Egemen Hareket Planı Davası: Taraf çalışanlarına hapis cezası

Taraf Gazetesi'nin eski çalışanlarından Mehmet Baransu 13 yıl hapis, diğer sanıklar Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur ise 3'er yıl 4'er ay hapis cezasına çarptırıldı.

Abone ol

DUVAR - 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme ve yok etme' suçlarından yargılanan kapatılan Taraf Gazetesi'nin eski çalışanlarından Mehmet Baransu 13 yıl hapis, diğer sanıklar Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur ise 3'er yıl 4'er ay hapis cezasına çarptırıldılar.

Taraf Gazetesi'nin eski çalışanları Mehmet Baransu, Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Yıldıray Oğur ve firari sanık Tuncay Opçin'in yargılandığı Egemen Hareket Planı Davası'nda bugün 39'uncu celse görüldü. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Mehmet Baransu getirildi. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmazken, davanın müdahillerinden emekli Albay Suat Aytın ile sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Baransu'nun avukatı Çiğdem Koç, müvekkilinin evinde arama yapan polis amiriyle ilgili yapılan suç duyurusunun dosyaya celbini istedi. Koç, arama tutanağının ve arama görüntülerinin dosyaya gelmesi talebinin reddedildiğini ve bunun adil yargılama hakkı ihlali olduğunu söyledi. Avukat Koç, "Taleplerimiz yerine getirilip akla ve hukuka uygun bir mütalaa olmadığı sürece müvekkil de biz de savunma yapmayacağız. Taleplerimiz uygulanmadan ara karar oluşturursanız ben bu suça ortak olmayacağım ve duruşmayı terk edeceğim" dedi. Sanık Mehmet Baransu da Balyoz Davası dosyasında karar veren hakim ve savcılarla ilgili Yargıtay'da süren davanın dosyalarının bu dosyaya getirilmesini, evinde arama yapan ve sahte evrak oluşturduğunu iddia ettiği polislerin tanık olarak dinlenmesini talep etti.

BARANSU VE AVUKATI DURUŞMA SALONUNDAN AYRILDI

Mahkeme heyeti, dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle Baransu ve avukatının soruşturmanın genişletilmesine ilişkin taleplerinin reddine karar verdi. Bunun üzerine Baransu'nun avukatı Çiğdem Koç, "Duruşmada kalmamızın mantığı yok siz yargılamanızı kendi kendinize yapın. Hukuksuzluğa ortak olmayacağız. Müvekkilimle birlikte duruşma salonunu terk ediyoruz" dedi. Baransu ve avukatı duruşma salonundan ayrıldı. Diğer sanıklar Yasemin Çongar ve Ahmet Altan'ın avukatı Figen Albuga Çalıkuşu ise, "Egemen Harekât Planı hiçbir yerde yayınlanmadı. Yayınlandığını gösterir hiçbir delil bu dosyanın içinde yok" diyerek müvekkillerinin beraatini talep etti.

ŞİKAYETÇİLERİN AVUKATI: EYLEM ÖRGÜTSEL

Mahkeme Başkanı, dosyayı karar bağlayacaklarını belirterek taraflara diyecekleri olup olmadığını sordu. Şikayetçi Çetin Doğan'ın avukatı Hüseyin Ersöz, 'Davaya konu eylemin örgütsel faaliyet olduğu açıktır' diyerek Mehmet Baransu'nun cezalandırılmasını istedi.

KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme heyeti müzakere arasının ardından kararını açıkladı. Heyet oy birliğiyle aldığı kararda, sanık Mehmet Baransu'yu 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme' suçu sabit görüldüğünden 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Baransu 'Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama' suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, Baransu hakkında pişmanlık göstermemesi, davranışları, cezanın geleceği üzerinde olumsuz bir etkisi olmayacağı dikkate alınarak herhangi bir indirim uygulamadı. Mehmet Baransu'nun tutukluluğunun devamına karar verildi.

Mehmet Baransu hakkında 'Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge ve vesikaların kısmen veya tamamen yok edilmesi, tahrip edilmesi veya bunlar üzerinde sahtecilik yapılması veya geçici de olsa bunların tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanılması, hileyle alınması, çalınması' suçundan ise yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verildi. Baransu hakkında 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde mahkumiyet verildiği gerekçesiyle aynı suç nedeniyle bu davanın reddine karar verildi.

ALTAN, ÇONGAR VE OĞUR'A 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI

Diğer sanıklar Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur'un, 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme' suçundan cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldılar. Aynı sanıkların 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile çalma' ve 'Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama' suçlarından ise beraatlerine karar verildi. Sanık Tuncay Opçin hakkında ise yakalama emri infaz edilemediğinden dosyasının ayrılmasına karar verildi.

AVUKAT ÇALIKUŞU: BALYOZ KUMPASI DAVASI İLE İLGİSİ YOK

Davanın sanık avukatı Figen Çalıkuşu karara ilişkin Gazete Duvar'a değerlendirmelerde bulundu, davanın kamuoyunda bilinen 'Balyoz Davası' olmadığını, bu davanın konusunun farklı olduğunun savcılık iddianamesinde dahi yazıldığını belirtti.

