Erdoğan: Meskenlerde kullanılan elektriğin KDV'si yüzde 8'e düşürüldü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meskenlerde kullanılan elektriğin KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e düşürüldüğünü, aylık kullanım sınırının ise aylık 240 kilovatsaate yükseltildiğini açıkladı.

Abone ol

DUVAR - Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında Kabine Toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı 3 saat 45 dakika sürdü. Erdoğan, toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna-Rusya krizine ilişkin, “Montrö Sözleşmesi'nin boğazlardaki gemi trafiği konusunda ülkemize verdiği yetkiyi, krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Rusya’nın Ukrayna topraklarına yönelik saldırısını kabul edilemez görüyor, Ukrayna yönetiminin ve halkının verdiği mücadeleyi takdir ediyoruz" diye konuştu. 

Erdoğan açıklamasında, elektrik tüketimindeki yeni düzenlemeyi de duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, meskenler ile tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e düşürüldüğünü belirterek "Meskenlerdeki düşük tarife sınırı ise günlük 8 kilovatsaate, aylık 240 kilovatsaate yükseltilmiştir. Böylece tüketimine göre faturalarda net yüzde 8 ile yüzde 14 oranında bir indirim sağlanmış olmaktadır. Mesken abonelerinin yıllık 7 milyar lira daha az fatura ödemesi temin edilmektedir. Ticarethane statüsündeki elektrik abonelerinin günlük 30 kilovat saate, aylık 900 kilowatt saate kadar tüketimi olan ilk dilimine yüzde 25 indirim uygulanacaktır" dedi. 

Erdoğan özetle şunları söyledi:

EŞİNE AZ RASTLANIR BİR KİBİR: "28 Şubat gününün bizim yakın tarihimizde bir başka anlamı daha vardır. O da 28 şubat darbesidir. Türkiye 28 Şubat 1997 tarihinde 27 Mayıs 1960 ile başlayan darbeler silsilesinin post-modern diye tabir edilen yeni bir yüzüyle tanışmıştır. Eşine az rastlanır bir kibirle 28 Şubat sürecinde yaptıklarının yanlarının yanına kâr kalacağını düşünenlerin hesap günü gelip çattığında sergiledikleri pespayelik de ibreti alemdir. Daha sonraki tarihlerde aynı niyetlerle yayınlanan 27 Nisan 2007 bildirisinin de 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin de milli irade tarafından cevaplanarak boğulmuş olması ülkemizde bir devrin kapandığını göstermiştir. İnsanlarımızın inancıyla ve inancının sembolleri olarak gördüğü değerlerle mücadelesini aksi yöndeki tüm iddialarına, beyanlarına rağmen hâlâ sürdürenler var. Bunların ellerine fırsat geçtiğinde neler yapabileceklerine ilişkin birçok emareye sıkça rastlıyoruz. Darbelerle, vesayetle, uluslararası operasyonlarla netice alma dönemi kapandığı için ülkemizde milli iradenin desteğini kazanma dışında bir yol, yöntem, usul kalmamıştır. Tek parti faşizmi, darbe ve cunta dönemleri alışkanlıklarıyla milleti tehdit ederek, proje ürünü eklektik hesaplarla yola çıkarak ham hayaller peşinde koşanların sonu hüsrandır.

ASIRLIK GEÇMİŞE SAHİP KÜRESEL YÖNETİM SİSTEMİ ÇÖKMEKTEDİR: Türkiye’nin son 20 yılında samimiyetle ve kararlılıkla uyguladığımız eser ve hizmet siyasetimizin 85 milyon vatandaşımızla ülkemizi getirdiği seçkin yer istikametimizin doğruluğunun ispatıdır. Dünyanın bir süredir köklü bir süreçten geçtiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Asırlık geçmişe sahip küresel yönetim sistemi çökmektedir. Bu sistemin temelini oluşturan Birinci ve İkinci Dünya savaşları hak arama değil, paylaşım mücadeleleriydi. Biz bu mücadelede maalesef masada değil menüde yer alan milletlerden birisiydik. İkinci Cihan Harbi sonrasında galipler tarafından salt kendi çıkarlarını koruma esasına göre kurgulanan siyasal ve ekonomik işleyiş yaşanan sorunların en önemli sebebidir. Her platformda dünya beşten büyüktür diyerek ifade ettiğimiz küresel yönetim sistemindeki çarpıklık kendini yeniden gösteriyor.

