Dünya Forum: Roma’ya kök söktüren kraliçe Boudicca

Roma’nın M.S. 43 yılında Briton toplulukların topraklarını ele geçirmesiyle, Britanya’da yaşayan pagan Kelt kabileleri için acı dolu bir dönemin de kapısı açılmış oldu. Bu kabilelerden Iceni’nin kraliçesi olan Boudicca, tarihte benzeri az görülen bir isyanı örgütleyerek Romalılara asla unutamayacakları bir ders verdi. Pagan kraliçenin öyküsüyse, İngiliz tarihinin unutulmaz bir parçası haline geldi.

Abone ol

Günümüzde şöhretini koruyan bir halk kahramanı olan Boudicca, M.S. 60 yılında Roma egemenliğine karşı Briton kabilelerini birleştirerek büyük bir isyan başlatan bir Kelt (İrlandalıların da atası olan pagan bir halk) kraliçesiydi. Halkı için yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir ilham kaynağı olan Boudicca, baskıya ve adaletsizliğe karşı önemli bir figür olarak tarihteki yerini koruyor.

Boudicca’nın çocukluk ve gençlik yılları hakkında çok az şey biliniyor. Bilinenlerse Roma tarihçileri olan Tacitus’un 'Agricola' (M.S. 98) ve 'Annals' (M.S. 109) adlı kayıtlarından ve Cassius Dio’nun 'Boudicca İsyanı' (yaklaşık M.S. 163) adlı eserinden günümüze kalanlara dayanıyor. Londra’nın yaklaşık 100 km. kuzeydoğusunda bulunan Camulodunum’da (günümüzde Colchester) M.S. 30 yılında dünyaya geldiğine inanılıyor ve Boudicca ismi, Kelt dilinde ‘zafer’ anlamına geliyor. İsmi, Briton dilinde Boudica, Galcede Buddug ve Latincede Boadicea ya da Boadacaea şeklinde telaffuz ediliyordu.

Kraliçe Boudicca, bilindiği kadarıyla 61 yaşında öldü. Doğu Britanya’da, günümüzde Norfolk ve Suffolk olan bölgede yaşayan Keltlerin Iceni kabilesinin kralı Prasutagus’un eşiydi. Tarihi kayıtlarda kardeşleri ya da ebeveynleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmuyor.

İSYANA GİDEN YILLAR

Boudicca, 18 yaşındayken Kral Prasutagas'la evlendi. Dönemin Roma İmparatoru Claudius, M.S. 43’te Güney İngiltere’yi fethettiğinde, Kelt kabilelerinin büyük çoğunluğu teslim olmaya ya da göç etmeye zorlandı. Ancak Romalılar, Roma’ya hizmet etmesi kaydıyla Iceni’nin bağımsız kalmasına izin verdiler.

Roma işgali, artan bir şekilde yeni Roma şehirlerine, daha büyük bir askeri varlığa ve Kelt dinini ve kültürünü bastırmaya yönelik girişimlere neden oldu. Uygulanan ağır vergilerin yanı sıra yerel halkı borçlandırmaya yönelik kimi ekonomik oyunlar da söz konusuydu.

M.S. 47 yılında Romalılar Iceni kabilesini silahsızlanmaya zorlayarak, Keltlerin öfkesini üzerlerine çektiler. Romalılar tarafından Kral Prasutagus’a hibe olarak verilen yardımlar, daha sonraki aylarda Romalılar tarafından 'borç' olarak yeniden tanımlandı. Prasutagus M.S. 60 yılında ölürken, krallığının yarısını kızlarına, yarısını da borçları karşılığında İmparator Neron’a bırakmıştı. Prasutagus, yaptığı jestin ailesine bir koruma sağlayacağını umut ediyordu. Buna karşın, yerel Roma hükümeti bu kararı Briton bölgesindeki kontrollerini pekiştirmek için bir fırsat olarak gördü. Komutanlar, Roma ordusuna, bölge halkına diz çöktürme emri verdi.

Romalılar büyük bir orduyla geldiler; ancak krallığın yarısına yerleşmek yerine, tamamının kontrolünü ele geçirdiler. Tacitus’a göre, Romalılar eski yöneticileri küçük düşürmek amacıyla Boudicca’yı halkın gözü önünde çıplak bir şekilde döverek, kraliyetin varisi olan iki kızına da tecavüz ettiler. Bunlar yetmezmiş gibi birçok Iceni ailesinin mülklerine el koydular ve kraliyet ailesinin büyük kısmını köle olarak sattılar.

.

Tarihçi Dio’nunsa tecavüz ve şiddet içermeyen alternatif bir hikayesi var. Onun aktardığı versiyonda, bir Roma paralı askeri olan tefeci Seneca, Britanyalıları kendisinden borç almaya davet eder. Aynı günlerde, Roma Valisi Suetonius İngiltere’deki Roma ordusunun üçte ikisini yanına alarak Galler’e saldırmaya karar verir. Bu arada Kraliçe Boudicca, Iceni, Trinovanti, Cornovii, Durotiges ve diğer kabilelerin liderleriyle bir araya gelir ve Romalıların sahtekârlıklarıyla ve dini yaşamlarını baskı altına almalarıyla ilgili şikayetlerini paylaşırlar. Toplantının sonunda Romalılara karşı ayaklanmaya ve onları topraklarından kovmaya karar verirler.

Tacitus, Annals’ta isyanın başlangıcına ilişkin şu bilgileri sunar: “Iceni Kralı Prasutagus, uzun ve zengin, refah dolu bir dönemden sonra, imparatorun ortak varisleri olarak kendi iki kızını seçmişti. Prasutagus, krallığını ve hane halkını saldırılardan korumak noktasında, gösterdiği itaatten dolayı umutluydu. Ama durum tersine döndü. (…) Önce, dul eşi Boudicca tutuklandı ve kızları tecavüze uğradı. (…) Kralın akrabalarına köle gibi muamele edildi. Ve aşağılanmış Iceni halkı durumun daha da kötüye gitmesinden korkuyordu, ardından (kraliyetten) il statüsüne indirildiler. Böylece isyan ettiler.”

Tarihsel kayıtlar, yerel Romalı komutanların neden bu eylemleri gerçekleştirdikleri konusunda farklılık gösteriyor. Bazıları, Roma valisi Gaius Suetonius Paullinus’un, Kelt kabilelerinin sürekli isyanlarından bıktığını söylüyor. Diğerlerine göreyse, Prasutagus kabilesine büyük borçlar bırakmıştı ve karısı Boudicca bunları geri ödememeyi reddettiği için, Romalılar onu döverek halkının önünde küçük düşürmüştü. Bazı tarihi kayıtlar, Boudicca’nın kızlarına Romalı askerler tarafından tecavüz edildiğini gösteriyor. Krallık içindeki diğer kabile liderleri de benzer aşağılamalara maruz kaldılar. Romalılar kabileleri parçaladıklarında ağır vergiler uyguladılar, ayrıca kabile topraklarını işgal ettiler ve Kelt dini törenlerini bastırmaya çalıştılar.

BOUDICCA’NIN SAVAŞLARI

Bu dönemde Vali Suetonius, Kuzey Galler’de askeri bir harekâta çıkmıştı. Boudicca bunu harekete geçmek için bir fırsat olarak gördü. Romalılara karşı ayaklanmayı destekleyen diğer kabilelerin liderleriyle gizlice buluştu. Toplantıların sonucunda, kimi tarihçiler, 100 bine yakın savaşçının bulunduğu bir ordu kurulduğuna inanıyor.

Diğer Kelt kadınları gibi Boudicca da savaş teknikleri ve silah kullanımı konusunda bir savaşçı olarak eğitilmişti. Deneyimden yoksun olmasına karşın, parlak bir askeri zihne sahip gibi görünüyordu. Boudicca’nın amacı yalnızca kendisi ve kızlarının intikamını almak değil, Britanya’daki Roma yönetimini tamamen yok etmekti. Ordusu, üç büyük Roma şehrine saldırmak için bir plan hazırladı. İlk hedefi doğduğu şehir, Camulodunum oldu. Burası, aynı zamanda Roma Briton’unun (Britanya) başkenti ve yönetimlerinin bir sembolüydü. Topladığı muazzam güçle Boudicca ve isyancı ordunun şehri yıkma ve halkını kılıçtan geçirme konusunda hiçbir tereddüdü yoktu.

