Bir gazetenin kapanması her zaman çalışana zor gelir ama bir
stajyer için daha da zordur. Başlamadığın mesleğe küstürür,
geleceğe umudunu kaybettirir.
Böyle başladı hikaye… Henüz dört aylık stajyerken Radikal
kapanmıştı. Umut, mesleğe başlamadan tükenmişti. Çok geçmeden iki
ay sonra bir telefon geldi: "Q klavye mi kullanıyorsun, F klavye
mi?"
"Q" dedim.
Umut yeniden yeşermişti…
Telefonun diğer ucunda Genel Yayın Yönetmenimiz Barış Avşar
vardı. Yeni bir internet gazetesi kuruluyordu. Site yayın hayatına
başlamadan arşivi doldurmak gerekiyordu.
Özel haberler, söyleşiler, fotoğraflar... Bir bir işlemek
gerekiyordu. Kolları sıvadık, ekip hazırdı. Yazarlar, editörler,
muhabirler... Güzel insanlar, güzel işler yapmak için bir araya
geliyordu. Bu ekip, 1 Mayıs 2016’da toprağa bir fidan dikti ve her
gün o fidanı emekle büyütmeye başladı.
Test yayınları bittikten sonra 8 Ağustos 2016'da yayın hayatına
"Merhaba" dedi Gazete Duvar. Başlangıçta küçük bir ekipti. Büyüdük,
gazetemiz milyonlarca okuyucuya ulaştı.
Stajyerler geldi, çalışmaya başladı. Mesleğe Gazete Duvar'da
adım atan meslektaşlarımız gazeteyi büyüttü, yönetim kadrolarına
girdi. Ekilen fidanı birlikte büyüttük. Biz gençler ise meslek
büyüklerimizin rehberliğinde yola devam ettik.
15 Temmuz'un 'sıcağını', herkes uykudayken yayımlanan Kanun
Hükmünde Kararnamelerle işsiz kalan emekçileri, nice yerel ve genel
seçimleri, belediyelere atanan kayyımları, 6 Şubat depremini ve
Türkiye'yi sarsan daha sayısız gelişmeyi okuyucuya
duyurduk.
Böyle devam etti hikayem. Stajyerlikten muhabirliğe,
muhabirlikten yazı işleri müdürlüğüne uzanan bir hikaye… Ne umut
bitti ne mesleğe küstüm.
Burada büyüdük, burada öğrendik. Soranlara, "Yolumuzu
kaybetmedik ama severken ayrılmak zormuş" diyeceğim.
Amin Maalouf’un şu sözleriyle bitireyim: “Kim bilir nice şiir,
gerçek ya da düş ürünü nice öykü sırf yazılamadıkları için toz olup
gitmiştir böyle…”
Bizim burada hikayemiz 'şimdilik' bitti. Emeği geçenlere
sevgiyle…