İŞLERİ İÇİNDEN ÇIKILMAZ HALE GETİRDİ: Kendi güvenlikleri ve refahları dışında hiçbir şeyi önemsemeyen dünyada diğer ülkelere ve toplumlara bu önceliklerinin birer aparatı muamelesi yapanların, kirli yüzleri artık tüm çıplaklığıyla ortadadır. Ukrayna’da yaşanan gelişmeler bu gerçeği doğrulayan bir mahiyet arz etmektedir. Sorunun tarafı ve hatta sebebi olan ülkelerin aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi’ndeki hakemlik ve çözüm mevkilerinin de sahibi bulunmaları işleri içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Türkiye bölgesinde barışı, huzuru, esenliği isteyen bir ülkedir. Bu tavrı Irak ve Suriye’den, Akdeniz’den Balkanlara kadar her hadisede gösterdik.

DİPLOMATİK GİRİŞİMLERİMİZİ SÜRDÜRDÜK, SÜRDÜRÜYORUZ: Karadeniz’in kuzeyindeki krizde de her ikisini de dost olarak gördüğümüz Ukrayna ve Rusya’ya aralarındaki sorunları diyalog yoluyla çözmeleri çağrısında bulunduk. Bu konuda arabuluculuk teklifi dahil gösterdiğimiz gayretin şahidi Ukrayna ve Rusya liderleridir. Bu süreçte barış ve istikrarın temini için diplomatik girişimlerimizi sürdürdük, sürdürüyoruz.

5 BİN VATANDAŞIMIZ AYRILDI: 24 Şubat’ta silahlar patladı. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasından dolayı gerçekten üzüntülüyüz. NATO Liderler Zirvesi başta olmak üzere her platformda bakışımızı ifade etmeye devam ediyoruz. Bölgedeki durumun yaygın ve fiili çatışmaya dönüşmeye belirlediği 12 Şubat’tan itibaren Ukrayna'daki 20 bin vatandaşımıza, diplomatik misyonlarımıza kayıtlı iletişim numaralarını arayarak ikazlarımızı yaptık. 22 Şubat'ta Ukrayna'nın doğusundaki vatandaşlarımıza bölgeden ayrılmaları çağrısında bulunduk. THY Ukrayna'dan ayrılmak isteyen vatandaşlarımıza ve diğer ülke vatandaşlarına gereken imkanı sağladı. Çatışmanın ertesi gününden itibaren otobüslerle tahliye işlemini başlattık. Çeşitli şehirlerdeki vatandaşlarımızı trenlerle önce Romanya ve ardından ülkemize getirecek çalışmanın içindeyiz. Halen Ukrayna limanlarında bulunan Türk bayraklı gemilerimiz, TIR'larımızın durumlarını yakından takip ediyoruz. 5 bin vatandaşımız ülkemize ve diğer ülkelere geçmiştir.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ: Montrö Sözleşmesi'nin Boğazlar’daki gemi trafiği konusunda ülkemize verdiği yetkiyi krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Biz Ukrayna’nın egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinden yanayız. Rusya’nın Ukrayna topraklarına yönelik saldırısını kabul edilemez görüyor, Ukrayna yönetiminin ve halkının verdiği mücadeleyi takdir ediyoruz.

NE UKRAYNA'DAN NE RUSYA'DAN VAZGEÇMEYECEĞİZ: Türkiye, BM, NATO ve Avrupa Birliği başta olmak üzere içinde yer aldığı kurumlar ve ittifaklar çerçevesindeki sorumluluklarını bugüne kadar harfiyen yerine getirmiştir, getirecektir. Milli çıkarlarımızdan ödün vermeyeceğiz, ama bölgesel ve küresel dengeleri de ihmal etmeyeceğiz. Bunun için ne Ukrayna’dan ne Rusya’dan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz. Karadeniz’in kuzeyindeki krizi de selametle atlatacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

