalp adlı çocuğu ezmişti.

ELAZIĞ CEZAEVİ’NDE İŞKENCEYE “ÖZEL EKİP” İDDİASI

İşkence şikayetleri ile gündemden düşmeyen Elazığ Cezaevi’nde yaşananlara ilişkin İHD Diyarbakır Şubesi ile Diyarbakır Barosu tarafından hazırlanan rapor, bu hafta açıklandı. Hazırlanan raporda cezaevindeki bir özel ekibin mahpuslara darp uyguladığı ve işkence ettiği iddialarına yer verildi.

Raporda yer alan bilgilere göre; 15 Şubat 2018 günü akşam saatlerinde sayım için odalara gelen infaz koruma memurları mahpuslara, Adalet Bakanlığı tarafından cezaevi idaresine bir genelge gönderildiği, söz konusu genelgeye göre artık sayımların ayakta yapılacağı ve buna uymayan mahpuslar hakkında tutanak tutularak disiplin soruşturması başlatılacağını söyledi. Bir gün sonra sayım almak üzere odalara giren infaz koruma memurları, ayakta ve tek sıra halinde sayım vermeyen mahpuslar hakkında tutanak tuttu, ardından darp ve işkence etti. Beyanlarına göre mahpuslar 18 Şubat 2018 Pazar günü çok yoğun bir şekilde darp ve işkenceye maruz kaldılar ve çok ağır şekilde yaralananlar olduğu bilgisine ulaşıldı. Raporda dikkat çeken noktalardan biri de işkence ve kötü muamelenin mahpusların daha önce cezaevi içinde görmedikleri “özel ekip” olarak ifade ettikleri kişiler tarafından uygulanması.

FETÖ’DEN BOŞALAN ALAN HAYRAT’A MI?

FETÖ tasfiyelerinin ardından diğer cemaatlere yönelik imtiyaz haberlerine bir yenisi de Milli Eğitim Bakanlığı’nın icraatlarıyla eklendi. Bakanlığın “değerler eğitimi” bahanesiyle önünü açtığı Hayrat Vakfı’na, okullarda “yardım” toplama desteği de verildiği ortaya çıktı.

Nur Cemaati’nin ‘’Yazıcılar’’ kolundan Hayrat Vakfı’nın yardım derneği, 2016’da önce Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına dernek olarak kabul edildi. Hayrat İnsani Yardım Derneği adı altında vakıf, İçişleri Bakanlığı’nın önerisiyle 2017’de yine Bakanlar Kurulu kararıyla “izin almadan yardım toplayabilen kuruluşlar” arasına dahil edildi. 2013 yılında kurulan dernek, devlet desteğinin ardından hükümetin yurtdışındaki politikasına yönelik olarak ülke sınırları dışına yardım kampanyaları düzenlemeye başladı.

KAMUDA LAİKLİK KARŞITI UYGULAMALARA DEVAM

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, kamu çalışanlarının ‘Kuran öğrenme’ talebi üzerine öğle tatilinde yarım saat süreyle Kuran kursu vereceği öne sürüldü. Nisan ayından itibaren memurlar müftülüğün belirlediği kurslara gidebilecek.

YANDAŞ BASININ LİNÇ KAMPANYASININ HEDEFİ BU KEZ ŞAHSIM OLDU

Bu hafta yandaş basının hedef öznesi şahsım oldu. CHP Kadın Kolları Kurultayı'nda yaptığım konuşma üzerinden yalan haber üreten tetikçi medya, çeşitli hakaret, iftira ve nefret ifadeleriyle şahsımı hedef tahtasına koydu.

18 Şubat'ta CHP'nin yeni kadın kollarını seçeceğimiz kurultayda; OHAL’in kaldırılması gerekliliğinin altını çizerek; yaşanan hak ihlallerinin ülkemizi demokrasiden uzaklaştırdığını söyleyip, çocuklarımızın bir bir şehit edilmesinin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade ettiğim konuşmamda “teröristlere şehit” dediğim öne sürüldü.

*CHP Ankara Milletvekili – TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili