Dr. Dimitar Bechev: 'Türkiye Ukrayna’da varılan bir çözümden kazançlı çıkar'
Trump'ın ikinci dönemi, Rusya-Ukrayna savaşı için de yeni gelişmelere gebe. Oxford Üniversitesi St Antony's College Avrupa Çalışmaları Merkezi Dahrendorf Programı Direktörü Dr. Dimitar Bechev, savaşın bitmesi durumunda Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceği, Avrupa ülkelerinin gelecek endişesinin kaynağı ve Karadeniz'de olası yeni gelişmeleri değerlendirdi.
Münih Konferası’nda ABD ile Avrupa arasındaki taşlar yerinden
oynarken Riyad’da Rusya ve ABD heyetlerinin bir araya gelmesiyle
beraber Ukrayna’ya dönük çözüm senaryoları da gündeme gelmeye
başladı. Trump bir yandan Zelenski'ye 'diktatör' demeye varan tonu
sert açıklamalar yaparken Rusya’nın G8’den çıkarılmasının hata
olduğunu ve geri dönmesi gerektiğini ifade ediyor. Öte yandan hem
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem Ukrayna Cumhurbaşkanı
Vladimir Zelenski çözüm istediklerini ifade ediyor.
Trump’ın aklında nasıl bir Ukrayna çözümü var? Putin Ukrayna
konusunda ne talep edecek? Münih Konferansı bir fiyasko muydu?
Avrupa’yı ne bekliyor? Ukrayna’da bir çözüm Türkiye’yi nasıl
etkiler? Rusya’nın Suriye’den çekilmesiyle beraber Rusya-Türkiye
ilişkileri nasıl bir hatta ilerleyecek? Bu soruları Oxford
Üniversitesi St Antony's College Avrupa Çalışmaları Merkezi'nde,
değişen dünyada Avrupa'nın rolünü inceleyen Dahrendorf Programı'nın
direktörü, Rusya, Türkiye ve Balkanlar konusunda araştırmalar yapan
Dr. Dimitar Bechev ile konuştuk.
Oxford Üniversitesi St Antony's College Avrupa
Çalışmaları Merkezi Dahrendorf Programı Direktörü Dr. Dimitar
Bechev
Bechev’e göre, Trump ABD’yi ilgilendirmediğini düşündüğü Ukrayna
konusunu çözerek hızla Çin’e ve ABD’nin ticari ilişkilerine
odaklanmak istiyor. Münih Konferansı sonrasında Avrupa güvenlik
mimarisinin tehdit altına girdiğini ifade eden Bechev, Ukrayna’da
varılacak çözümden Türkiye’nin kazançlı çıkacağını
düşünüyor.
2022’den bu yana neredeyse Batı ile Rusya arasında bir
savaşa dönen Ukrayna savaşına dönük Trump ilk adımı attı ve Rusya
ile ABD arasında görüşmeler de sürüyor. Trump’ın Ukrayna konusunda
aklında nasıl bir çözüm var?
Bana kalırsa bunu Ukrayna savaşı olarak isimlendirmek dahi
sorunlu. Gördüğümüz iki ülkenin karşılıklı olarak sorumluluğu
paylaştığı bir savaştan ziyade Rusya’nın topyekûn işgal etmeye
çalıştığı bir durum söz konusu. Daha sonrasında Trump, savaş
konusunda Zelenski'yi suçladı. Trump, Rusya ile bir “anlaşmaya”
varmaya hevesli. Bunun iki nedeni olduğunu söylemek mümkün. İlk
olarak Ukrayna’daki durumun Amerika'yı ilgilendirmediğini
düşünüyor. İkincisi Rusya ile uzlaşırsa Çin’e ve ABD'nin diğer
ülkelerle ticari ilişkilerini elden geçirmeye odaklanmak
istiyor.
‘PUTİN UKRAYNA'NIN HEM AB HEM NATO ÜYELİK YOLUNUN KAPATILMASINI
İSTİYOR’
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim 2008’de Ukrayna’nın
NATO’ya üye olabileceğine dönük kararla bugüne dek süregeldi. Rusya
2014’te Kırım’ı ilhak etti, ardından NATO ile Ukrayna arasındaki
görüşmelerin sürdüğü ve güvenliğinin tehlikede olduğu gerekçesiyle
Ukrayna işgalini başlattı. Bugün Rusya Kırım’ın dışında Donetsk
başta olmak üzere bazı Ukrayna bölgelerini de işgal etti. Putin
'çözüme hazırım' diyor. Putin masada Trump’tan/Ukrayna’dan ne talep
edecek?
Bence gerilim, 2004’te Ukrayna’da Batı yanlısı Viktor
Yuşçenko’nun iktidara gelmesi süreciyle başladı. Nitekim Rusya,
Yuşçenko’yu zehirlemeye de çalıştı. Bu anlamda gerilimin 2005’ten
bu yana sürdüğünü iddia edebiliriz. Nitekim bu tarihten itibaren
Moskova, Kiev'i kendi etki alanına sokmak için siyasi çabalarını
hızlandırdı.
Bugüne gelirsek, Rusya Kırım dışında sadece bir bölgeyi, Luhansk
bölgesini tamamen işgal etmiş durumda, Donetsk'in kontrolü içinse
savaşıyor. Öte yandan Putin aslında taleplerini 2021 gibi erken bir
tarihte ortaya koydu ki bunlar Rusya'nın kazanımlarını tanımaktan
ziyade Ukrayna'nın bütünlüğüyle doğrudan alakalı. Putin ne istiyor?