Suetonius isyanı duydu ve birliklerini hızla Galler’e ilerletti. Britanya’da küçük ama önemli bir finans merkezi olan Londinium’a (Londra) doğru ilerledi. Sadece küçük bir güçle gelen Suetonius, kısa bir süre sonra, şehri savunamadığından tahliye edilmesini emretti. İsyancılar hızla panik içindeki kasabaya girdiler ve Romalıları buradan temizlediler. Daha sonra Verulamium’a (St. Albans) yöneldiler ve şehirdeki en ufak direniş emaresini bile hızla süpürüp attılar. Boudicca ve komutasındaki güçler, inanılmaz derecede kısa bir süre içinde başkent de dahil olmak üzere, Roma Briton'unun en önemli üç şehrini imha etmeyi başarmıştı. Tarihçilere göre Boudicca’nın idaresindeki kuvvetler 80 bini aşkın Roma askerini ve sivilini öldürmüştü.

BOUDICCA NASIL ÖLDÜ?

Romalılar yaşanan bu hezimet karşısında büyük bir utanca kapıldılar. Yüksek eğitimli orduları, bir kadının liderliğindeki bir grup ‘barbar isyancı’ tarafından dümdüz edilmişti. Vali Suetonius, isyanı ezmek için komşu şehirlerden yeni güçler topladı. Son savaşın yeri bilinmemekle birlikte, West Midlands’da, günümüzde Britanya’dan geçen büyük bir yol olan Watling yolunda gerçekleştiğine inanılıyor.

Boudicca’nın zaferleri yayıldıkça, diğer köylerden ve kasabalardan gelen kuvvetler de isyan ordusuna katıldı. Suetonius, Romalı ordusunun üstün taktiklere, eğitime ve silahlara sahip olduğunu biliyordu ancak ordusunun düşük sayısı nedeniyle, isyancıların onu büyük bir saldırıya uğratamayacağı dar bir alanda savaşmayı tercih etti.

İsyancıların silahları ve taktikleri Roma’nın askeri taktikleri karşısında başarısızlığa uğrayınca Boudicca’nın geri çekilmekten başka seçeneği kalmadı. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte, savaşın neticesinde 80 binin üzerinde Britanyalı isyancının ve yalnızca 400 Romalı askerin öldüğü tahmin edilmekte.

Aktarıldığı kadarıyla, kesin ölüm kesin sebebi bilinmese de Boudicca da burada hayatını kaybetmişti. Ya aldığı yaralardan ya da yakalanmamak için kızlarıyla birlikte zehir içerek ölmüştü. Savaşın ardından, geri kalan isyancı güçler ve aileleri esir edildi ve köle olarak satıldı. Şayet Boudicca, Roma egemenliğini ortadan kaldırıp tarihin gidişatını değiştirmiş olsaydı, muhtemelen bu savaş büyük bir zafer olacaktı. Ne var ki, Romalılar 350 yıl daha Briton’da kaldılar.

İsyan Roma İmparatorluğu’nu başkentine dek sarsmıştı. O dönemin ardından Britanyalılara karşı daha saygılı ve adil davranmaya özen gösterdiler.

Boudicca’nın mirası, tarihte, en cüretkâr davranışlardan biri olarak yerini almıştı. Gerçekleştirdiği eylemler, Roma’nın Britanya’daki egemenliğine ve kibrine meydan okudu. İmparator Neron, kısa bir süre için Britanya’dan ayrılmayı düşünse de bunun yerine, Vali Suetonius Paullinus’u daha uzlaştırıcı bir vali olan Publius Oetronius Trupilianus’la değiştirdi. Romalılar, isyanların ardından Britanya’da yıllar boyunca yeni binalar inşa etmek ve güvenliği artırmak için çaba harcadılar.

Tacitus tarafından kaleme alınan hikâyeler, Rönesans sırasında Avrupa’da basıldı ve farklı ülkelere dağıldı. Kraliçe Elizabeth, anılarında, bu tarihi kayıtları okuduğunu ve İspanya gibi yabancı güçlerle mücadele ederken, aynı anlayış ve kararlılığı sürdürmek noktasında Boudicca’dan ilham aldığını ifade etmişti. Kraliçe Victoria da Boudicca’nın hikâyesinden feyz almış ve Westminster Köprüsü’nün kuzey ucuna Boudicca’nın bir heykelini diktirmişti.

Boudicca adlı bu pagan Kelt kraliçesi, Tanrı’nın kılıcını taşıyan Roma’ya diz çöktürmüş ve Britanya’da kurduğu en şaşalı kentleri yok ederek Romalılara asla boyun eğmeyeceklerini acı biçimde göstermişti.

Kaynaklar

https://www.ancient.eu/Boudicca/

https://www.thoughtco.com/boudicca-boadicea-biography-3528571

https://www.historyofroyalwomen.com/boudicca/boudicca-celtic-queen-defied-rome/

https://www.biography.com/people/boudicca