Bursa’nın 650 yıllık kültürü: Gezek

Bursa Dostluk-Gezek Musiki Derneği Başkanı Ömer Lapacı ve üyeler, 650 senelik bir kültür olan Gezek'i anlattı. Repertuarları hazırlayan Serhanende Ali Piliçer, "Sazımız başladığında, söz susar" dedi.

Abone ol

Pelin Akdemir

BURSA - Saz başladığında söz biter. Serhanende Ali Piliçer, tefine vurduğu zaman Ercan Paslıoğlu ile sohbetimiz bitti. Gezek kültürü üzerine konuştuğumuz Bursa Dostluk-Gezek Musiki Derneği üyesi Paslıoğlu’nun “Saz başlayınca çıt çıkmaması lazım. Biri konuşursa bakarız hemen sussun diye” sözleriyle başımızı sazlar ve sazendelere çevirdik, kulaklarımızı musikiye bıraktık.

“Dostlar yine beraberiz, gezek akşamındayız. Meşk-i sefa ederiz, gezek akşamındayız. Ne dert kalır ne de hüzün, gezek akşamındayız.”

Bursa’nın 650 yıllık kültürü “Gezek”. Elazığ’da Kürsübaşı sohbeti, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır’da Sıra Gecesi, Erzincan’da Velime Geceleri, Manisa’da Oturmah Geceleri, Bursa’da “Gezek” adını alıyor. Gezek, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası'nın Temsili Listesi’nde yer alıyor. UNESCO, Gezek'i “geçmiş ile gelecek arasında bir kültür köprüsü oluşturarak temelinde Türk Müziği olmak üzere örf ve adetlerin yaşatılması amacıyla birbirini tanıyan ve seven insanların haftanın bir gününde, bir üyenin evinde toplanıp yapmış oldukları sazlı, sözlü ortam” olarak tanımlıyor.

.

Gezek gecelerinde farklı meslek gruplarından insanlar ile saz ve söz üstatları bir araya gelerek Türk sanat müziği eserlerini seslendiriyor. Zeki Müren, Erdinç Çelikkol, Müzeyyen Senar, Yıldırım Gürses, Burhan Dikencik, Serdar Kaşıkçılar, İnci Çayırlı, Recep Birgit, Cahit Peksayar geleneksel Gezek gecelerinde yetişen sanatçılardan sadece birkaçı.

'MÜZİK DOSTLARI BU AKŞAM BURADA BULUŞTU'

Akşamüzeri Bursa sokaklarında gezerken evin balkonunda veya penceresinde ‘Gezek Feneri’ görebilirsiniz. Gezek'in simgesi olan fener, üyelerin Gezek evini kolay bulmalarını sağlıyor ve yoldan geçen insanlara “müzik dostları bu akşam burada buluştu” mesajını veriyor. Gezek geceleri, salı akşamları düzenlense de özellikle salı olmasının belli bir sebebi bulunmuyor. Gezek, fasıl, ara bölüm ve sohbet, sololar ve kapanış olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Sazlar ve sazendeler yerleri alır, Gezek başkanı açılış konuşmasını yapar ve hangi makama icra edileceğini söyler. Sazlar başladığında sözler bitmiş yerini musikiye bırakmıştır. Fasıl başlamıştır. Gezek akşamı oyun havaları ve Gezek marşı ile sona erer.

Ercan Paslıoğlu

Gezek'in kendine has kuralları var. Saz başladığında söz nasıl bitiyorsa Gezek üyeleri, siyaset, spor ve inanç üzerine tartışmıyorlar. Gezekler bu kuralı, “Amaç taraf değil bir olmaktır” diyerek açıklıyorlar. Gezek gecelerinde içki ve sigara içilmez. Yalan söylenmez. Gezek'e üye olmak isteyen kişinin Gezek üyelerinden bir üye tarafından önerilmesi gerekiyor. Altı ay süresince aday üye olarak toplantılara katıldıktan sonra katılımının uygun olduğu düşünülen kişi, yelek giydirme merasimiyle asil üye olarak topluluğa kabul ediliyor.

