Çin'den Covid-19 araştırması: 'Hayvanlara ait DNA'ya rastlandı'

Çin'de yapılan bir araştırma, Covid-19 testi pozitif çıkan örneklerde hayvanlara ait DNA'lara rastlandığını gösterdi. Bilim insanları, virüsün kaynağına ilişkin kesin bir kanıt bulunmadığını aktardı.

Abone ol

DUVAR - Çin'de bir araştırma ekibi, Covid-19 salgınıyla ilgili olarak üç yılı aşkın bir süre önce Huanan deniz ürünleri ve yaban hayvan pazarından alınan örneklerin analizini yayınladı. Nature dergisinde yayınlanan ve söz konusu araştırma bulgularını içeren hakemli çalışma, yabani hayvanların satıldığı alanlardan toplanan ve Covid-19 testi pozitif çıkan örneklerde hayvanlara ait DNA'lara rastlandığını ortaya koydu. 

Covid-19'un kaynağına yönelik araştırmaların odak noktası olan hayvan pazarından 2020 yılında alınan biyolojik kanıtlar üzerine yapılan ilk hakemli çalışma özelliği taşıyan çalışma, virüsün kaynağına ilişkin kesin bir kanıt bulunmadığı sonucuna vardı.

ARAŞTIRMANIN İLK VERSİYONU ŞUBATTA YAYINLANDI

Araştırma, Covid-19 testi pozitif çıkan sürüntü örneklerinin aynı zamanda yaban hayvanlarına ait genetik materyal içerdiğini ortaya koydu.

Bazı bilim insanları bunu, hastalığın virüs taşıyan bir hayvandan insana bulaştığının kanıtı olarak değerlendirirken, diğer araştırmacılar bulguların yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Bir başka teori ise virüsün Wuhan'daki bir laboratuvardan yanlışlıkla sızdığı iddiası üzerinde yoğunlaşıyor.

Çinli araştırma ekibi çalışmalarının ilk versiyonunu şubat ayında internette yayınlamış, ancak pazardan toplanan örneklerin içerdiği genetik bilgilerin tamamı yayınlanmamıştı.

Daha sonra başka bir uluslararası araştırma ekibi, genetik dizilimlerin bilimsel bir veri paylaşım sitesinde yayınlandığını fark edip, hayvan pazarından alınan bu önemli örneklerin ortaya çıkardıklarına ilişkin kendi değerlendirmelerini paylaştı.

'SALGININ NASIL BAŞLADIĞINI KESİN OLARAK KANITLAYAMIYOR'

Nature dergisinde yayınlanmadan önce diğer bilim insanları tarafından da doğrulanan bu yeni analiz, pazarın içindeki tezgahlardan, kafeslerden ve makinelerden toplanan bu örneklerin içeriği hakkında önemli ayrıntılar barındırıyor.

Analizler, başta rakun köpekleri olmak üzere virüse karşı hassas olduğu bilinen hayvanların bu pazarda canlı olarak satıldığını gösterirken, araştırmayı yapan bilim insanları, elde ettikleri bulguların, salgının nasıl başladığını kesin olarak kanıtlamakta yetersiz kaldığını belirterek, "Bu çevresel örnekler hayvanların enfekte olduğunu kanıtlayamaz" dedi.

VİRÜSÜ PAZARA ENFEKTE OLMUŞ BİR KİŞİ GETİRMİŞ OLABİLİR

Virüsün pazara bir hayvan yerine enfekte olmuş bir kişi tarafından getirilmiş olma ihtimali de devam ediyor. 2020'de ortaya çıktığından bu yana SARS-CoV-2 virüsünün kökenine ilişkin genetik araştırmada yer alan Glasgow Üniversitesi viroloğu Profesör David Robertson, konuya ilişkin olarak "Bu çok önemli veri setinin artık yayınlanmış olması ve başkalarının üzerinde çalışabilmesi çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.

Robertson, örneklerin içeriğinin 'oradaki hayvanlara muhtemelen virüs bulaştığına dair ikna edici bir kanıt' olduğunu da sözlerine ekledi. David Robertson, "Önemli olan kanıtların bütünüdür. Bunu Wuhan'daki ilk Covid-19 vakalarının pazarla bağlantılı olduğu gerçeğiyle bir araya getirdiğinizde, pazardaki bir hayvandan yayılmanın burada meydana geldiğine dair güçlü bir kanıttır" değerlendirmesini paylaştı.

ABD 'LABORATUVAR SIZINTISI'NI 'EN OLASI' SENARYO OLARAK GÖRÜYOR

Yayınlanan bulgular, laboratuvar sızıntısı teorisinin ABD'deki yetkililer arasında zemin kazanmaya başladığını gösteren bir ortamda geldi. Çin hükümeti virüsün laboratuvardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti. Ancak Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve ABD Enerji Bakanlığı artık bu senaryonun 'en olası' senaryo olduğuna inandıklarını belirtiyor.

Çeşitli ABD kurumları bu konuda farklı sonuçlara vardı; ancak FBI direktörü 1 Mart'ta yaptığı açıklamada Pekin'i 'çalışmaları engellemek ve şaşırtmak için elinden geleni yapmakla' suçlamış ve büronun 'uzunca bir süredir' laboratuvar sızıntısı teorisine ikna olduğunu söylemişti. FBI'ın bulgularını kamuoyuna açıklamaması ise bazı bilim insanlarını hayal kırıklığına uğrattı. (BBC Türkçe)