Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Twitter endişelerimizi anladı

Depremin ardından arama kurtarma sürecinde Twitter'ın çalışmamasıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Twitter endişelerimizi anladı" dedi.

Abone ol

DUVAR - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Yunanistan gazetelerinden Kathimerini'nin sorularını yanıtladı.

AA'nın haberine göre, Altun'a deprem nedeniyle Türkiye'de seçimlerin ertelenmesinin gündemde olup olmadığı soruldu. "Bizim böyle bir gündemimiz yok. Şu anda bir numaralı önceliğimiz, yaraları bir an önce sarmak" diyen Altun, şunları kaydetti:

"Depremde kaybettiklerimiz ve yaralılarımız var. Tek derdimiz yaralılara, yakınlarını kaybedenlere, depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza devletin şefkatli elini uzatmak. Elbette acımız büyük. Fakat devlet-millet birlikteliğiyle bu zor günleri de aşacağız."

'MARMARA DEPREMİNDEN DAHA BÜYÜKTÜ'

Türkiye'de 1939'dan beri yaşanan en büyük iki depremin yaklaşık 9 saat arayla gerçekleştiğini ve ülkenin iki çok büyük depremle sarsıldığını söyleyen Altun, "Bu depremlerin ikisi de 1999'da Marmara bölgesinde yaşadığımız depremden daha büyüktü. Üstelik 11 ilimiz ayrı ayrı bu durumdan etkilendi. Milletimiz de yaşanan bu depremleri 'asrın felaketi' olarak adlandırdı" değerlendirmesini yaptı.

'ŞEHİRLERİMİZİ YENİDEN AYAĞA KALDIRMAK DIŞINDA BİR ÖNCELİĞİMİZ BULUNMUYOR'

Arama-kurtarma çalışmalarına değinen Altun, şunları kaydetti:

"Ancak hem yaşanan afetin boyutunu hem de ilk andan itibaren sahada hayat kurtaranların emek ve fedakarlığını göz ardı etmek isteyenler var. Devletimiz var gücüyle depremzedelerin yaralarını sarıyor. Vatandaşlarımız da AFAD başta olmak üzere, yardım faaliyetlerinde bulunan kurumlara maddi ve ayni desteklerini esirgemiyor. Gerçekten de Türkiye'nin devleti ve milletiyle birliğini, bütünlüğünü bu zor dönemde açıkça ortaya koyduk. Şu anda hükümetimizin vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve depremden etkilenen şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak dışında bir önceliği bulunmuyor."

'BİRKAÇ SAAT SONRA KISITLAMALAR KALDIRILDI'

Arama kurtarma sürecinde Twitter'ın çalışmamasının hatırlatılması üzerine ise Altun, "Bunun kasıtlı olup olmadığını veya arama kurtarma çalışmalarını sabote etmek isteyen iç ve dış unsurlarca mı yapıldığını soruşturuyoruz. Dolayısıyla idari bir karar alındı. Twitter da endişelerimizi anladığını söyledi ve somut adımlar atarak kaygılarımızı giderdi. Zaten birkaç saat sonra da kısıtlamalar kaldırıldı" ifadelerini kullandı.

'ELEŞTİRİYİ SİYASET ZANNEDENLER VAR'

"Deprem bölgelerinde mart ayında bina inşaatlarının başlayacağı söyleniyor. Bu bir realist vaat mi?" şeklindeki soru üzerine de Altun, şunları aktardı:

"Kesinlikle gerçekçi bir hedeftir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Ciddi bir kapasiteye sahiptir. Nitekim dünyanın dört bir yanında güvenli binalar inşa eden, dev projelere imza atan bir ülkeden bahsediyoruz. En önemlisi de Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız gibi güçlü bir lidere sahiptir. Maalesef hükümetin attığı her adımı eleştirmeyi siyaset veya entelektüelite zannedenler var. Bizim bunların her eleştirisine cevap vererek kaybedecek vaktimiz yok. Daha önce yaşanan afetlerde vatandaşımızı nasıl mağdur etmediysek bugün de yaraları gecikmeden saracağız. Vatandaşlarımızı güvenli ve kaliteli barınma alanlarına kavuşturacağız."

'TÜRKİYE KENDİSİNE UZANAN ELİ HAVADA BIRAKMADI'

Yunanistan'ın ilk andan itibaren hem destek mesajı yayınladığı hem de arama kurtarma ekibiyle çalışmalara katıldığı hatırlatılarak, bunun Türkiye ile Yunanistan ilişkilerinde yeni bir sayfa açıp açmayacağının sorulması üzerine Altun, Türkiye'nin ilk büyük depremin ardından derhal uluslararası yardım çağrısında bulunduğunu ve bu kapsamda onlarca ülkeden arama kurtarma ekibinin Türkiye’ye geldiğini hatırlattı. Bunların arasında Yunanistan'ın da bulunduğuna işaret eden Altun, şunları kaydetti:

"Elbette Yunanistan'a ve destek veren tüm ülkelere müteşekkiriz. Yunanistan ile ilişkilerimiz konusunda şunu söyleyebilirim; biz, tüm komşularımızla her zaman iyi ilişkilere sahip olmak isteriz. Devletler arasında zaman zaman anlaşmazlıklar olması da doğaldır. Bu anlaşmazlıkları, uluslararası hukuka uygun olarak, anlamlı ve samimi diyalog ve hakkaniyet zemininde çözmemiz gerekir. Türk milleti, kendisine uzatılan dost elini hiçbir zaman havada bırakmamıştır." (HABER MERKEZİ)