Şöyle özetlemek mümkün: Ukrayna'nın Rusya yanlısı bir rejim altında
olmasını, ordusunun silahsızlandırılmasını ve NATO'nun yanı sıra AB
üyeliği yolunun da kapatılmasını istiyor. Ayrıca NATO'nun Baltık
ülkelerinden Karadeniz'e kadar uzanan doğu kanadından çekilmesini
talep ettiğini de akılda tutmamız gerekiyor.
‘MÜNİH KONFERANSI'NDAN SONRA BİR BÜTÜN OLARAK AVRUPA GÜVENLİK
DÜZENİ TEHDİT ALTINDA’
Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Münih Konferansı, ardında
pek çok soru işareti ve Avrupa-ABD ilişkilerinin geleceği konusunda
kaygılara neden olacak şekilde bitti. Münih’teki manzara Ukrayna’yı
nasıl etkiler?
Bana kalırsa Münih Konferansı tam bir fiyasko oldu. Avrupalı
liderler yeni ABD yönetimiyle bir uzlaşıya varmayı umuyordu. Ancak
bu beklentinin aksine ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Rusya'nın
saldırganlığından ziyade, ifade özgürlüğünü yasaklayan ve aşırı
sağdan endişe duyan Avrupa'nın nasıl bir sorun olduğu üzerine
verdiği bir dersle karşılaştılar. Bu konuşmayı ve olası sonuçları
dikkate alırsak bence artık tehdit altında olan yalnızca
Ukrayna'nın güvenliği değil, ABD'nin çekilme niyetinin sinyallerini
vermesiyle beraber bütün olarak Avrupa güvenlik düzeni tehdit
altında.
‘AVRUPALILAR BİR BÜTÜN OLARAK RUSYA’YI TEHDİT OLARAK
GÖRÜYOR’
Ukrayna Savaşı, sadece Ukrayna ile Rusya arasında değil,
aslında bir anlamda Avrupa ile Rusya arasında bir savaşa da döndü.
Rusya ile enerji ilişkileri hasar aldı, ancak AB içerisinde Rusya
konusunda bir tek seslilik de yok. Hali hazırda Trump, eğer bir
çözüm olacaksa, örneğin asker yollanacaksa bunun NATO üstünden
yapılmayacağını ve ABD’nin asker yollamayacağını söyledi. Dahası
Avrupa’ya daha çok sorumluluk alın dedi. Bu durumda
Ukrayna-Rusya-ABD görüşmelerinin Avrupa üzerinde sizce nasıl bir
etkisi olur?
Enerji ilişkileri belirli oranda hasar aldı, ama tamamen
kopmadı. AB, hala Hindistan ve Türkiye gibi aracılar üzerinden
rafine Rus petrolü ve ürünlerini satın alıyor. Boru hatlarından
aktarım TürkAkım ile sınırlanmış olsa da LNG'ye yaptırım
uygulanmıyor, yani Rus gazı hala Avrupa’ya akıyor. Değişense şu
oldu: Avrupalılar bugün Rusya’yı bir tehdit olarak görüyor, bu
konuda neredeyse hemfikirler. Bu durum Orban’ın Macaristan’ında
dahi böyle, ancak Orban geri adım atmak yerine Türkiye gibi angaje
olmayı tercih ediyor. Aralarında yaşadıkları anlaşmazlıksa
Ukrayna’ya barış gücünün gönderilmeyeceği konusunda. Bana kalırsa
bu noktaya gelmiş olmaları dahi başarı sayılabilir.
‘TÜRKİYE, RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ BİR ÇÖZÜMDEN KAZANÇLI
ÇIKAR’
Türkiye hem Ukrayna hem de Rusya ile komşu, savaş
boyunca yaptırımlara taraf olmadı. Hatta arabuluculuk önerisinde de
bulundu. Erdoğan ile Putin arasındaki özel ilişki de dikkate
alındığında Türkiye olası bir Ukrayna-Rusya çözümünden nasıl
etkilenir? Konumunda bir pekişme olur mu?
Türkiye’nin bu durumda kazançlı çıkacağını düşünüyorum elbette
bazı zorluklar da yaşanacak. Örneğin Türkiye’nin Rusya ile
ilişkileri nedeniyle bankalarına, işletmelerine ABD tarafından
yaptırım uygulanması tehdidi ortadan kalkacak. Zorluksa şöyle
yaşanabilir: Rusya Boğazlardan yeniden savaş gemilerini geçirip
Karadeniz’de donanmasını güçlendirmek isteyecektir. Buna karşın
NATO da buraya gemi yollayacaktır, burada durumu yönetmek biraz
zorlayıcı olabilir.
‘TÜRKİYE İLE RUSYA İLİŞKİLERİ ESAS COĞRAFİ ODAK NOKTASI OLAN
KARADENİZ’DE YOĞUNLAŞACAK’
Son olarak biraz Ukrayna’dan uzaklaşma pahasına, Rusya
ile Türkiye arasındaki ilişkilerin Ortadoğu’da da bir karşılığı
var. Siz de bu konuda yazdınız aslında. Özellikle Suriye’de değişen
dengeler düşünüldüğünde hesaba Ukrayna’yı da katarsak Rusya-Türkiye
ilişkileri nasıl bir yöne evrilir?
Burada tarihsel bir
hatırlatmayla başlamak gerekiyor. Rusya ile Türkiye’nin
ilişkilerinde aslında coğrafi odak noktası Karadeniz’dir. Aslında
2015-2024 arasında gördüğümüz Ortadoğu odaklı durum bu açıdan bir
istisna teşkil ediyor. Rusya’nın Suriye’den çekilmesiyle beraber
odak noktası yine Karadeniz olacak. Bununla beraber, Türkiye
Rusya’nın hem Hmeymim'de devam eden varlığının niteliği ve
kapsamını hem de Libya'daki varlığını artırıp artırmayacağını da
yakından izleyecektir.