EN YÜKSEK BÜYÜME ORANINI ELDE EDEN ÜLKE OLDUK: Bugün açıklanan veriler ekonomi programımızın hamdolsun başarıyla yürüdüğüne işaret ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğini yüzde 9,1 ve yılın tamamını yüzde 11’lik bir büyümeyle kapattık. Böylece G-20, OECD, Avrupa Birliği üyesi ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranını elde eden ülke biz olduk. Dengeli ve istikrarlı büyüme sayesinde yatırımlar ve istihdamdaki artış eğilimini sürdürüyoruz. İşsizlik oranımızın yüzde 11,3’e gerilettik. Sadece ülkemizin değil Avrupa başta olmak üzere tüm dünyanın krizi haline gelen enflasyon sorunun süratle çözmekte kararlıyız. Yaz aylarıyla birlikte milletimiz günlük hayatında sıkıntıya sokan enflasyon sorunu da önemli ölçüde kontrol altına almış olacağız. Böylece 85 milyon geleceğimize umutla sarılma imkanı bulacağız.

ELEKTRİKTE KDV YÜZDE 8’E İNDİ: Son kabine toplantımızda kamuoyuna duyurduğumuz elektrik tariflerindeki yeni düzenlemeyi de bugün netleştirdik. Meskenler ile tarımsal sulama da kullanılan elektriğin KDV’si yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmüştür. Ayrıca meskenlerdeki düşük tarife sınırı da günlük 8 kilovatsaate, aylık 240 kilovatsaate yükseltilmiştir. Böylece tüketimine göre faturalarda net yüzde 8 ile yüzde 14 oranında bir indirim sağlanmış olmaktadır. Bir başka ifadeyle mesken abonelerinin yıllık 7 milyar lira daha az fatura ödemesi temin edilmektedir.

Kademe uygulamasını ticarethane statüsündeki aboneleri de kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Ticarethane statüsündeki elektrik abonelerinin günlük 30 kilovatsaate, aylık 900 kilovatsaate kadar olan tüketimi olan ilk dilimine yüzde 25 indirim uygulanacaktır. Bu şekilde esnaf ve sanatkarlarımızın da yıllık 7 milyar lira daha az fatura ödemesini sağlamış oluyoruz.

ÖĞRENCİ BURSLARI: Öğrencilere ve araştırmacılara TÜBİTAK’tan sağladığımız bursalar da ciddi iyileştirmeler yapıyoruz. Lisans öğrencilerine verdiğimiz aylık 750 liralık bursu bin 250 liraya çıkarıyoruz. Aynı şekilde başarı performanslarına göre TÜBİTAK’tan yüksek lisans öğrencileri 3 bin lira ile 4 bin 250 lira, doktora öğrencileri 5 bin 500 ile 7 bin 500 lira, doktora sonrası araştırmacılar ise 7 bin 500 ile 10 bin lira arasına kadar aylık burs alabilecekler.

Star programını Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Kültür ve Turizm Bakanlığımızı dahil ederek yeniden açıyoruz. Bugün almaya başlayacağımız yeni çağrıyla 300’ü arkeoloji projelerinde görev almak üzere 2 bin 300 öğrencimizi destekleyeceğiz.”

ELEKTRİKTE OCAK AYINDA AÇIKLANAN İLK KADEME 150 KW İDİ

Türkiye, 1 Ocak’tan itibaren elektriği zamlı kullanıyor. Kademeli tarife sistemine geçildiğinde ilk kademeye yüzde 50, ikinci kademeye yüzde 127 zam yapıldı. 1 Ocak’ta uygulamaya geçildiğinde ilk kademe için günlük 5 kilovatsaat üzerinden aylık 150 kilovatsaat olarak belirlenmişti. Vatandaşlara gelen zamlı yüksek faturalar nedeniyle oluşan tepkiler ve muhalefet partilerinin ısrarlı eleştirisi üzerine kısa süre önce ilk kademe sınırı günlük 7 kilovatsaat üzerinden aylık 210 kw’ye çekilmişti. Ancak bu da normal bir ailenin günlük kullanım sınırının altında kaldığı için faturaları normale çekememişti. Bugün ise günlük 8 kilovatsaat ve aylık 240 kilovatsaat sınırına çekildi. CHP yılbaşından bu yana kademede 4 kişilik aile harcamasını göz önünde bulundurarak tabanın 230 kilovatsaatten başlamasını önermişti. Binlerce esnaf da kendileri de için de kademeli fatura uygulaması talep etmişti. (HABER MERKEZİ)