CHP'nin seçim stratejisi: Sağın dilini kullanalım!

CHP yönetiminin hazırlayıp Abant Kampı’nda milletvekillerine sunduğu, ‘Yerel Seçimler 2019 Stratejisi-Yöntem, Hedefler, Öncelikler ve Öneriler’ raporunda ‘Entelektüel, akademik ve elitist bariyerleri aşıp sağ partilere oy veren büyük kesimin diliyle konuşma’ önerisi yapıldı.

Abone ol

DUVAR -  Siyasi partilerin yerel seçim çalışmaları hızlandı. CHP de yerel seçim çalışmaları kapsamında Abant kampına girdi. Seçimlerde izlemesi gereken stratejiye ilişkin hazırlanan rapor Abant kampında vekillerle paylaşıldı. Raporda, CHP’nin, “entelektüel, elitist bariyerleri aşarak, sağ partilere oy veren büyük kesimin diliyle konuşması” gerektiği belirtildi.

Milliyet'ten Şevket Yaman'ın haberine göre, CHP yönetimi tarafından hazırlanan “yerel seçim” raporunda, seçim kampanyasında izlenecek stratejiye ilişkin dikkat çeken bilgiler yer aldı.  CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun tarafından “Yerel Seçim 2019” başlıklı, 55 sayfalık bir rapor hazırlandı. Raporun sunumu partinin Abant’taki milletvekili kampında yapıldı. Raporda, öne çıkan başlıklar şöyle:

‘PSİKOLOJİK SINIR’

- Kampanyanın ana hedefi AKP’ye oy kaybettirerek, oyumuzu artırmak.

- AKP’nin oy kaybetmesi sağlanmadan seçim kazanmak ve toplumda, ‘durum değişebilir’ umudu ve inancı yaratmak mümkün değildir.

- Hedefimiz hem tek tek seçim bölgelerinde zaferler kazanmak hem de ülke geneli oyumuzu yüzde 30 psikolojik sınırının üzerine çıkarmak.

EKONOMİ STRATEJİSİ

- AKP’nin demokrasinin azalması/gerilemesi ile ekonomik kriz arasındaki bağı görünmez kılmasına karşı, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik ve siyasi krizin AKP’nin siyasi kararları ile doğrudan bağını göstermek.

- Yerel seçimlerde her bölgede o bölgenin ve adayın özellikleri ön plana çıkar. Ama şu an içinde bulunduğumuz süreç, tek adam yönetiminin yarattığı olumsuzluklara dikkat çekmeyi gerektirmektedir.

- AKP’nin kutuplaştırıcı korku siyasetine karşı biz korkusuzca bir arada yaşamayı mümkün kılacak bir Yeni Toplum Sözleşmesi öneriyoruz.

‘İTTİFAKLA ÖNEMLİ’

- Önceliğimiz, ‘kaybetme riski olan’ ve ‘kazanma umudu olan’ bölgeler.

- Türkiye ittifakını, millet ittifakını bir seçim işbirliği olarak değil, kutuplaşmaya ve korkuya karşı yeni bir birlik olarak tasarlıyoruz. Geçim korkusunu da demokrasi korkusunu da biz yeneceğiz.

- Özellikle muhafazakâr kesim ile yapılacak ittifaklar önemli. Saadet Partisi ittifakının oluşturduğu bir rüzgar var. Ciddi miktarda oya dönüşmese de sembolik anlamda muhafazakar dünyada CHP algısına dair ezberleri bozan bir kulak verme davranışına yol açtı.

- Saadet Partisi ve İYİ Parti’nin de içinde olduğu Millet İttifakı’nı sadece siyasi düzeyde tutmamak, muhafazakâr dünyanın sivil toplum kuruluşları, hemşehri dernekleri gibi toplumsal teması güçlü yapıları ile işbirliği geliştirmek.

‘ELİTİST BARİYER’

Raporda, “kampanya teması” başlığı altındaki bölümünde ise şunlar kaydedildi:

- Farklılıkların bir arada yaşadığı, kararlara katılabildiği demokratik bir şehir hayatı.

- İnsanları Alevi, Sünni, Kürt, Türk, şu partili bu partili diye ayırmadan ‘annelik’, ‘öğrencilik’, ‘esnaflık’ gibi ortak paydalar altında seslenilmesi.

- Entelektüel, akademik ve elitist bariyerleri aşıp, sağ partilere oy veren büyük kesimin diliyle konuşmak.

‘HDP SEÇMENİ DEĞERLENDİRİLMELİ’

Raporun “MYK önerileri” bölümünde şu bilgiler yer aldı:

- Adaylar, genel merkezin, örgütün ve toplumun geniş kesimlerinin beklentilerini karşılayan bir kapsayıcılıkta olmalı. Dolayısıyla ön seçim, temayül yoklaması, anket de dahil çoklu bir yöntemsel yaklaşım geliştirmek gerekiyor.

- Üzerinde mutabık olunan adayların erken açıklanması güçlü bir beklenti.

- Bir ittifak politikasına ihtiyaç duyuluyor. Bir yandan AKP-MHP ittifakının analizi diğer yandan CHP’nin belediye meclislerinden başkanlığa kadar kiminle nasıl bir ilişki geliştireceğinin, sebepleri ile ortaya konması bekleniyor. Bu konu hem AKP’ye oy kaybettirme hem de AKP’nin kutuplaşmacı politikalarının aşılmasında ve CHP ile muhafazakâr seçmen arasındaki bağın kuvvetlenmesinde bir fırsat bağlamında ele alınıyor. HDP seçmeninin değerlendirilmesi isteniyor.

MİLLETVEKİLLERİNE SORU ÖNERGESİ UYARISI

Grup başkanvekillerinin yasama çalışmalarına ilişkin sunumunda, milletvekillerine, “soru önergesi” uyarısı yapıldı. Sunumda, “Soru önergeleri Türkiye’nin gündemindeki konular hakkında siyaset yapma alanları olarak kullanıldığı gibi bilgi edinme yollarının en etkililerinden biri olarak da dikkat çekmektedir. Parlamenter demokrasiyi sahiplenen ve kuvvetler ayrılığına önem veren bir parti olarak parlamentonun gücünü koruması gerektiğini ve etkinliğinin artması gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla milletvekillerimizin denetim yollarını yalnızca ‘skor’ olarak görmemeleri, etkinliğine yakışır biçimde kullanmaları gerekmektedir” denildi.