Elektrik zamlarında neredeyiz?

Ekim ayında tahminen cebimizden 20 milyar TL elektrik parası çıktı. Ocak ayında ise bu 40 milyar TL’nin üstüne çıktı. 20 milyar TL’yi aşan tatlı kâr, dolar karşısında artan elektrik fiyatları ile paylaşılıyor. Hükümetimiz ise birkaç yüz milyon liralık indirimlerle bu tatlı kârı 20 milyar TL’nin üstünde tutma çabasında.

Önder Algedik oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Elektriğe yüzde 127’ye varan zamların yedinci haftasında çok heyecan verici bir yerde olduğumuz kesin. Kurye eylemleri, sendikal mücadeleler, Migros direnişi derken, diğer taraftan elektrikte mesken ve esnaf eylemleri de ülke sathına yayılmış durumda. İktidarlar için daha fena olan ise elektrikte sermaye transferinin aritmetiğini öğrenmeye başlamış olmamız: EÜAŞ’ın 32 kuruş olan toptan satışı ortada iken, bu kadar net bir referans varken, konutların; üretim bedeline, dağıtım bedeli ve vergiler de dahil 137 ile 206 kuruş ödemesi. Bu hesabı öyle bir öğrendik ki, en son pazar günü EPDK bir basın açıklaması yapmak durumunda kaldı ve aradaki farkı açıklama derdine düştü. Ne kadar güzel değil mi? Aralık ayında kanun geçerken bu bilgileri TBMM ile paylaşsa idi daha güzel olmaz mıydı? Muhalefetin yapamadığını halk yaptı. Ama daha güzeli ise ertesi gün oldu; başında en büyük dağıtım şirketinin patronunun da olduğu ELDER'den de (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) bir açıklama geldi.

Müthiş değil mi, elektrikte basit bir birim fiyatı anlama çabası nasıl de demokratik görevleri işleme aldırıyor.

O zaman bir bilgi daha verelim, EÜAŞ’ın 32 kuruş olan toptan satış fiyatına karşılık konutlarda elektriğe 137 ile 206 kuruş para öderken, sulamada 206 kuruş, sanayide 228 kuruş ve ticarethanede ise tam 274 kuruş ödüyoruz. Bu rakamlara üretim, iletim, dağıtım, tedarik masrafları, kârları ve de özelleştirme maliyetleri hep dahil.

HÜKÜMETİMİZ HALKIN GÜNDEME ALIYOR!

İktidarın alışık olmadığı şeyler oluyor. Artık halka dair gündemlerle toplanıyorlar. 31 Ocak’ta kademe artışı haberini açıklamak zorunda kaldılar. Sonrasında geçtiğimiz çarşamba günü (16 Şubat) 'faturalar yüksek ama biz de indirime çalışamadık' mealinde bir açıklama yaptı. Elektrikte yardım edilen hane sayısının ikiye katlandığı haberini verdi. Bize indirim ya da zammı geri çekme haberi veremeyen hükümet, yenilenebilir enerji yatırımlarına getirilen KDV ve gümrük vergisi muafiyetlerini de araya sıkıştırdı.

Top şimdi Enerji Bakanlığı'nda. 21 Aralık günü Meclis’ten kanun geçerken verilmeyen belgeler üstünde şimdi çalışılıyor. Masada, mesken faturalarında indirim ve esnafa indirim gibi iki başlık var. Bakan esnafın faturasında yüzde 25 indirimden bahsediyor. Güzel ama yüzde 129 zamlı ticarethane faturasına yüzde 25 indirim ile sorun çözülecek mi?

Çok açık ki iktidar zamları geri çekmekte zorlanıyor. Ama bu bile başarı. Uzun zamandır böyle bir adım atmadı, halka dair bir şey düşünmedi. Belli ki mart ayında faturalarına yetiştirmeye çalışıyor ama yüzde 129 zammın üstüne yüzde 25 indirim neyi kurtaracak, muhakeme edemiyor?

MUHALEFET PARTİLERİNİN ZAMLARLA SINAVI!

Bunlar olurken, muhalefet partilerinin yönetimleri konuya oldukça uzak olsa bile tabanı ise, tam tersine, o kadar yakın. Öyle ki, ana muhalefet partisinin zammın yapılmasından kırk gün sonra ilk tepkiyi vermesi, 10 Şubat’ta faturayı ödememe çıkışı ardından beş gün sonra grup konuşmasında, 'sadece kendisinin ödemeyeceği' şeklindeki geri adımı dikkatlerden kaçmadı. Ancak CHP’li örgütlerin 9 Şubat'ta 81 ilde zam karşıtı basın açıklaması yaptığını burada ekleyelim.

Muhalefet partileri 21 Aralık'ta aldıkları tutumdan pek dönemezken ve de hâlâ "kamulaştırma" diyemezken Bahçeli daha temiz bir çıkış yaptı. Bahçeli 15 Şubat'ta denetlemenin özele devredilmesine karşı çıkıp, “dağıtım kamulaştırılsın” dedi ve şirketlerin içinin boşaltılmasına karşı çıktı.

