Davutoğlu: Kutsallarımıza kart muamelesi yapmaktan vazgeçin

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılabileceği yönündeki açıklamalarla ilgili  “Kutsallarımıza, ortak sembollerimize sıkıştığınızda kullanacağınız bir kart muamelesi yapmaktan vazgeçin” dedi. Davutoğlu, milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili de "İktidarın tıkanmasından dolayıdır" yorumu yaptı.

Abone ol

DUVAR - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, haftalık değerlendirme toplantısında iktidarın Ayasofya'yı ibadete açma girişimine tepki gösterdi.  Davutoğlu "Kutsallarımıza, ortak sembollerimize sıkıştığınızda kullanacağınız bir kart muamelesi yapmaktan vazgeçin. Öncelikle şunu açıkça ifade edelim, Ayasofya sizin elinizde bir malzeme, bir araç veya bir pazarlık kartı değildir” diye konuştu.

Davutoğlu şunları söyledi:

“AK Parti-MHP ve Vatan Partisi koalisyonu Türkiye’yi bir askeri nizamiye, milletimizi hizaya sokulması gereken kalabalıklar, devleti ise askerî harekât komutanlığı zannetmektedirler. Bu iktidarın bütün siyasi vizyonu, gelecek perspektifi de bugünden ibarettir. Bunların bir yarını bile yoktur. Onun için bu iktidarın iktidarda kalmaktan başka hiçbir vizyonu bulunmamaktadır. İktidarda kalmasına yarayacak her şeyi hiç utanmadan kullanabilir.

ABD, AB, Japonya ve İngiltere Merkez bankalarından yüz bulamayan, içeride millete dış mihraklar masalı anlatan iktidar şimdi de 'teknik çalışmalar yoğun biçimde devam ediyor' laflarıyla durumu idare etmeye çalışıyor.Ekonomik sorunları kredi ile çözmek milleti daha da borçlandırmaktır. Milleti borçlandırarak örtülü tefeciliğe mi soyunuyorsunuz? Her sorunun kredi ile çözüleceğini sanıyorsunuz. Bozabilirsiniz, yıkabilirsiniz ama inşa edemezsiniz. Cahil ve liyakatsiz kadrolar ve bu yönetim anlayışı ile krizlerden çıkamazsınız."

‘İKTİDAR VE ORTAĞI BİZLERİ HİÇ YANILTMIYOR’

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun vekilliklerinin düşürülmesi işlemine de açıklamasında değindi. Davutoğlu şunları kaydetti:

“İktidar ve ortağı bugün veya yarın yapılacak yanlışlar, işlenecek cürümler, millet ve demokrasi aleyhine atılacak adımlar konusunda bizleri hiç yanıltmıyorlar. Yapmazlar diyoruz, yapıyorlar. O kadar da olmaz diyoruz, daha kötüsü oluyor. Bakın daha geçen hafta gerçek normalleşme, siyasetin normalleşmesidir demiştik. Daha bizim bu cümlelerimiz ağzımızdan çıktıktan birkaç gün sonra siyaseti gerecek, demokrasiyi ve adaleti ayaklar altına alacak, son tahlilde siyasetin alanını ve meşruiyetini biraz daha daraltacak şekilde milletvekillerini cezaevine gönderdiler. “Milletvekillerinin cezaevine gönderilmesi bir adalet arayışından değil tamamen artık siyaset üretemeyen, bu ülke için taş üstüne taş koyamayan iktidarın tıkanmasından dolayıdır. Çünkü bu iktidar ve ortaklarının siyasete dair kurdukları her cümle ya adliyeyle ya da cezaeviyle bitmektedir. Erdoğan ve AK Parti, bir zamanlar, bu anlayışla mücadele etmek üzere siyaset yapıyordu..”

‘VEBALİ AK PARTİ’NİN BOYNUNA ASILACAK’

“Erdoğan’ın kendisi ile ilgili yasaklar sona ersin ve milletvekili olsun diye düzenleme yapan bir Meclis’ten tekrar hapishaneye vekil gönderme rekoru kıran bir Meclis’e geçiyor olmamızın vebali AK Parti’nin boynuna asılacaktır” ifadelerini kullanan Davutoğlu şunları kaydetti:

“Bakın bugünlerde iktidar ekranlarında dolaşan ünlü bir 28 Şubatçı var. CHP milletvekili Berberoğlu’nun mahkumiyetine yol açan, Suriye halkına giden yardımları küresel odaklara iştiyakla koşarak ihbar eden yerli bir muhbirdir kendisi. Bu yerli muhbir tüm hayatı boyunca ülkemizi bir gün Pekin’e, diğer gün Moskova’ya ihbar etmiş, nerede millet aleyhine bir faaliyet varsa ömrünü orada harcamış, her türlü zulmün yılmaz savunucusu olmuş bir isimdir. İktidar bu yerli muhbiri çok seviyor. Bu muhbir aynı zamanda, bir taraftan Çin’in Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yaptığı zulümlerin savunucusu diğer taraftan zalim Esed’in Türkiye tanıtım mümessilidir. İşte bu yerli muhbir 13 yıl önce de televizyon televizyon dolaşıp AK Parti’nin kapatılması ve Erdoğan’ın yargılanması için yargıya yaptığı başvuruyu anlatıyordu; bugün ise iktidar televizyonlarında bir başka partinin kapatılması gerektiğini savunuyor. Bu çok manidar bir örnektir. Maalesef, bugün AK Parti geçmişte celladı olmak için uğraşmış kim varsa hepsiyle ortaklığa girmiş durumdadır. Bu kadar basit ne yazık ki. Celladına aşık olan bir iktidar var önümüzde.” (ANKA)