“Bu davanın Balyoz Kumpası ile hiçbir ilgisi yok. Bu davanın konusu Egemen Hareket Planı'dır” diyen Çalıkuşu, karara ilişkin şunları söyledi: “Bu dava 2003 yılında yapılan rutin seminerde yer alan Egemen Hareketi Semineridir. ‘Balyoz Darbe Plan belgelerinin bulunduğu bavulla birlikte bu seminerin belgelerinin Taraf Gazetesi'ne geldiği ve bu surette ifşa olduğu’ iddia ediliyor. Önce Genelkurmay Başkanlığı’ndan temin edilmesine iştirak etmek suretiyle üç ayrı kanun maddesinden, TCK 326, 327 ve 329’dan dava açıldı. Ancak dava dosya kapsamında toplanan deliller bu iddiayı doğrulamıyor. Çok kısa üç tanesini söyleyeyim. Genelkurmay Başkanlığı'nın, ‘Bu planın 2008 yılında imha edildiğini ve yenisinin ihdas edildiğini’ bildiren resmi yazısı dosyada mevcut. Dolayısıyla 2008 yılında imha edilen, yok olan bir planın 2010 yılında temin edilmesi mümkün değil. İmha edilen belgenin temin edilmesinden ceza verilmek istendi özetle. Kim temin etmiş belli değil. Çünkü askeri savcılık böyle bir plan sızmış mı, dışarıya gitmiş mi diye soruşturma yaptı. Bir örneği bilgisayarlarda kopyalanmış mı inceleme yapıldı. Sonuçta askeri savcılık böyle bir planın dışarı sızdığına ve sızma var ise failin kim olduğuna dair bir delil bulamadığı için takipsizlik kararı verdi.”

'BALYOZ KUMPASI DİYE SUNMAK GAZETECİLİK DEĞİL’

Davanın ‘Balyoz Kumpası’ diye sunulmaya çalışılmasını da eleştiren Çalıkuşu, sözlerine şöyle devam etti: “Bir önemli delil, bağlayıcı ve kesin özellik taşıyan Anayasa Mahkemesi’nin kararıdır. Anayasa Mahkemesi net bir şekilde davanın konusunun Balyoz Darbe Planı haberleri değil, Egemen Harekât Planı olduğunu ve bu Egemen Hareket Planı'nın da hiçbir her yerde yayınlanmadığını hüküm altına aldı. Anayasa Mahkemesi’ne hükümet tarafının verdiği cevapta da Egemen Harekat Planı'nın yayımlanmadığı bildirilmekte. Gerçekten de bu planı müvekkillerimin gördüğüne dair bir delil yok. Dosyada böyle bir planın Türkiye’de ya da başka bir ülkede yayınlanmadığına dair bilirkişi raporu da bulunuyor. Sonuçta müvekkillerim 2008 yılında imha edildiği Genelkurmay Başkanlığı yazısı ile ispat bulmuş, mevcudiyeti bulunmayan bir planı 2010 yılında iştirak halinde temin etmekten ceza aldı. Yok olan bir planı kim ile beraber iştirak ederek temin ettikleri, nasıl temin ettikleri, yok olan mevcut olmayan bir plan için belli olmayan bir faille nasıl iştirak halinde olduklarının hiçbir makul izahı ve delili bulunmuyor. Bunu Balyoz Kumpası diye sunmaya çalışmak gazetecilik değil. Basının görevi kamuoyuna gerçek haber vermektir, algı operasyonu yapmak değildir. Şaşıyorum. Belli bir odağın kasıtlı olarak kamuoyunu aldatma çabasıdır. Kamuoyunun gerçek ve doğru bilgi sahibi olması açısından bu özeni ve etiği basın mensuplarından göstermelerini bekliyorum.”

BARANSU'YA 67 YIL 6 AYA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ

2 Haziran 2021 tarihinde görülen celsede esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, sanıklar Mehmet Baransu ile Tuncay Opçin'in birlikte hareket ederek Ergenekon ve Balyoz davalarıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına yönelik operasyonların zemininin hazırlanması, kamuoyu oluşturulmasına yönelik "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın ayağını oluşturduklarını" ifade etmişti. Mütalaada, Tuncay Opçin'in içeriği gereği gizli kalması gereken, ifşası halinde devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini, askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek nitelikte Egemen Harekat Planı'ndaki belge ve bilgileri ele geçirerek Mehmet Baransu'ya verdiği anlatılmıştı. Mehmet Baransu tarafından Taraf Gazetesine getirilen belgelerin gazete içerisinde Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Yasemin  Çongar ve Yazıişleri Müdürü Yıldıray Oğur tarafından incelendiği, taranan ve çıktısı alınan belgelerin orijinallerinin ise Mehmet Baransu tarafından yok edildiği iddia edilmişti. Baransu hakkında zincirleme şekilde 'Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama', 'Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme', 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri kısmen veya tamamen yok etme' suçlarından 35 yıl 9 aydan 67 yıl 6 aya kadar hapis talep edilmişti. Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Yıldıray Oğur hakkında ise 'Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama' suçundan 11'er yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisleri istenmişti. (HABER MERKEZİ)