Elektriğe yüzde 127’ye varan zamların yedinci haftasında çok
heyecan verici bir yerde olduğumuz kesin. Kurye eylemleri, sendikal
mücadeleler, Migros direnişi derken, diğer taraftan elektrikte
mesken ve esnaf eylemleri de ülke sathına yayılmış durumda.
İktidarlar için daha fena olan ise elektrikte sermaye transferinin
aritmetiğini öğrenmeye başlamış olmamız: EÜAŞ’ın 32 kuruş olan
toptan satışı ortada iken, bu kadar net bir referans varken,
konutların; üretim bedeline, dağıtım bedeli ve vergiler de dahil
137 ile 206 kuruş ödemesi. Bu hesabı öyle bir öğrendik ki, en son
pazar günü EPDK bir basın açıklaması yapmak durumunda kaldı ve
aradaki farkı açıklama derdine düştü. Ne kadar güzel değil mi?
Aralık ayında kanun geçerken bu bilgileri TBMM ile paylaşsa idi
daha güzel olmaz mıydı? Muhalefetin yapamadığını halk yaptı. Ama
daha güzeli ise ertesi gün oldu; başında en büyük dağıtım
şirketinin patronunun da olduğu ELDER'den de (Elektrik Dağıtım
Hizmetleri Derneği) bir açıklama geldi.
Müthiş değil mi, elektrikte basit bir birim fiyatı anlama çabası
nasıl de demokratik görevleri işleme aldırıyor.
O zaman bir bilgi daha verelim, EÜAŞ’ın 32 kuruş olan toptan
satış fiyatına karşılık konutlarda elektriğe 137 ile 206 kuruş para
öderken, sulamada 206 kuruş, sanayide 228 kuruş ve ticarethanede
ise tam 274 kuruş ödüyoruz. Bu rakamlara üretim, iletim, dağıtım,
tedarik masrafları, kârları ve de özelleştirme maliyetleri hep
dahil.
HÜKÜMETİMİZ HALKIN GÜNDEME ALIYOR!
İktidarın alışık olmadığı şeyler oluyor. Artık halka dair
gündemlerle toplanıyorlar. 31 Ocak’ta kademe artışı haberini
açıklamak zorunda kaldılar. Sonrasında geçtiğimiz çarşamba günü (16
Şubat) 'faturalar yüksek ama biz de indirime çalışamadık' mealinde
bir açıklama yaptı. Elektrikte yardım edilen hane sayısının ikiye
katlandığı haberini verdi. Bize indirim ya da zammı geri çekme
haberi veremeyen hükümet, yenilenebilir enerji yatırımlarına
getirilen KDV ve gümrük vergisi muafiyetlerini de araya
sıkıştırdı.
Top şimdi Enerji Bakanlığı'nda. 21 Aralık günü Meclis’ten kanun
geçerken verilmeyen belgeler üstünde şimdi çalışılıyor. Masada,
mesken faturalarında indirim ve esnafa indirim gibi iki başlık var.
Bakan esnafın faturasında yüzde 25 indirimden bahsediyor. Güzel ama
yüzde 129 zamlı ticarethane faturasına yüzde 25 indirim ile sorun
çözülecek mi?
Çok açık ki iktidar zamları geri çekmekte zorlanıyor. Ama bu
bile başarı. Uzun zamandır böyle bir adım atmadı, halka dair bir
şey düşünmedi. Belli ki mart ayında faturalarına yetiştirmeye
çalışıyor ama yüzde 129 zammın üstüne yüzde 25 indirim neyi
kurtaracak, muhakeme edemiyor?
MUHALEFET PARTİLERİNİN ZAMLARLA SINAVI!
Bunlar olurken, muhalefet partilerinin yönetimleri konuya
oldukça uzak olsa bile tabanı ise, tam tersine, o kadar yakın. Öyle
ki, ana muhalefet partisinin zammın yapılmasından kırk gün sonra
ilk tepkiyi vermesi, 10 Şubat’ta faturayı ödememe çıkışı ardından
beş gün sonra grup konuşmasında, 'sadece kendisinin ödemeyeceği'
şeklindeki geri adımı dikkatlerden kaçmadı. Ancak CHP’li örgütlerin
9 Şubat'ta 81 ilde zam karşıtı basın açıklaması yaptığını burada
ekleyelim.
Muhalefet partileri 21 Aralık'ta aldıkları tutumdan pek
dönemezken ve de hâlâ "kamulaştırma" diyemezken Bahçeli daha temiz
bir çıkış yaptı. Bahçeli 15 Şubat'ta denetlemenin özele
devredilmesine karşı çıkıp, “dağıtım kamulaştırılsın” dedi ve
şirketlerin içinin boşaltılmasına karşı çıktı.
Böylece muhalefetin zayıf söylemlerini daha net ve temiz olarak
kendisi kullandı. Hem de karşı çıktığı bu düzenlemelere kendisi
kabul oyu vermemiş gibi yaptı.
