FETÖ davasında Adil Öksüz skandalı!

FETÖ Çatı Davası iddianamesinde Adil Öksüz'ün Gülen cemaati içindeki konumunun çok uzun süredir bilindiğini gösteren bir belge yer aldığı iddia edildi. Buna göre devlet Öksüz'ün 'Deniz Kuvvetleri imamı' olduğu bilgisine darbeden çok önce ulaşmış ama ifadesine dahi başvurma gereği duymamış.

Abone ol

DUVAR - Adil Öksüz'le ilgili açıklanamayan sorulara bir yenisi daha eklendi. Oda TV'den Müyesser Yıldız'ın haberine göre Öksüz'ün Gülen Cemaati içindeki rolünü devlet darbeden önce biliyordu. Fetullah Gülen'in 1 numaralı sanık olduğu ve 4 gün önce başlayan “FETÖ” çatı iddianamesi davasının iddianamesi 2-3 yıllık hazırlık aşamasından sonra hazırlanıp 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce Mahkemeye sunuldu. Bu iddianamede Adil Öksüz'ün de adı geçiyordu. Ancak ifadesinin alınmasına bile ihtiyaç duyulmamıştı.

Yıldız şunları yazdı:

İddianamenin detayları, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan dava sayesinde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Eksiklikleri, hatalarıyla üzerinde geniş değerlendirme yapılmasını hakeden bir iddianame. Ama iddianamede öyle önemli bir tespit var ki, acilen buna dikkat çekmek gerekiyor.

Malum 15 Temmuz darbesinin kilit sivil ismi Adil Öksüz. Hava Kuvvetleri imamı olduğu, darbe gecesi Akıncılar Üssü'ne gittiği, gözaltına alındığı halde ilginç bir şekilde firar ettiği biliniyor.

Şimdi 2-3 yıllık hazırlık süreci olan “FETÖ” çatı iddianamesine dönersek;

Polis ve Savcılar Cemal Türk isimli bir “şüpheli”yi tespit ediyor. Bu kişiyle ilgili olarak Latif Erdoğan, Kemalettin Özdemir ve iki kişinin daha bilgisine başvuruluyor.

Latif Özdemir, Cemal Türk'ün “mollalardan” olduğunu ve “molla yapılanmasını” koordine ettiğini, Akademi ve İnternet Başkanlığı Genel Müdürlüğü yaptığını söylüyor. Kemalettin Özdemir de Cemal Türk’ün İlahiyat Fakültesi mezunu olduğunu, genellikle örgütün talimatları doğrultusunda konferanslar ve sohbetler düzenlediğini, bir dönem Askeriye İmamı il abisi olduğunu, Fetullah Gülen’den bizzat ders aldığını anlatıyor.

Sonra Cemal Türk'ün HTS dökümleri ve analizleri çıkarılıyor, MASAK raporu, yurt dışı giriş-çıkış verileri alınıyor. Hakkında kitaplarda ve gazetelerde yer alan bilgiler derleniyor.

Sonra “Şüpheli Şahıs Analiz ve Değerlendirmesi” başlığı altında Cemal Türk'le ilgili şu 7 tespit yapılıyor:

- 1992 yılı öncesi Altunizade FEM Dershanesi ve İzmir Yamanlar Koleji’ndeki 5. katlarda mollalardan sorumlusu olduğu,

- Abisi Süleyman Türk isimli şahsın Konya ilinde “Doktorlardan Sorumlu İmam” olduğu,

- FETÖ Molla Yapılanması içerisinde yer aldığı,

- FETÖ talimatları doğrultusunda konferanslar ve sohbetler düzenlediği,

- FETÖ’ye müzahir Mehtap TV’de “Müzakere Çizgimiz” isimli programı mollalardan Abdullah Şeref ile birlikte sunduğu,

- Abisi Mehmet Türk’ün Fetullah Gülen’in yeğeni (ablası Nardane Seven “Gülen” Medehe Türk) ile evli olduğu ve Manisa/Turgutlu ilçesinde toplanan himmet paralarının yurtdışına aktarılması hususunda görevli olduğu...

Geliyoruz son maddeye; Aynen şu deniyor:

“Eşinin kardeşi Adil Öksüz’ün (TCKN:49162560564) 2015 itibarıyla örgütün Deniz Kuvvetleri Sorumlusu olduğu...”

Bunun anlamı şu;

Kovuşturmayı yürüten polis ve savcılar Adil Öksüz ismini, T.C. numarasını, en önemlisi onun Deniz Kuvvetleri imamı olduğunu darbeden çok önce tespit etmiş.

Lâkin karakola ifadeye dahi çağrılmamış.

Dahası;

“FETÖ çatı iddianamesi” denilen iddianamede Cemal Türk firari sanıklar arasında yer alıyor, ama Adil Öksüz'ün adı bile yok!..