Danimarka Parlamentosu’nda şair Cengiz Sinan Çelik için resepsiyon

Danimarka Parlamentosu, milletvekili Lars Rasmussen ev sahipliğinde Christiansborg Sarayı’nda tutuklu şair Cengiz Sinan Çelik ve tüm politik tutuklular için bir resepsiyon gerçekleştirdi.

Abone ol

DUVAR - Danimarka Parlamentosu, Christiansborg Sarayı’nda tutuklu şair Cengiz Sinan Çelik ve tüm politik tutuklular için bir resepsiyon gerçekleştirdi. Dersimli şair Cengiz Sinan Çelik’in Ayrıntı Yayınları'ndan yayımlanan yeni kitabı 'Serdestan'dan şiirlerin İngilizce ve Danca tercümelerinin okunduğu resepsiyonda ayrıca cezaevindeki şair, yazar ve gazetecilerin durumuna ilişkin görüşler paylaşıldı.

Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili Lars Aslan Rasmussen’in açılış konuşması ile başlayan resepsiyonun ilk bölümünde Rasmussen, ilk kez bir şair ile ilgili Danimarka parlamentosu çatısı altında böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirtti. Çelik’i ziyaret etmek için birçok kez girişimde bulunduğunu belirten Rasmussen, olumlu sonuç alamadığını da aktardı. Rasmussen sözlerine, "Bundan sonra da Cengiz Sinan Çelik'in özgürlüğü için, dışarıda edebiyatı ve sanatının daha iyi koşullar altında gerçekleştirebilmesi, tedavisi için de her türlü girişimde bulunacağımı bir kez daha tekrar ediyorum" diyerek devam etti. 

Şair Cengiz Sinan Çelik’in kız kardeşi Nesrin Çelik de yaptığı konuşmada, kanser olan şair Çelik’in sesinin, edebiyatının duyulması açısından herkesin çabasının çok anlamlı olduğunu ifade ederek hasta tutsaklara sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Fotoğraf: Ole V. Wagner

'SINIRLARI KALDIRILMIŞ BİR DÜNYA ÜTOPYASINA VARALIM'

Bürokratik engeller nedeniyle etkinliğe katılamayan Ayrıntı Yayınevi’nin editörü Levent Turhan Gümüş’ün mesajı Danca okundu. Gümüş, "Cengiz Sinan Çelik’i onurlandırmak için düzenlenen bu anlamlı etkinlikte aranızda olmayı çok isterdim. Ama şu olmaz olası sınırlar, kurallar, sorgulayan, kendinde sorgulama hakkı bulan bürokrasi nedeniyle katılım gerçekleştiremedim. Bizi birbirimizden ayıran nehirler şöyle dursun. Büyürken unutmadıklarımız bir diğerine köprü olsun. Oradan sınırları kaldırılmış bir dünya ütopyasına varalım. Cengiz kardeşimiz de duvarları, demir parmaklıkları aşarak katılsın aramıza. Ki şairler bir toplumun aynı zamanda şamanlarıdır. İmkânsız sözcüğüne içerilmiş kuşatmayı yine sözün büyüsüyle dağıtıp, insanlığın özgür ve eşit geleceğini şiirlerine çağırırlar. Ve kuşkusuz ki onlar, Cengiz’in de şiirin de belirttiği gibi, insanlığın tarih boyunca işlediği günahları 'pepuk! pepuk!' diyerek kıyamete kadar yüksünmeden taşıyacak olanlardır. 'Onlar' dedim çünkü çoklar! Her dönem çok oldular ve her dönem, kar altında büyüyen kardelenler gibi baharla birlikte 'Merhaba! Roj baş!' diyerek selama durdular" dedi.  

'TÜRKİYE, POLİTİKACILARIN UMUT YERİNE ZULÜM DAĞITTIĞI BİR YER'

Uluslararası Pen Başkanı Burhan Sönmez de okuduğu dayanışma metninde şu ifadeleri kullandı:

"Beş yıl önce PEN International kalabalık bir heyet ile Türkiye'yi ziyaret ettiğinde Silivri cezaevine de gitmiştik. Askerler hapishaneye daha fazla yaklaşmamıza izin vermediler. Uluslararası yazarlardan oluşan heyetin etrafını silahlarla sardılar, hatta fotoğraf çekmemizi bile engellediler. Cengiz Sinan Çelik gibi masumların o cezaevinde kaldığını biliyorduk. Şairler, gazeteciler, akademisyenlerdi. Amacımız onlara yalnız olmadıklarını göstermekti. Ertesi gün geniş bir haberle sesimizi basına duyurmayı başardık.

O zaman o hapishanede on bin kişi vardı. Bir yıl önce tutukluları tekrar ziyaret ettiğimde sayı otuz bine çıkmıştı. Ülkem politikacıların umut yerine zulüm dağıtığı bir yer. Cengiz'in bu duvarlara yazdığı şiirler, otoriter siyasetin karanlık ağına karşı yükselen bir sestir. Bu yüzden sesi değerlidir ve geleceğimize aittir.

Türkiye'de yirminci yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıkan bir söz vardır: 'Bu ülkede yazar olmak istiyorsan hapishaneden geçmelisin.' Komik ve üzücü ama gerçek. Cengiz Sinan Çelik'e şiirleri için teşekkürler. Şiirleri ve umutları sadece onun geleceği için değil, hepimiz için."

Fotoğraf: Ole V. Wagner

CENGİZ SİNAN ÇELİK'E KARTPOSTALLAR YAZILDI

Ardından sözü alan şair, romancı ve denemeci Henrik Nordbrandt, şair Çelik’in kitabından Danca çevirisini yaptığı ”Ben Geldim’ şiirini okudu.

Resepsiyonun ilk bölümü Londra’dan katılan tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın kuzeni sanatçı ve gazeteci Suna Alan’ın Kürt şairi Cegerxwin’in şiirlerinden bestesi yapılan eserleri ve bir dengbej eserini seslendirmesi ile tamamlandı. İlk bölüm ardından verilen arada Çelik’e kartpostallar yazıldı. (HABER MERKEZİ)