'BURSA'YA HAS, 650 SENELİK BİR KÜLTÜRÜ İNŞA EDİYORUZ'

Bursa Dostluk-Gezek Musiki Derneği Başkanı Ömer Lapacı ve üyeler, Gezek kültürünü anlattı. Gezekler önceden sadece erkek üyelerden oluşsa da bu dernekte Gezek kültürünün ilk kadın üyeleri de bulunuyor. “Biz bir kültür grubuyuz. Bursa’ya has, 650 senelik bir kültürü inşa ediyoruz” diyen Bursa Dostluk-Gezek Musiki Derneği Başkanı Lapacı, rast, hicaz, nihavend gibi her hafta değişik fasıllar icra ettiklerini aktardı. Gezekler'de sınırlı sayıda katılımcının olduğunu belirten Lapacı, “Spor, siyaset gibi tartışma konuları konuşulmaz. Arkadaşlıklar onun için devam eder. Biri siyasi parti överse derhal çıkartılır. Gezekler'in uzun süre devam etmesinin tek gayesi arkadaşlık, samimiyettir” diye konuştu. Gezek kültürünü anlatan ‘Bursa’da Muziki Kültürü’ kitabını hazırladıklarını da belirten Lapacı, kitapta Gezekler, korolar, şefler, sazendelerin tanıtılacağını söyledi. 

Ömer Lapacı

'AMACIMIZ BU KÜLTÜRÜ TANITMAK'

Fasıl topluluğunu tefle usul vurarak yöneten kişiye “serhanende” denir. Repertuarları hazırlayan Serhanende Ali Piliçer, “Arkadaşlarımızla birlikte önce çalışmasını yapıyoruz. Fırsat bulamazsak hiç çalışma yapmadan sahneye çıkıyoruz. Olmazsa olmaz salı akşamları saat sekiz dendiği zaman bizim sazımız başlar, söz susar” ifadelerini kullandı. 

Gezekler'in aslında bir okul olduğunu söyleyen Piliçer, konuşmasına şöyle devam etti:

“Erdinç Çelikkol, Mümin Salman Bursa’da Gezek kültüründen gelen insanlar, biz onların çırağıyız. Biz bu kültürü geniş kitlelere tanıtabilmek adına dışarıda yapıyoruz. Olabildiğince halkın bildiği eserlerden repertuar yapmaya çalışıyoruz ki insanlar bu kültürü biraz tanısınlar. Dışarıya açıldıkları için Sıra Geceleri'ni herkes tanıyor. Bursa da Gezek kültürü evlerde yapıldığı için çok fazla tanınma şansı olmamış. Amacımız bu kültürü tanıtmak.”

Ali Piliçer

Üyelerden Ercan Paslıoğlu, “Evden eve gezildiği için Gezek denmiş. Önceden bir üyenin evinde toplanılırdı ama artık dışarıda toplanıyoruz, daha çok kişi katılabilsin diye. Bizde zengin, fakir ayrımı yok. Burada herkes eşittir” diye konuştu.

'NORMALDE GEZEK KÜLTÜRÜNDE KADIN ÜYE YOK'

Mesleği makine mühendisliği olan Esra İnhanlı, kadın üyelerin ilk defa geçen sene Gezeklere kabul edildiğini belirtti. İnhanlı, “Normalde Gezek kültüründe kadın üye yok. İlk defa bizim derneğimiz bunu gerçekleştirdi” dedi. Gezek'in gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan İnhanlı, “Biz Gezek'in genç üyelerindeniz. Bundan sonraki genç nesillere de Türk sanat müziğini tanıtmak amacıyla Gezek akşamlarını tertip ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kendisinin 10 sene önce Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuarı’ndan mezun olduğunu söyleyen İnhanlı, Türk sanat müziğine ilgisi olan kişilere bu konservatuara gitmelerini önerdi.

Bu yıl Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuarı’ndan mezun olan beden eğitimi öğretmeni Elif Neslihan Hanoğlu da, “Türk sanat müziğiyle tanıştığımda 12 yaşındaydım. Bu müziğe gönül vermiş bir bireyim. Böyle güzel bir Gezek topluluğunun içinde olmaktan gurur duyuyorum. Bütün gençlere müziğimizi koruyun demek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Esra İnhanlı ve Elif Hanoğlu