Faruk Bildirici: Gazetecinin ölümünden aşıyı suçlamanın alemi ne?

Gazeteci Faruk Bildirici, "Kalp krizine Biontech aşısı mı neden oldu?' şeklindeki başlığı eleştirerek, "Aşı haberlerinde toplum sağlığı öncelikli olmalı" uyarısı yaptı.

Abone ol

DUVAR - Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, magazin gazetecisi Recep Çilingir'in yoğun bakıma alınmasıyla ilgili haberde Covid-19 aşısıyla ilgili şüphe uyandıracak şekilde verilmesini eleştirdi ve aşı haberleri bildirgesini hatırlattı.

Gazeteci Bildirici, 'Gazetecinin ölümünden aşıyı suçlamanın alemi ne?' başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“Ünlü gazeteci hastanede yaşam savaşı veriyor! Kalp krizine BionTech aşısı mı neden oldu?” haberin başlığı buydu.

Süperhaber internet sitesinde Mevlüt Yüksel imzasıyla yayımlanan bu haberde, magazin gazeteciliğinin ünlü isimlerinden Recep Çilingir’in kalp krizi geçirdiği ve yoğun bakımda olduğu duyuruluyordu.

Merakla haberin içinde kalp krizinin Corona aşısıyla ilgisi hakkında bilgi aradım. Sadece gazetecinin kardeşinin ağzından “kalp rahatsızlığı olduğu için doktoruna danışarak 10 gün önce Biontech aşısı olduğu”, menajer Stelyo Pipis’in gazetecinin rahatsızlanmadan önce aşı olduğunu öğrenince olumsuz anlamda başını salladığı aktarılıyordu.

Bırakın aşının kalp krizini tetiklediğine dair bir doktor açıklamasını, başkaca hiçbir veri olmamasına rağmen habere “Kalp krizine Biontech aşısı mı neden oldu?” başlığı atılabilmişti.

Maalesef Süperhaber’in bu haberini Medyaradar, Yeniçağ, Medya Koridoru, Ortadoğu, Gazeteciler.com ve birçok haber sitesi kopyaladı.

Bu kadar çok yerde yayımlanınca doğruymuş gibi kabul edilmiş olsa gerek, kalp krizine BionTech aşısı mı neden oldu?” sorusu Recep Çilingir’in 28 Haziran’da yaşamını yitirmesinin ardından yayımlanan haberlerde de aynen yer aldı. Çok sayıda internet sitesi hiçbir araştırma yapmadan, bir tek yeni veri eklemeden aynı soruyu yineledi haberinde.

Aşı haberlerinde toplum sağlığı öncelikli olmalı

Daha önce başka bir haber vesilesiyle de yazmıştım. Gazetecilikte şüphe esastır ama şüphenizi soru olarak habere geçirmek anlamına gelmez bu. Araştırır, şüphenizi somut bilgiye dönüştürür, öyle yazarsınız. Gazeteci soru sorar, haber soruyu yanıtlar. Aklınıza gelen her soruyu hiçbir veriye kanıta dayanmadan yazdığınız metin haber olmaz.

Üstelik de hiçbir somut veriye dayanmadan soru sorarak şüphe yaratan bu haber, bir gazeteci hakkında ve daha da önemlisi dünyada 4 milyona yakın insanın ölümüne yol açan Covid-19 pandemisi ile ilgili.

Aşı da insanlığın Corona’ya karşı elindeki en önemli silah. Şimdilik hekimlerin elinde bu salgına karşı alabilecekleri başka bir önlem de yok. Dünyada 180 ülkede 3 milyar 14 milyondan fazla doz aşı uygulandı. Türkiye’de yapılan aşı miktarı da 50 milyon dozu buldu. Aşılamanın başlamasıyla birlikte dünyada ve Türkiye’de ölümlerin ve yoğun bakıma yatırılan hasta sayısının düşmesi bile aşıların yararını ve etkili olduğunu gösteriyor. Aşıların ölümcül yan etkileri de son derece düşük.

Durum böyleyken aşı karşıtlığını tetikleyecek, insanlarda aşıya karşı kararsızlığı artıracak haberler yayımlamak, her daim kamu yararını temel alması gereken gazetecilikle bağdaşmaz. Hele de “Ünlü gazeteci hastanede yaşam savaşı veriyor! Kalp krizine BionTech aşısı mı neden oldu?” türü bırakın bilimsel veriyi, hiçbir bilgi ve araştırmaya dayanmadan aşının tehlikeli olduğu, kalp krizine neden olduğu şüphesini okura aktarmak sorumsuzca bir davranış.

YAZININ TAMAMI