Ergene'de sel: Su değil 'sıvı' taştı

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Ergene Nehri’nin taşmasıyla birlikte, bölgede yaşanan kirlilik yeniden gündeme geldi. Nehrin 40 yıldan bu yana kirletildiğini belirten Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Nehri ve havzayı kirletmeye devam eden işletmelere hâlâ sadece para cezası kesmeye devam ederseniz kirlilik bitmez, Ergene hayata dönmez” dedi.

Abone ol

Deniz Çil

EDİRNE - Trakya Bölgesi’nde son yağışlarla birlikte Ergene Nehri’nde yaşanan taşkınlar, bölgedeki kirliliği yeniden gündeme taşıdı. Ergene Nehri’nde 1970’li yıllardan beri yaşanan kirlilik ve taşkınlar hakkında Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar ve Uzunköprü Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Özcan Kayalı’nın görüşlerini aldık.

'AĞIR METAL BULUNUYOR'

Ergene Nehri'nin, Trakya'nın içinden geçip denize dökülen 283 kilometre uzunluğunda önemli bir iç su varlığı olduğunu belirten Kaçar, "Ergene Havzası, yüzlerce yıldır bölgeye ve ülkemize gıda üreten verimli tarım arazilerinden oluşmaktadır. 12.438 kilometre kare olan Ergene Havzası, Türkiye'nin yüzde 1,6'sını oluşturmaktadır. Trakya'da yaşanan yağmurlar ve her gün nehre bırakılan kentsel ve sanayi atıklarıyla birlikte debisi artan Ergene Nehri taşmış ve Uzunköprü, Meriç, İpsala gibi ovaları sular altında bırakmıştır. Ergene Havzası'nın en büyük sorunu nehrin arıtmasız veya yetersiz arıtma nedeniyle vahşice bırakılan atıklarla kirletilmesi ve bu kirletmeye göz yumulmasıdır. Etkin idari tedbirler halen hayata geçmediği için nehirden akan sıvının beşte biri su, beşte dördü niteliği belirsiz bir sıvı olup içinde kadmiyum, siyanür, fosfor, krom, kurşun, çinko gibi birçok ağır metal bulunmaktadır. Topraklar ve yeraltı sularının kirlenmesi sonucu canlı sağlığı da büyük bir yaşamsal tehdit altına girmiştir” diye konuştu.

Bülent Kaçar

'SAĞLIK TARAMALARI YAPILMALI'

Havzada sağlık taramalarının yapılması gerektiğini belirten Kaçar, şöyle konuştu: “Sağlık Bakanlığı’nın acilen havzada sağlık taramaları yapması gerekiyor. Eş zamanlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü acilen toprak, su ve bitki analizleri yapmalıdırlar. Ergene Nehri ve havzası göz göre göre, 40 yıldan beri kirletilmektedir. Türkiye'nin en önemli tarım havzası olan Ergene havzası bir sanayi havzasına döndürülmüştür. Sayısı 3500'leri aşmış sanayi tesislerinin plansız ve arıtmasız kurulmaları ve çalıştırılmaları, etkin ve kirletmeyi önleyici denetimlerin yapılmayışı havzayı bugün zehir taşıran duruma getirmiştir. Havzada yer alan topraklarımızda ve yeraltı sularımızdaki kimyasal kirlilik, tehlikeli ağır metallerin birikimleri canlı yaşamı için artık ciddi bir kanser tehdidi haline gelmiştir. Trakya'da artan kanser vakalarını sadece sigara ve alkol kullanımı ile açıklamak sağlığımızı, yaşamımızı korumakla görevli olanların ciddiyetsiz ve gerçekleri örtmeye çalışan çabasıdır. Trakya topraklarının, sularının, insanının, doğasının uğradığı zararlar çok büyük olup telafisi imkansızdır.”

'ERGENE SIVISI TARIMDA KULLANILAMAZ, KULLANILMAMALIDIR'

"Ergene Nehri’nin kirletilmesinin engellenmesine dair açıklanan hiçbir plan, hiçbir açıklama maalesef yerini bulmamıştır" diyen Kaçar, "Ergene Nehri’nde hiçbir gözle görülür iyileşme söz konusu değildir. Zaten Çeltik Komisyonları su kaynağı Ergene Nehri olan hiçbir çeltik ekim ruhsatı başvurusunu kabul etmemektedir. 4. sınıf kıta içi kirli su niteliğindeki Ergene sıvısı tarımda kullanılamaz, kullanılmamalıdır” şeklinde konuştu.

'SULAR ÇEKİLDİKTEN SONRA MADDİ KAYBIMIZ ORTAYA ÇIKACAKTIR'

Özcan Kayalı

Uzunköprü Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Özcan Kayalı da yaşanan taşkın hakkında şunları söyledi: “Ergene Havzası’nda çok fazla bir ekili alan yok. Taşkının yaşanacak olması nedeniyle, insanlar o havzada çok fazla ekim yapmıyor. Bölgede yaklaşık 1000 dönüm arpa ve buğday ekimi yapılmıştı. Ama ne kadar bir zararımızın olduğu hakkında şu anda konuşmak erken. Sular çekildikten sonra maddi kaybımızın ne kadar olduğu ortaya çıkacaktır.”