Böylece muhalefetin zayıf söylemlerini daha net ve temiz olarak kendisi kullandı. Hem de karşı çıktığı bu düzenlemelere kendisi kabul oyu vermemiş gibi yaptı.

ZAMLARDA 5. DALGA

Kasım ayında “Öncelikle ilk dalga zamlarına daha çok 'özelleştirme kökenli' dersek ve ikinci dalga zamların ….kur kaynaklı olduğunu söylersek, ekim ayına kadar olan zamları açıklamış oluruz” demiştik. Üçüncü dalga olarak dünyada pandemi sonrası enerji piyasalarının yaptığı spekülasyon ile artan enerji fiyatları ve dördüncü dalga ile 2022 bütçesinde artan enerji vergi gelirlerini karşılamak vardı.

O yazıda “Hükümet ikinci dalganın eksik kalan elektrik ve doğalgaz zamlarını yaparsa toplumdan gelecek tepkilerden çekindiği için bunu merkezlere değil, çevreye yapıyor.” diyerek nasıl pusuya yattığını görmüştük.

Kasım ayında meclise “TRT payı kaldırılıyor” diye pazarlanan bazı kanunlarda değişiklik yapan kanuna dair yazımızda uyarmış ve şunları demiştik;
“Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi önden TRT payını kaldırıp, arkadan halktan maddi olarak fazlasını alıyor, bunu yasama kılıfına sokarak yapıyor. Değiştirdiği -altısı enerji ile ilgili olmak üzere- 18 kanun ile bir yerde ormana dalıyor, başka bir yerde limanları bedavaya özelleştiriyor, enerjide yaptığı düzenleme ile ülkede, petrol aramanın önünü ne kadar açtığı ortada iken, şirketlerin bir kat daha önünü açıyor. Yetmiyor, olmayan belgeler ve iddiaları gerekçe yapıyor.”

Hükümet 21 Aralık 2021 günü muhalefetin de desteğini alarak geçirdiği kanuna atıfla 31 Aralık 2021 günü beşinci dalga zamları yaptı. Çok açık! Çünkü bu oranda zam -bırakın dünya fiyatlarındaki artışı, bırakın 2022 gelirlerini, enerjide özelleştirme ile ceplerini dolduran şirketlini bir yıllık ihtiyacını bile karşılıyordu.

5. DALGANIN KÂRLARI!

20 Aralık Pazartesi günü dolar 18.20’de gezerken o gün elektrikte piyasa takas fiyatının aritmetik ortalaması 1000 kwh için 68,86 cent idi. Bir hafta sonra pazartesi günü kur 11,5 TL mertebesine düşmüşken 1000 kwh elektriğin piyasa takas fiyatı 91,78 cent’e çıktı. Bir haftada yakıtlara yüzde elli zam gelmedi ama nasıl böyle oldu?

Aynı karşılaştırmayı aralık, ocak ve şubatın ikinci haftaları için yaptığımızda resim daha netleşiyor. 5-12 Aralık arası elektrik piyasa takas fiyatının aritmetik ortalaması 68,18 cent iken, 10-16 Ocak arası 80,36 cent’e, 7-13 Şubat haftası ise 100,68 cent’e çıkmış. Dolar bazında yüzde elli artmış!!

Herhalde bunu "döviz kuru" ya da "ithal enerji kalemlerindeki maliyet artışı" diyerek açıklamak pek kolay değil. 5. dalga zamların tatlı kârları şu an bir yerlerde tatlı tatlı bölüşülüyor!

HER AY FAZLADAN 20 MİLYAR TL FATURA!

Ekim ayında tahminen cebimizden 20 milyar TL elektrik parası çıktı. Ocak ayında ise bu 40 milyar TL’nin üstüne çıktı. 20 milyar TL’yi aşan tatlı kâr, dolar karşısında artan elektrik fiyatları ile paylaşılıyor. Hükümetimiz ise birkaç yüz milyon liralık indirimlerle bu tatlı kârı 20 milyar TL’nin üstünde tutma çabasında.

Bunun için bakanlık mart ayının faturaları gelmeden tepkileri sönümlendirecek bir indirimin çalışmasını yapıyor. Zamlar geri alınmadığı sürece pek şansları yok gibi. Çünkü ortada toplumun ödediği koca bir fatura var ve ucundan bir indirim kimseyi kesmeyecek. Bunu daha iyi anlamak için zammı size şöyle anlatayım:

“EÜAŞ’ın 32 kuruş olan toptan satış fiyatına karşılık, bize fatura edilen her bir 1 kilovat saat elektrik için;
-konutlarda elektriğe 137 ile 206 kuruş para öderken,
-çiftçimiz sulamada 206 kuruş,
-çiftçinin ürününü işleyen sanayi 228 kuruş,
-o ürünü satan ticarethane ise elektriğe 274 kuruş para ödüyor.”

Cümleyi böyle kurunca zammın geri alınması ve kamulaştırma dışında aklınıza bir çare geliyor mu?

Tüm yazılarını göster