Diyarbakır’daki gazetecilerin eylemi sona erdi

Kapatılan televizyon çalışanlarının başlattığı eylem sona erdi. Gazeteciler, alternatif olanaklarla yola devam edeceklerini söylediler.

Abone ol

DİYARBAKIR - Kapatılan televizyon kanallarında çalışan gazetecilerin, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde (GGC) 10 Ekim’de başlattığı oturma eylemi sona erdi. Eylemin sürdüğü üç gün boyunca gazetecilere toplumun çeşitli kesimlerinden destek ziyaretleri gerçekleşti.

Oturma eylemini bitiren gazeteciler, yaptıkları açıklamada, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile televizyon ve radyoların kapatılmasının hukuksuz olduğunu, bu hukuksuzluğa dikkat çekmek için üç günlük oturma eylemi başlattıklarını ifade ettiler.

Kapatılan televizyon kanallarından birer kişi söz alarak arkadaşlarını temsilen konuşma yaptı.

‘BARIŞ ANNELERİ’NİN MESAJI ÖNEMLİYDİ’

Basın açıklamasında söz alan İMC TV Diyarbakır Temsilcisi Faruk Balıkçı, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gazeteciler, öğretmenler ve siyasetçilere yönelik bir darbe yapıldığını söyledi. Bu darbe ile halkın haber alma hakkının engellendiğini ifade eden Balıkçı, basın özgürlüğünün de çiğnendiğini kaydetti.

Balıkçı, “Üç günlük eylemimiz süresince çok büyük destek ziyaretleri gerçekleştirildi. Bize destek ziyaretinde bulunan Barış Anneleri’nin mesajı önemliydi. Burada bir anne, ‘TV’lerin kapatılmasıyla bizim barış sesimiz kesilmiş oldu’ dedi. Bu annenin sözü, durumu tam olarak anlatan bir sözdür. Burada kesilen barışın sesiydi ve bu eylemle bunu anlatmak istedik. Bizler, barış isteyen herkesin sesini duyurma sorumluluğuyla hareket etmek zorundayız. Bu nedenle gazeteciliğimizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘YENİ OLANAKLARLA DEVAM EDECEĞİZ’

Balıkçı'nın ardından konuşan Hayatın Sesi Televizyonu Diyarbakır Temsilcisi Cumhur Daş, eylemin sessiz kalmadıklarını göstermek amacıyla yapıldığını söyledi.

Cumhur Daş şunları söyledi: “Bu bir son değildir. Daha söyleyecek çok sözümüz var. Gerçekler ortada iken, bizler de bu gerçekleri göstermek için çaba sarf edeceğiz. Üç günlük eylemimizde de gördük ki, bu üç gün içerisinde bombalar patladı, insanlar öldü, ancak var olan TV’lerde barışın sesi yerine savaş dili egemen oldu. Bu üç gün içerisinde OHAL yeniden uzatıldı, OHAL’in ne kadar iyi bir şey olduğu anlatıldı. Diyarbakır’da bir Kürtçe okul kapatıldı ve buna benzer hak ihlallerini kimse göstermedi. Yine üç gün boyunca siyasetçiler, muhalifler gözaltına alındı, çok sayıda iş cinayeti yaşandı, kimse bunlardan bahsetmedi. Ama bizler daha aydınlık günler için sorumluluğumuz gereği haberciliğimizi sürdüreceğiz. TV’ler kapatılsa da biz yeni olanakları tartışmaya devam edeceğiz.”

ZAZACA YAYIN YAPAN TEK KANAL KAPATILDI

Jiyan TV çalışanı Faruk Siyahkoç da, kendilerinin Zazakî dilinde yayın yaptığını, bu dilin unutturulmaması için çaba sarf edeceklerini söyledi. Siyahkoç, “Kapatılan her televizyonun ayrı bir özgünlüğü var ve bugün televizyonları açtığınızda bu özgünlükler yok ve yerini tek bir sese bırakmış durumda” dedi.

Van TV Diyarbakır Muhabiri Hülya Emeç de, kapatılan TV’lerin önemini, kendilerini ziyaret edenlerin söyledikleri üzerinden tarif etti. Emeç, “Üç gün içerisinde bizi ziyarete gelen toplumun birçok kesimi, televizyonların kapatılmasıyla kendi seslerinin kesildiğini söylediler. Bu darbe hem bizlerin haber verme hakkına hem de halkın haber alma hakkına yapılmış bir darbedir. Biz bu eylemde haklı olduğumuzu bir kez daha ifade ettik ve haklıysak kazanacağımızı da biliyoruz. Bizler gördük ki halkın haber alma ihtiyacı var ve biz bunu sosyal medyadan bile olsa sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘DARBE OLSAYDI ÖNCE GAZETECİLER SUSTURULACAKTI’

Gazetecilere eylemleri süresince destek veren Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Eş Başkanı Hakkı Boltan da söz aldı. Gazetecilerin eyleminin önemli olduğunu belirten Boltan, eylemle iyi bir mesaj verildiği kanaatinde olduğunu dile getirdi.

Boltan, “Türkiye’de eğer 15 Temmuz günü darbe olsaydı bundan farklı bir şey olamazdı. Bu yapılan bir darbedir ve bunu kınıyoruz. Gazetecilerin ve toplumun haber alma hakkı için bizler de direnmeye devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından gazeteciler, “Özgür basın, özgür toplum” sloganı atarak eylemlerini bitirdi. (DUVAR)