ZAMLARDA 5. DALGA
Kasım ayında “Öncelikle ilk dalga zamlarına daha çok
'özelleştirme kökenli' dersek ve ikinci dalga zamların ….kur
kaynaklı olduğunu söylersek, ekim ayına kadar olan zamları
açıklamış oluruz” demiştik. Üçüncü dalga olarak dünyada
pandemi sonrası enerji piyasalarının yaptığı spekülasyon ile artan
enerji fiyatları ve dördüncü dalga ile 2022 bütçesinde artan enerji
vergi gelirlerini karşılamak vardı.
O yazıda “Hükümet ikinci dalganın eksik kalan elektrik ve
doğalgaz zamlarını yaparsa toplumdan gelecek tepkilerden çekindiği
için bunu merkezlere değil, çevreye yapıyor.” diyerek nasıl
pusuya yattığını görmüştük.
Kasım ayında meclise “TRT payı kaldırılıyor” diye pazarlanan
bazı kanunlarda değişiklik yapan kanuna dair yazımızda
uyarmış ve şunları demiştik;
“Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi önden TRT
payını kaldırıp, arkadan halktan maddi olarak fazlasını alıyor,
bunu yasama kılıfına sokarak yapıyor. Değiştirdiği -altısı enerji
ile ilgili olmak üzere- 18 kanun ile bir yerde ormana dalıyor,
başka bir yerde limanları bedavaya özelleştiriyor, enerjide yaptığı
düzenleme ile ülkede, petrol aramanın önünü ne kadar açtığı ortada
iken, şirketlerin bir kat daha önünü açıyor. Yetmiyor, olmayan
belgeler ve iddiaları gerekçe yapıyor.”
Hükümet 21 Aralık 2021 günü muhalefetin de desteğini alarak
geçirdiği kanuna atıfla 31 Aralık 2021 günü beşinci dalga zamları
yaptı. Çok açık! Çünkü bu oranda zam -bırakın dünya fiyatlarındaki
artışı, bırakın 2022 gelirlerini, enerjide özelleştirme ile
ceplerini dolduran şirketlini bir yıllık ihtiyacını bile
karşılıyordu.
5. DALGANIN KÂRLARI!
20 Aralık Pazartesi günü dolar 18.20’de gezerken o gün
elektrikte piyasa takas fiyatının aritmetik ortalaması 1000 kwh
için 68,86 cent idi. Bir hafta sonra pazartesi günü kur 11,5 TL
mertebesine düşmüşken 1000 kwh elektriğin piyasa takas fiyatı 91,78
cent’e çıktı. Bir haftada yakıtlara yüzde elli zam gelmedi ama
nasıl böyle oldu?
Aynı karşılaştırmayı aralık, ocak ve şubatın ikinci haftaları
için yaptığımızda resim daha netleşiyor. 5-12 Aralık arası elektrik
piyasa takas fiyatının aritmetik ortalaması 68,18 cent iken, 10-16
Ocak arası 80,36 cent’e, 7-13 Şubat haftası ise 100,68 cent’e
çıkmış. Dolar bazında yüzde elli artmış!!
Herhalde bunu "döviz kuru" ya da "ithal enerji kalemlerindeki
maliyet artışı" diyerek açıklamak pek kolay değil. 5. dalga
zamların tatlı kârları şu an bir yerlerde tatlı tatlı
bölüşülüyor!
HER AY FAZLADAN 20 MİLYAR TL FATURA!
Ekim ayında tahminen cebimizden 20 milyar TL elektrik parası
çıktı. Ocak ayında ise bu 40 milyar TL’nin üstüne çıktı. 20 milyar
TL’yi aşan tatlı kâr, dolar karşısında artan elektrik fiyatları ile
paylaşılıyor. Hükümetimiz ise birkaç yüz milyon liralık
indirimlerle bu tatlı kârı 20 milyar TL’nin üstünde tutma
çabasında.
Bunun için bakanlık mart ayının faturaları gelmeden tepkileri
sönümlendirecek bir indirimin çalışmasını yapıyor. Zamlar geri
alınmadığı sürece pek şansları yok gibi. Çünkü ortada toplumun
ödediği koca bir fatura var ve ucundan bir indirim kimseyi
kesmeyecek. Bunu daha iyi anlamak için zammı size şöyle
anlatayım:
“EÜAŞ’ın 32 kuruş olan toptan satış fiyatına karşılık, bize fatura
edilen her bir 1 kilovat saat elektrik için;
-konutlarda elektriğe 137 ile 206 kuruş para öderken,
-çiftçimiz sulamada 206 kuruş,
-çiftçinin ürününü işleyen sanayi 228 kuruş,
-o ürünü satan ticarethane ise elektriğe 274 kuruş para
ödüyor.”
Cümleyi böyle kurunca zammın geri alınması ve kamulaştırma
dışında aklınıza bir çare geliyor mu?