CHP'li Bülbül: Hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz

5 Nisan Avukatlar Günü kapsamında açıklama paylaşan CHP'li Süleyman Bülbül, "Hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz" dedi.

Abone ol

DUVAR - CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül, 5 Nisan Avukatlar Günüyle ilgili yazılı basın açıklaması yayınladı. Avukatların hak ettiği değeri görmediğini ifade eden CHP’li Bülbül, “Avukatlar, mesleki faaliyetlerinden dolayı ağır saldırılara uğramakta, katledilmektedirler. Son 20 yılda 500’den fazla meslektaşımız katledildi” dedi.

Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı bir iklimde, bağımsız yargının mihenk taşı olan avukatlar hak ettiği değeri görememekte, yok sayılmaktadırlar. İşçi avukatlar, mesleğinin ilk yıllarında umutsuzluğa düşmekte, meslektaşlarımız genç yaşta intihar etmektedirler diyen Bülbül, “5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle, mesleğinin ifası sırasında katledilen tüm meslektaşlarımı saygı ve rahmetle anıyorum. Demokrasinin, insan haklarının, hukukun en yüce savunucusu meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyor, özlemini duyduğumuz hukuk devletinin hâkim olduğu güzel günlere erişmek ümidiyle saygılarımı sunuyorum” açıklamasını yaptı.

'HUKUK DEVLETİ KAVRAMI, AKP TARAFINDAN YOK SAYILMIŞTIR'

CHP’li Bülbül’ün 5 Nisan Avukatlar Günüyle ilgili yaptığı açıklaması şöyle;

Bugün önemli bir meslek icra eden avukatların, meslektaşlarımızın günüdür. Avukatlar, bir yaşam tarzı olarak hak savunuculuğunu seçen, adaletin tecelli etmesi için var gücüyle çalışan hukuk emekçileridir. Hak arama özgürlüğü gibi bireyin adaleti bulmasına, hakkı olanı elde etmesine ve haksızlığı giderebilmesine imkân tanıyan bir anayasal hakkın kullanılması, elbette avukatlar vasıtasıyla mümkündür. Yargının siyasallaştığı, sarayın talimatlarıyla hâkimlerin iradesine ve vicdanına ipotek konulduğu, hukukun siyasete alet edildiği, bağımsız yargıdan söz edemediğimiz bugünlerde meslektaşlarımızın icra ettiği meslek, daha mühim bir hale gelmektedir.

Türkiye; Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak yargıya darbe yapan Yargıtay hâkimlerinin olduğu, halkın iradesiyle seçilmiş Milletvekili meslektaşımız Avukat Can Atalay’ı tutsak eden siyasi iradenin yargıyı ele geçirdiği bir iklimde ne yazık ki hukuksuzluğun merkezi haline gelmiştir. Meslektaşımız Av. Can Atalay, saray rejiminin yaratmak istediği hizmetkâr(!) yargının karşısında durduğu ve yurttaşların her alanda hakkını savunduğu için bugün cezaevindedir. Saray talimatlarıyla işleyen ulusal yargıdaki acı durum, uluslararası alana da yansımıştır. ABD merkezli Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü) tarafından yapılan araştırmaya göre, 2022 Türkiye Raporu’nda yürütme tarafından yargıya müdahale edilmesinin yerleşik bir sorun hâline geldiği aktarılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne en çok ihlal başvurusu yapılan ülke Türkiye’dir. Uluslararası alanda “Türkiye Kararı” olarak bilinen onlarca AİHM kararı mevcuttur. Anayasa’nın 2. maddesi ile belirtilen “Hukuk Devleti” kavramı, AKP iktidarı tarafından çiğnenmiş ve yok sayılmıştır.

Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı bir iklimde, bağımsız yargının mihenk taşı olan avukatlar hak ettiği değeri görememekte, yok sayılmaktadırlar. Avukatlık Kanunu’nun ilk maddesinin lafzıyla, bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden avukatların salt düşünce yönünden değil ekonomik olarak da bağımsız olması gerekir. Ancak, zorunlu müdafi görevlendirme ücretleri, adli yardım ödemeleri, işçi avukatlara asgari ücret ve daha altında ücret verilmesi gibi etkenler mesleğin ekonomik bağımsızlığına gölge düşürmektedir. İşçi avukatlar, mesleğinin ilk yıllarında umutsuzluğa düşmekte, meslektaşlarımız genç yaşta intihar etmektedirler. Ülkemizde avukat sayısındaki artış, avukatlara yönelik fahiş vergi uygulamaları, mesleki faaliyeti zorlaştıran Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamındaki engellerin kaldırılması için gerekli çalışmalar yürütülmelidir. Avukatlığın iş alanları genişletilmeli, emekli meslektaşların aylıkları yoksulluk sınırının üzerinde olmalı, çalışma koşullarının iyileştirilmesi sağlanmalı, stajyer avukatlar için mesleğin onuruna uygun özlük hakları ve taban ücret belirlenmelidir.

Avukatlar, mesleki faaliyetlerinden dolayı ağır saldırılara uğramakta, katledilmektedirler. Son 20 yılda 500’den fazla meslektaşımız katledildi. Birçok meslektaşımız görevi sebebiyle gözaltına alındı, tutuklandı veya yargılandı. Ancak, 31 Mart tarihinde yapılan yerel seçimler bize gösterdi ki, güzel günler yakındır. Saray rejiminin adalet sisteminde yarattığı enkazı kaldıracak ve hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz. Kuvvetler ayrılığına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve mesleki değerlere saygılı bir yargı sistemi için var gücümüzle çalışacağız.

5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle, mesleğinin ifası sırasında katledilen tüm meslektaşlarımı saygı ve rahmetle anıyorum. Demokrasinin, insan haklarının, hukukun en yüce savunucusu meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyor, özlemini duyduğumuz hukuk devletinin hâkim olduğu güzel günlere erişmek ümidiyle saygılarımı sunuyorum."